Açıkçası bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin hızına erişmek çok zor. 2012 yılında tekstile ara verdiğim dönemde başladım internet için yazı yazmaya. Çok değil dün gibi diyecektim de aradan on dört sene geçmiş! 2016-2023 arasında yine tekstile döndüm, sonra yine yazı çizi işlerine devam…
Havalıydı evde bir şeyler yapıp
para kazanmak o zamanlar. Pandemi oldu sonra, çoğu kişi evden çalışmaya başladı da sıradanlaştı. Vay be, bütün bunlar nasıl da hızlı gelişti!
Bize ilk zamanlar “makale” adı altında ürün tanıtımı, blog yazısı falan yazdırıyorlardı reklam ajansları. Her tarafı anahtar kelimelerle dolu, normal okuyucular için oldukça sıkıcı yazılardı. Mesela konu sabun olsun diyelim.
“Sabun, temizlik için kullanılan bir maddedir. Sabun nasıl kullanılır
diye merak edenler, sabunu avuçlarına alıp su ile köpürtebilir. Sabunların
kokuları da değişmektedir. Sabun kullanmak
için sabun kuru halde saklamak gerekir…”
Ben öylesine yazdım bu örneği ama
yazılar üç aşağı beş yukarı böyleydi. Okuyucular kimsenin umurunda değildi; amaç koyulaştırdığım “anahtar kelimeler”
yardımıyla Google’ın dikkatini çekmekti. Bunun için de bugüne kıyasla nerdeyse “dutluk” gibi olan internette “SEO uyumlu makaleler”
yazdık, aslında hâlâ da yazmaya devam ediyoruz.
Bilmeyenler için söyleyeyim:
SEO = Search
Engine Optimization yani Türkçesiyle Arama Motoru Optimizasyonu
Web siteleri daha çok okunsun,
daha çok müşteri çeksin diye bilgisayarcılar, SEO’cular yani, bir çok teknik
düzenleme yapıyordu web sitelerinde, hâlâ da yapmaya devam ediyorlar. Bizler, o
günün “Makale yazarı” denilen tipleri olarak, bu SEO’cuların istekleri doğrultusunda
yazılar yazardık, web sitelerinin Google’da görünür olmaları için çalışırdık. Aklınıza
gelebilecek pek çok konuda yüzlerce yazı yazdım o zamanlar. Birçoğu çöp olan
yazılar…
Sanki üzerinden asır geçmiş gibi geliyor şimdi, konu hakkında pek çok şey söyleyebilirim. Elbette amatör olarak, sadece hissettiklerimi. Konunun teknik kısımları ile hiç ilgilenmedim zira…
İnterneti Çöpe Çevirdik SEO yazılarıyla
Bugünden bakınca, yaptığımız şey interneti çöpe çevirmekten başka bir şey değildi. Paralı askerler gibiydik anlayacağınız. Eli kalem tutan, bir şekilde işsiz kalmış, iyi kötü okuduğunu anlayacak kadar dil bilen binlerce insan… O zamanlar tabii ki Google translate çok iyi de değil. Yabancı sitelerden bulduğumuz yazıları iyi kötü “uyarlama” çeviriler yapıp yeniden yazarak kandırmaya çalışıyorduk Google Hazretlerini.
O da bir yere kadar “yiyordu” bizim yaptıklarımızı! Bu şekilde belki de hiç hak etmediği halde pek çok web sitesi Google aramalarında ilk sayfalarda çıkıyor, onların görünürlükleri arttıkça müşterileri artıyor, para kazanıyorlardı. Bizler de adına yazı bile denilmeyecek, ama o günlerde “makale” denilen çöpleri yazan paralı askerlerdik. Yani şimdi düşünüyorum da, internet bir denizse, bizler de o denizin kenarında oturup içine çöp atmak için minimum para verilerek kiralanan insanlardık…
Google Uyandı Sonra
Bu işler sektör haline gelmeye
başladı sonra. Hani nasıl ki bir zamanlar tarlasını satıp gelip kot atölyesi
açıp tekstil patronluğuna evrilen tipler vardı. O hesap; önüne gelen ajans
kurup üç kuruş paraya yazdırdığı çöp yazıları büyük firmalara pazarlamaya
başladı. Bir taraftan emek sömürüsü beyaz yakalıyı sarmalarken bir taraftan da internet
çöp yazılarla dolmaya devam ediyordu. Elbette Google buna kayıtsız kalmadı. Yazıların
içi anahtar kelime çöplüğü olan web sitelerini öyle cezalandırdı ki, değil ilk
sayfada çıkmak, neredeyse Google’da görünmez oldular! Google’da görünmemek de çoğunu
ticaret dünyasından silmeye yetti, ya da küçüldüler…
Makaleden İçeriğe Evriliş Süreci
Sonra bu bizim makale işleri yavaş
yavaş “içerik” adını almaya başladı. Öyle bir noktaya gelindi ki, bu yazılara “makale”
diyenler ile “içerik” diyenler sanki farklı sınıflara ait gibi olmaya
başladılar. Nasıl desem, içerik diyenler kolej mezunu, makale demeye devam edenler
ise ilk okul mezunu muamelesi görmeye başladı. Hiç işten anlamayıp yazan kişilerin
emeğini sömüren küçük “girişimciler” yavaş yavaş piyasadan silindi ve yerlerini
büyük büyük “İçerik Ajansları” almaya başladı.
Bizler artık içerik üretiyorduk! Evet,
elbette ben de içerikçilerin içinde yerimi almıştım. Yazılarımız artık SEO
odaklı anahtar kelimelerle dolu değil, okuyucu odaklıydı. “Content is king”’di artık, yani iyi içerik her şey
demekti.
Okuyucu odaklı, anahtar kelimelerden
arınmış, asla kopya olmayan yazılar (içerikler) yazmaya başladık. İşin özüne bakarsanız
okuyucu, ya da kullanıcı, yine kimsenin umurunda değildi. Google “okur odaklı”
yazıları sevdiği için öyle yazıyorduk. Yani king dediğimiz şey içerik değil,
hâlâ Google’dı.
(Bu, yazıların içeriğe
evrilme sürecinde ortaya çıkan Instagram ve orada paylaşılan videolar da artık "içerik" diye anılıyor biliyorsunuz, bu konudaki hislerimi de uzun uzun anlatırım
sonra)
Hoş
geldin Yapay Zeka
Sonra ne zaman olduğunu
anımsamıyorum LLM’ler çıktı piyasaya. Large Language Model, yani Türkçesiyle
Büyük Dil Modelleri…
‘2017’ye kadar LLM’ler okuduğunu
anlıyor ama yazamıyordu. Bak 2017 diyorum, şunun şurasında 10 senelik bir
mazisi bile yok! 2017’de Google’da yayınlanan bir makale ile atılmış bugünkü
LLM’lerin temeli! Hıza bakar mısınız...
Bütün bunlar olup biterken bir çok
model denendi ve ilk kez 2020’de GPT-3 modeli metin yazmaya başladı. 2022’de de
herkesin kullandığı ChatGPT halini aldı. Sonra bir sürü yeni adla çıkanlar var,
Google’ın Gemini’si , Microsoft’un Copilot’u gibi.
Milyarlarca kelimeye dayalı büyük
veri setleriyle eğitilen yapay zeka modelleri bunlar. İnsan dilini anlıyor, metin
analizi yapıyor, çeviri yapıyor, benim gibilerin üç dört saatte yazacağı 1000
kelimelik içeriği saniyeler içinde yazıyor ve “beğenmediğin yerleri söyle,
hemen değiştireyim” diyor.
GPT, metni yalnızca analiz eden
değil, bağlamı anlayarak yeni metinler üretebilen büyük dil modeli olan ChatGPT’ye sordum GPT nedir diye, kendisini böyle tanımlıyor:
GPT" kısaltması “Generative Pre-trained Transformer” anlamına gelir. Bunu parçalara ayırırsak:
- Generative (Üretici): Yeni içerik üretebilir. Örneğin metin, kod, şiir, özet gibi.
- Pre-trained (Önceden eğitilmiş): Çok büyük miktarda veri üzerinde önceden eğitilmiştir. Bu sayede dilin yapısını, kelimeler arasındaki ilişkileri ve farklı konuları öğrenmiştir.
- Transformer: 2017’de tanıtılan bir yapay zekâ mimarisi. Dilin bağlamını anlamada çok güçlüdür; bir cümlenin başındaki kelimeyle sonundaki kelime arasındaki ilişkiyi yakalayabilir.
Kısacası GPT,
insan dilini anlamak ve üretmek için tasarlanmış bir yapay zekâ model
ailesidir. Bugün kullandığımız birçok sohbet botu, yazı asistanı ve içerik
üretim aracı bu mimariyi temel alır.
Çok Uzun Oldu Farkındayım Ama, Bunları Kendime Not Diye Yazıyorum
Muhtemelen buraya kadar pek okuyan
olmamıştır bu yazıyı, öyle ya artık yapay zekanın beğendiği gibi “kısa kısa”
olması lazım yazıların. Ben biraz da kendi dönüşümümü kendime not gibi yazıyorum
aslında burada.
Çok Kullanışlı Bir Amele Olan Ben, Kendimi Yapay Zekayı Eğitirken Buldum!
Evet, tam da böyleyim. Nasıl ki bundan on dört sene önce Google’ın çöp içeriklerle dolmasına hizmet eden SEO
yazarlığı işlerine başladıysam, 2023’den bu yana da yapay zekayı eğitecek türlü
türlü projelerde işler yapıyorum yine evden, yine oturduğum yerden ve evet yine
çok para kazanmayarak… Amele style…
2023’de ikinci tekstil maceram da
hüzünle sonuçlanınca içerik işlerine döneyim dedim. Bir de baktım ki etrafta yapay
zekâ eğitme işleri var. Elin Amerikalısı, ne bileyim İngilizi Linkedln’de
ilanlar açmış, Türkçe bilen insanları yapay zekayı eğitme projelerine
çağırıyor. Ülkemizde çıt yok tabii ki! Benim şu “Çağa uyum sağlamalıyım, biraz da para kazansam fena mı
olur” diyen şahane, ama amele eğilimli beynim bu projelere bir daldı pîr daldı… Yapay zeka öğrensin diye 3-4 ay yüzlerce SMS
diyaloğu yazdım mesela bir proje için. Sonra yine yapay zeka konuşmayı öğrensin
diye yüzlerce kelimeyi on beşer kere okumuşluğum da var. Üstelik biliyordum eğitildikçe
işimi elimden alacaktı bu yapay zeka, artık içerikleri ben değil o yazacaktı! Ama
ne yaparsın işte, ekmek parası… Hâlâ da o projeleri kovalıyorum bir yandan, yalan yok...
En son geldiğim noktada ne yaptığımı
söyleyeyim…
Ben Artık Yapay Zekanın Yazdıklarını Denetleyen Editörüm!
Geldiğimiz noktada yapay zeka
evden SEO uyumlu içerik üreten, kategori yazısı, ne bileyim blog yazanların
işlerini tatlı tatlı ellerinden almaya başladı. Çünkü neden olmasın! Bir kere hızlı yazıyor,
elli kere beğenmesen bir yazıyı elli bir kere düzenliyor ve hiç gıkı da
çıkmıyor bu eleştirilerden. Sonra sigorta istemiyor, ekmek istemiyor, su istemiyor.
İnsan yazarlar gibi kaprisleri de yok! Üstelik hiç dinlenmeden
çalışabiliyor, hal böyle olunca ne oluyor? Google’da üstlerde çıkmak isteyen
firmalar, içerik “ihtiyaç”larını yapay zekanın metinleriyle gidermeyi tercih
ediyor tabii ki! Hoşgeldin yeni dünyanın postmodern style köle zihniyeti!
Ama bir sorun var... Şimdilik yapay zekaya pek güvenmemek gerekiyor; uydurabiliyor, periyodik hata yapabiliyor. Yani yapay zekanın yazdığı metinleri kontrol edecek benim gibi “insan” editörlere hâlâ ihtiyaç var şimdilik. Şimdilik diyorum, ileride bu işi de elimizden alacaklarını öngörmek için kahin olmaya gerek yok netekim.
Hoşgeldin GEO uyumlu içerikler
Bu kadar uzun bir girişten sonra
asıl konumuza gelelim. Bizler, yani webde içerik yazan kişiler artık yazdıklarımızı
Google bulsun diye değil, Yapay Zeka referans versin diye optimize etmeye başladık.
Dolayısıyla günümüzde Google için SEO uyumlu yazılar demode, artık moda olan
GEO uyumlu yazılar.
Bunu başka bir yazıda uzun uzun
anlatırım da kısaca söyleyeyim, yapay zeka uzun
paragrafları sevmiyor. Bilgi öbekleri şeklinde iki üç satırlık bölmecikler
olacak yeni yazılarda. Başlıklar olacak,
“bu nedir?, nasıl yapılır?” gibi ve lafı dolandırmadan cevap verilecek o sorulara.
Eskiden “Bununla birlikte, bu bağlamda, dolayısyla…” gibi kelimeleri kullanıp
cümle süslemek entellikti ya, yapay zeka bunlardan nefret ediyor. Kısa
olacaksın kardeşim diyor… Anlatacağım bunları bir sonraki yazımda.
Son Söz; kendimizi kandırmayalım!
Demem o ki, şimdilerde biz kendimizi yapay
zekayı eğitiyor sanıyoruz ya, bu büyük bir yanılgı! Aslında o bizi eğitiyor ve
yavaş yavaş kendine benzetiyor.
O yüzden buraya kadar okuduysanız hem
bu uzun yazıyı yazanın, hem de bu uzun yazıyı okuyan kendinizin kıymetini çok
iyi bilin. Şaka yapmıyorum; çok geçmez bizlere gerçekten dinozor muamelesi yapar bu gelişmeler…
Sevgiyle efenim, insan kalarak hem
de…








2015'de ilk blogumu açtığımda SEO ile ilgili yazılar yazdığımı hatırladım. Hey gidi günler hey. Güzel yazı olmuş ellerine sağlık. 🙂
YanıtlaSilNe kadar çabuk değişiyor değil mi her şey, bazen hayretler içinde kalıyorum.
SilBen teşekkür ederim yorum için, sevgiler 🌺🥰
Cem Yılmaz’ın bir esprisi vardı, hep aklıma o gelir. Trafikte çılgınlık yapıyor, solluyor, makas atıyor, küfrediyor falan sonra eve geliyor pijamayı giyiyor tv’nin karşısına geçiyor diye :)
YanıtlaSilBunca hız ve çabukluk neye yarıyor, boş kalan zamanlarda ne yapıyoruz, ben en çok ona takılıyorum:)))
Evet değil mi ama... Daha da ilginci, bu kadar her şeyin hızlandığı ortamda doğru dürüst boş zaman da kalmıyor. Hep bir şeyler var dikkat dağıtan, yoran...Hayat yavaş aksa, insanlar kendilerine daha çok zaman ayırır bence.
SilGüzel espri, o kadar delirdin eve hızlı gitmek için, ne oldu, klasiklerden 2 sayfa mı okudun :))
Sevgiler 🥰🙏🏼
Okudummmmmmmmmmmmm
YanıtlaSilHem de hepsiniiiiiiiiii 🥳🥳🥳🥳
Büyük kısmını da anladığıma inanıyorum askaksha ama çok güldüm sana "buraya kadar kimse okumamıştır" demişsin ya ona güldüm.
Benim kızım da bir ara yapay zeka eğitmeni olarak bir banka ile görüşmüştü. Tüm kalbimle "o ne kiiiii" demiştim. Senin de anlattığın şeyleri "anlayabilmek seviyeme inerek" anlattı çocuk.
Yalnız ne ilginç bir iş hayatın varmış hiç bilmediğim alanlar.
Daha sık anlatmalısın....sevgiler🤖
Öncelikle tebrik ederim, uzun yazı okuyangiller cumhuriyeti vatandaşları candır 🥰🌺 Ben tabii bu konularda tam bir alaylı olduğum için yapay zekaya ancak Türkçe öğretebiliyorum, tekstil öğretemeyeceğime göre :) Sizin kızınız gibi işte matematikçiler matematik öğretiyor, çeviri denetleyenler var, bir sürü enteresan eğitmenler var.
SilBen kendi kendimi atıyorum oturduğum yerden böyle işlere. Yapay zeka işleri heyecan verici geldi başlarda, bilim kurgu da sevdiğimden olabilir :) Ama görebildiğim alanında bile bu kadar gelişmesi azıcık distopik de görünmüyor değil :)
Bu GEO yazılarını anlatacağım bir ara, zira edebiyat sever tarafım çok kızıyor bu gelişmelere, yüreğime dert oldu :)
Tekrar teşekkürler, sevgiler 🌺🥰
Evet, kendine benzetiyor bu halde. Uzun yazılar, videolar, konuşanlar... bunlara tahammül kalmadı insanlarda. Yazık, çok yazık. Yazı için teşekkürler.
YanıtlaSilBen teşekkür ederim zaman ayırıp okuduğunuz için ve yorumunuz için 🙏🏼🥰 Gerçekten de kısacık zamanlara sıkıştırılmış içerikleri "tüketen" insanların yapay zekadan bir farkları kalmayacak bir süre sonra diye yazarken beynimde "kalacak farkları, en azından yapay zeka bir şeyler biliyor" cümlesi şimşek gibi çakınca susturdum beynimi... İnsan gerçekten de hem şaşırıyor, hem heyecanlanıyor, hem biraz üzülüyor. Bu dönemin ruhu da böyle işte. Sevgiler 🥰
SilDoğru Yapay zeka bir metin yazabilir ama asla bir insanın vereceği duygularla yazabileceğini düşünmüyorum fikir alınabilir düzeltmelerde yardım istenebilir ama bütün metni yazdırmak okurken bile çok robotik. İnsanın yazma dili vardır bir kere bir kitap okurken kesin bu yazarın kitabıdır diyebiliyorum ben. Önce renklerimizi aldılar şimdide duygularımızı yazdırsınlar bakalım. Bir ara bende böyle bir iş bakmıştım harf basına mı kelime basına mı ne ödeme alıyordun sanırım cümle basına da olabilir belli bir sayısı geçmek lazımdı sanırım. Çoook uzun yıllar oldu. Bilgilendirici ve güzel bir yazı okudum sizde sevgiyle kalın efendiim
YanıtlaSilÇok teşekkürler, vakit ayırıp okuyup yorum yazdığınız için. Evet günümüzde o duyguyu veremiyor olabilir ama hızla kendini geliştirdiğini gördükçe insandan iyi olamaz diyemiyorum. Milyonlarca insanın yazdığı her yazı ile kendini durmadan eğiten bir yapı var karşımızda. Ünlü yazarları şimdiden taklit edebilen bir yapı oldu bile. O yüzden gelişmeleri hayretle takip ediyorum.
SilMuhtemelen kelime başına ücretlendirmedir, o işler hâlâ devam ediyor ama yapay zeka sayesinde yakında insan yazarlar kalmayacak içerik üretme işlerinde bence.
Yalnız bakar mısınız şimdiden dilime "insan yazar" diye bir kavram yerleşmiş bile, ve ben bunu çok normal görmeye başlamışım bile...
Çok ilginç değil mi bütün bunlar :)
Sevgiler efendim, her zaman beklerim 🥰🙏🏼
Seo uyumlu makaleler yazmak için ben de az uğraşmamıştım ama bir türlü içime sinmediği için de hep vazgeçmiştim, gerçekten çöplüğe dönmüştü ortalık. Artık işe yaramamasına seviniyorum:))
YanıtlaSil2012 gibiydi, o zamanlar ilk Ankara'da ODTÜ' mezunu pırıl pırıl insanların kurduğu SEOZEO ile başlamıştım ben, azimle devam ettim uzun bir süre. Yazılar çeşitlendi, çok keyifli işler de yapmıştım. İspanya'da bir kumarhane için slot makinesi falan gibi kısa yazılar yazdığımı hiç unutamam :) Karşılığında Euro kazanmak çok keyifliydi. Sonra bir sürü iş blogu için yazılar yazdım.
SilO çöp yazılar çok çöp olmasa da hâlâ var maalesef. Ama işin içine GEO girince daha amaca yönelik ve temiz metinler çıkmaya başladı. Onlar da direkt nokta atışı ruhsuz içerikler.
Bakalım göreceğiz, ben azimle devam ediyorum bakalım:) Teşekkürler bu arada okuyup cevap yazdığınız için, sevgiler 🌺🥰
Se
Yapay zekaya da eğitmenlik yapıldığını okumuştum daha önce.Herşeyi öğrenince yeni bir şey bulunur elbet. Yapay zekanın yazıların şekline müdahale ettiği kesin. ben uzun cümleleri çok severim yazarken mesela yapay zeka her seferinde kısa cümle deyip duruyor. Aramız yok o nedenle.
YanıtlaSilEvet uzun bir yazı olmuş ama okunuyor ve bilgilendiriyor . Bu işten para kazanmak için yazanlara faydalı olacaktır. Bilinmeyen bir çok iş imkanı var böyle. Sevgiler..
Gelişmeler çok hızlı, o yüzden her şeyi hızla öğreniyor :) Ben yapay zeka eğitimi için iş mailleri örneği yazarken çok şaşırmıştım yeteneğine. Google'daki milyonlarca iş maili ile kendini eğitmiş olduğunu fark ettim.
SilBu iş nereye varacak çok merak ediyorum açıkçası :)
Yazıyı okuyup yorum yazdığınız için çok teşekkür ederim bu arada :) Umarım birilerine ilham olmuştur, gerçekten de çok enteresan işler var bu mecralarda.
Tekrar teşekkürler, sevgiler 🥰🌺
Yazıyı merakla ve keyifle okudum, içerik yararlanılası lakin ben hâlâ bir amatör, iç sesim beni hep uyarıyor, bunu da kendi mantığı ile usulca ve beni incitmek istemediği sözcükler yapıyor; çünkü ben işçisin sen hep işçi kal mantığındayım, ve bu aleme nasıl bulaşmışsam hâlâ o yolda yürüyorum. Ama büyük emeklere de çok saygı duyuyorum, onların emekleri olmasa mesela benim bloglardan falan haberim olmazdı ve koskocaman bir keyiften uzak kalmış olurdum. İyi ki bu işi derinliğine inceleyip yazan, paylaşan emekçiler var, özellikle gençler bu emekçilerin peşine takılsınlar ve gelişsinler derim ben:)
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim zaman ayırıp okuduğunuz için ve her zamanki nezaketinizle yorum yazdığınız için 🥰🙏🏼 Yapay zeka konusunu epeydir heyecanla takip ediyorum, o dünyaya ancak bu kadar sızabildim ben de :) Evet, yeni nesil bakalım nasıl konumlandıracak kendini bu baş döndürücü hızın içinde.
SilAslında bu konuda bir iki şey daha yazmak istiyorum, belki boş zamanı olup ek gelir elde etmek isteyenlere faydası olabilir.
Bakalım nasıl olacak :)
Sevgiler 🥰🎉🌺
Günümüz yazı yazma gerçeğiyle bizi yüzleştiren güzel bir yazı olmuş. Profesyonel olmadığım için, yapay zekaya inat bununla birlikte, dolayısıyla bağlaçlarıyla yazılara devam demek lazım bence:)
YanıtlaSilEfendim okuduğunuz ve yorum yazdığınız için çok teşekkürler. Uzun bir yazı oldu kendiliğinden :) Bence en güzelini yaparsınız. Çünkü bu bağlaçlar yazıya kendimizden ruh kazandırıyor. Ama işte yapay zeka dünyasında ruha yer yok, amaca en kestirme nasıl gidilirin derdindeler. Evet ürün tanıtımı için bu dil uygun olabilir ama benim kaygım, ya bu yapay zeka mantığı edebiyata da hakim olursa? Zaten dizi senaryoları artık kısmen öyle, bir matematikle yazılıyorlar. Biz gardımızı alalım dediğiniz gibi :)
SilSevgiler 🌺🥰
İlgiyle okudum. Harika bir derleme olmuş. Çokça düşündüğüm konuda epeyi bilgi edindim ama bu konuları sizinle karşılıklı konuşmak da isterdim. İnsan insana istişare henüz kıymetliyken:)
YanıtlaSilYapay zekâ lafı dolandırmayı sevmiyor, kısa yazı seviyor vs. demişsiniz ama kendisi öyle davranmıyor:) Bir şey sorup araştırdığımda öyle lâfı uzatıyor ki bazen ben "sadede gel" yazıyorum:) Bizi -tabir yerindeyse- gazlamaya çalışması, moral vermesi gibi şeyler de cabası:) Sanırım bu şekilde ele geçirmeye çalışıyor. Bir kere "yağ çekme" dedim. O derece:) Bakalım neler olacak?
Yazı işini tamamen kendim için yapıyorum. İleride ne olur, neye uyumlanmalıyım diye düşünmek umurumda değil açıkçası. Benim gibi düşünenler hep var olacak. Niş olacağız:)
Kısa makbûl denip duruyor ama şöyle bir gözlemim de var ki oğlumun YouTube'a koyduğu uzun animasyonları kısalardan daha çok izleniyor. E hani kısa yapacaktık, "shorts" çıkmıştı bunun için. Hayır, birçok insan hâlâ okuyor ve izliyor. Yönlendirilmek isteniyoruz, kanmamak gerekir gibi geliyor bana. Teknolojik gelişmeleri de asla yadsımıyorum bu arada. Sadece biz de kendimiz olmakta direnelim istiyorum.
Özenli yazınız için teşekkürler ve sevgiler...
Çok teşekkür ederim 🥰🙏🏼 Evet neden olmasın bir gün tanışabiliriz, blog arkadaşlarımın yeri bende hep özel 😊
SilSohbet sırasında evet çok temkinli ve uzun uzun cevaplar verebiliyor. Outlier'da kısa süreli bir projede yer almıştım bu konuda. Alisa'nın eğitiminde de benzer bir iş yapmıştım. Yapay zeka asistanların verdiği yanıtları değerlendirmiştik. Çok fazla detaya dikkat ediliyor. Mesela kullanıcının talebini doğru anlamış mı, doğru anladıysa bile "bunu bilmiyorum" gibi olumsuz cevap mı vermiş, kullanıcının 3 mesaj öncesindeki sorusuyla çelişkili mi cevap vermiş, bağlamı korumuş mu, yeteneklerinin dışındaki sorulara yanıltıcı mı cevap vermiş, soruya soruyla mı yanıt vermiş, cümle yapısında hata var mı, gereksiz yere konuyu mu değiştirmiş, yanlış ve güvenilmez mi cevap vermiş gibi sayfalarca kural var. Her asistanın eğitimi farklı çerçevede elbette. Cinsellik, sağlık, ekonomi, hukuk başlıkları ise hassas konular kapsamında özel olarak ele alınıyor bu eğitimlerde.
Benim kısa yazı seviyordan kastım sohbet asistanları için değil, web sayfalarında yer alan yazılar içindi.
Mesela Trendyol'da ya da başka bir sitede herhangi bir kategorinin en altına baktığınızda uzun tanıtım yazıları görürsünüz, binlerce ticari blogda benzer yazılar var, ürün tanıtımları var... Bunun gibi yazıları özet, hap şeklinde seviyor. GEO uyumlu yazıları ben de yeni yeni içselleştiriyorum, yazarak öğrendiğim için en kısa zamanda bu konuda hem bir blog yazısı yazacağım hem de öğrendiklerimi pekiştirmiş olacağım :)
Muhteşem uzun yazılarınızı büyük bir keyifle okuyorum, biliyorum ne kadar emek verdiğinizi. 🎉🌟 Katılıyorum düşüncelerinize yüzde yüz, her şey otomasyona geçmeye başlayınca nasıl ki el emeği değerli olur, bizim yazılar da öyle olacak bence de. Benim kaygım ise özet olarak şu: Bu yapay zeka şu an insan yazarların yazılarından referans alıyor ve binlerce yazı ekliyor webe, bir süre sonra yapay zekanın yazı sayısı daha çok olacak web'de, o zaman ne olacak? Bilginin hangisi doğru hangisi yanlış nereden bileceğiz? Çünkü halüsinasyon da görüyor, yani çok tatlı bir şekilde hiç olmayan referansları uydurabiliyor... Konu daha çok uzar :) Demem o ki yazılarımıza ve evdeki ansiklopedilerimize sahip çıkalım bence.
Video kısmı için bir şey söyleyemem, çünkü hiç bilgim yok oralarda neler olduğuna dair.
Tekrar teşekkür ederim geldiğiniz ve keyifli yorumunuz için, sevgilerimle 🥰🌺
Bir ara ben de bir makale yazmıştım 300 kelime. 40 lira almıştım. Verdiğim emeğe karşılık bir hiçti. Böyle hayat geçmez dedim :) Bir daha da yazmadım.
YanıtlaSilElbette öyle hayat geçmez, iyi yapmışsın :) Günümüzde koşullar nispeten daha iyi, bu işlerden temel gelir elde etmek günümüzde zor, ek gelir olarak değerlendirilebilir. O kadar çok nitelikli insan var ki artık her işte, dolayısıyla pasta çok dilimlere bölünüyor. Son tahlilde hepimiz kapitalist sistemin çarklarında birer dişliyiz klişesi hâlâ geçerli :)
Silbilgilendik tişkürler :) şimdilerde de herkes içerik üreticisi olduuu :)
YanıtlaSilBen tişkür ediyorum Sevgili Deep 🙏🏼🥰 Ya sorma... Kadınlar evde yüzlerine krem sürerken video çekiyor, bunun adı da içerik. Ve şey diyorlar, "Bir laykınızı alırım, çok emek vaarrr!" İnanılır gibi değil :))
Sil