Yıllardır alışkanlığımdır, çalışırken eğer işten geç gelmediysem; çalışmazken de saatine göre ayarlama yaparak akşam haberlerini izlerim. Dijital çağda hâlâ mı dediğinizi duyar gibiyim, evet hâlâ akşam haberlerini tv’den izleme alışkanlığım var. Epeydir Now Tv’de Selçuk Tepeli’nin haberlerini izliyordum; dün akşam büyük bir aydınlanmayla bu kötülüğü artık kendime yapmamaya karar verdim!
Evet, “Sesdeş” kanallardan tek
perdede yapılan yayınları duymak istemiyorum, bünye farklılık arıyor. Ama sanırım
daha da farklısını bulmam lazım. Selçuk Tepeli iyi okullardan mezun olmuş, çok
bilgili, çok dil bilen biri olabilir; bir diyeceğim yok. Ama öyle bir stres yüklüyor
ki izleyiciye! Ben şahsen dün kendi kendime “Manyak mısın bu haberleri dinleyip
kendine eziyet ediyorsun?” dedim.
İlk başladığı zamanlarda kibarlığı, kitaplardan alıntılar yapması ve bilgisi ile gerçekten de göz dolduruyordu. Ama özgüven patlaması mı yaşıyor bilmiyorum, artık sadece anksiyete yüklüyor bünyelere.
Dün fark ettim ki, Selçuk Tepeli izlerken kalbim daha hızlı çarpıyor, geriliyorum ve mutsuz oluyorum. Kendime bu işkenceyi niye yapayım? Amaçları insanları sinir edip toplumu daha da germek; bizler de af edersiniz koyun gibi bunların gazına geliyoruz…
Niye ya? Now Tv çok mu düşünüyor sanki sizi beni! Dertleri reyting rekorları kırıp daha çok kazanmak değil mi? Bizi çok düşünselerdi, yani kendilerine para kazandıran izleyiciyi düşünselerdi yeni yıl gecesi beş kuruş harcayıp iyi kötü özel bir program yaparlardı değil mi? Ne yaptılar? Bir dizinin yüzüncü tekrarını verdiler yeni yıl gecesi!
O halde ben de kendimde eleştirme hakkı görüyorum…
Her akşam güya haber anlatmak
adına bize negatif enerji yüklüyorsunuz Sayın Tepeli!
Tamam ülke gündeminin kendisi kötü de birisi televizyondan gözlerini kısıp sinirli sinirli soluyarak ;
“Bütün
bunların zararı sizedir. Bu paralar sizin cebinizden çıkıyor. Daha bunlar iyi
günleriniz…”
gibi şeyler söylerse insan anksiyete bozukluğu yaşamaz mı?
Sayın Tepeli’ye sormak isterdim “Sizin cebinizden, sizin hakkınız…” falan diyor da kendisini nerede konumlandırıyor acaba? “Siz” yerine “biz” dese, mesela “bu yanlışlıkların cezasını biz çekiyoruz” dese belki bu kadar kızmazdım kendisine…
Halktan yanaysan dilin de söylemin de halktan
yana olacak! Öyle kendini kenara çekip “Siz daha da kötü olacaksınız, berbat
şeyler yaşıyorsunuz…” falan derse birisi “Bir dakika ya, bu adamın amacı ne?”
diye ister istemez düşünür insan…
Ah be dostlar, bütün bunlar hep
manipülasyon… Elbette “Siz daha kötü olacaksınız!” diyecek günümüzün haber sunucusu! Onun
görevi millete gaz vermek! Haber saati bitince ortalamanın kim bilir kaç katı
aldığı maaşla hayatına geri dönecek; canı çok sıkılırsa atlayıp Fransa’da orada
burada gezecek, olmadı çiftliğinde toprakla uğraşıp stres atacak…
Kibrinden bahsetmiyorum bile… Televizyona çıkanlarda neden böyle kibir oluşuyor acaba? Eskinin habercileri, spikerleri böyle miydi, ne kadar mütevazı ve kibar insanlardı!
Selçuk Tepeli belli ki muhalefeti
de beğenmiyor, hatta küçümsüyor… Laf arasında bir şeyler geveliyor, tavrı
tamamen şu:
“Böyle muhalefet de yapılmaz, ben
en iyisini en doğrusunu biliyorum da neyse işte…”
Yani kendini sıkışmış hisseden, Sayın Tepeli'nin sinirle söylediği şeyleri iliklerine kadar yaşayan sıradan muhalif
vatandaşa şu mesajı veriyor alttan alta:
“Hiç şansınız yok. İktidar
böyleyse muhalefet de zaten şöyle…”
Eee, ne yapsın sıradan vatandaş Sayın Tepeli? Kime güvensin, size mi güvensin?
Bu tarz habercilerin yaptıkları şey aslında çöpleri sokağa
yaymak! "Bakın" diyorlar; "Sizin mahallede bu kadar çöp var! Siz çöp içinde
yaşıyorsunuz” diyorlar. Kendileri başka mahallede yaşıyor çünkü!
Eskiden ana haber bültenlerini asla
duygu katmadan, pırıl pırıl bir Türkçe ile sunan, aldığı nefesi mikrofona yansıtmayan, diksiyon eğitimi almış; ayakta oradan oraya gezinmeden,
el kol işareti yapmadan, medeni medeni oturarak işini "olması gerektiği gibi yapan" spikerler vardı. Haberlere
spikerin “duygusunu, yorumunu” ekleme modası çıkınca, her şeyin de tadı kaçtı
bence. Aslında toplumdaki kutuplaşmanın eseri bütün bunlar.
Bir de eskiden ana haber bülteni bitince
hava durumu, ardından spor haberleri sunulurdu; kültür sanata da mutlaka yer
verilirdi.
Şimdilerde amaç, kanal muhalifse sadece berbat şeyleri anlatmak… Değilse de her şeyin ne kadar "tıkırında" gittiği yalanını empoze etmek...
Madem Now Tv’den açtık örnek vereyim. Saat 19:35’e kadar haberleri veriyorlar, sonraki 15 dakika ise sadece üçüncü sayfa haberleri yer alıyor bültenlerinde. Saçma sapan şeyler; ama duygusu mutlaka kötü olacak! Şiddet, bunalım, olmadı kaza haberleri... Hatta bazen ülkemizden böyle haber bulamazlarsa Amerika’dan falan sıradan bir kaza haberi bulup veriyorlar. Neden? Bu ülkenin insanları mutsuzluktan anksiyete geçirsin diye mi? Bence tam da bunun için; çünkü oradan para kazanıyorlar!
Tamam kötü şeyler yaşanıyor olabilir de bu ülkede
mesela hiç mi sergi açılmıyor, hiç mi konser verilmiyor, hiç mi güzel şeyler
olmuyor kültür adına sanat adına?
Demem o ki sevgili dostlar; bugünden itibaren Selçuk Tepeli ve benzeri anksiyete yükleyen, manipülatör habercileri izlemeyeceğim!
Varsa akşamları izleyeceğim şöyle
sakin, yalansız dolansız, yansız, sesdeş olmayan bir kanal ve haber spikeri öneriniz, çok memnun olurum.
Stressiz, huzurlu bir gün
dilerim efenim,
Sevgilerimle 🌺
Merhabalar.
YanıtlaSilHaber dinlemek için sakin, yalansız, dolansız, yansız, sesdeş olmayan bir televizyon kanalı bulamazsınız. Artık bundan sonra NOW izlemeyeceğinize göre, diğer tüm televizyon kanallarından herhangi birini izleyebilirsiniz. Evet Tepeli, akşam haberlerini biraz garip sunuyor. Dediğiniz gibi, hem hep felaket haberi veriyor, hem de kendini felaketin dışında tutuyor. Sanki o Türkiye'de yaşamıyor.
Selam ve saygılarımla.
Merhaba Hoş geldiniz Recep Bey,
SilO kadar televizyon kanalı arasında bir tane bile uygun haber dinleme seçeneğinin olmaması gerçekten de çok üzücü. Bazen çeşitlilik de sonuç getirmiyor ne yazık ki...
Tepeli'nin sizin de fark ettiğiniz kendisini her şeyin dışında konumlandırması çok yorucu gerçekten de. Kendisini Now'a geçmeden önce Habertürk sabah haberlerinde görürdüm, o zamanlar ne kadar da mütevazı bir tarzı vardı. Demek ki bulundukları kanalın kimliğine göre tarz belirliyorlar. Ufak bir araştırmayla cumhurbaşkanı uçağına 14 kere bindiğini öğrendim. Acaba uçakta da biz izleyicilere baktığı gibi tepeden bakabiliyor muydu, bu kadar özgüvenli miydi? Keşke öğrenebilsek...
Selam, sevgi ve saygılarımla...
Çok tatlısın sen. Selçuk Tepeli'nin Twitter'ı var. Bu güzel eleştirilerini oraya yazsan o kadar iyi olur ki, (okur mu, okumaz mı bilmiyorum ama umarım okur ve gerçekten doğru söylediğini de anlar ve kendine çekidüzen verir)
YanıtlaSilBen, diğer kanalların haberlerini izleyemiyorum. Ağaca çıkan kediyi itfaiye kurtardı, filan yankesici şöyle kaçtı, şuraya hırsız girdi, falan şarkıcı botoksu kötüydü doktorunu mahkemeye verdi gibi şeyleri haber diye kakalıyorlar. O kanallar hükümet karşıtı olmasın diye Selçuk Tepeli'nin sözünü ettiği pek çok şeyi dillendiremiyorlar.
Hani Matrix filminde kırmızı hap - mavi hap vardı ya, bilmem izledin mi?
ATV, vs. izleyenlere mavi hap veriyorlar, izleyen ülke güllük gülistanlık, Avrupa bizi kıskanıyor sanıyor:)))
Yani elim mahkum Selçuk Tepeli'yle devam ben. :)))
Sevgilerimi bıraktım.
Ben defalarca Doğan Şentürk'e yazdım, özellikle üçüncü sayfa haberleri yerine kültür sanat olsun diye ama tenezzül edip okumadı bile. Evet o mavi hapı veren "sesdeş" kanalları çoktan tv listemden çıkardım :) Ama öte yandan kırmızı hapı verenler de açıkçası tatmin etmiyor. Ece Üner'e bir şans vereceğim bakalım Halk Tv'de. Stres yaptırmazsa oradan devam edebilirim :)
SilSevgilerimle 🥰
Bu arada siz de çok tatlısınız efenim 🥰
SilYaaa 🥰💕
YanıtlaSil🌺🥰💐
SilDediğin tarzda haberleri bulamazsın Evde Yazar. O anlattığın haberciler güzel bir nostaljiden ibaret artık. Diğer kanalların haberlerini izledin mi hiç? Show ya da kanal D. İki siyaset haberi sonra 40 dakika cinayet, gasp falan filan. Üçüncü sayfa haberi. Selçuk Tepeli’ye gelince. Patron sizsiniz. Bu bence onu tanımlayan bir cümle oldu. Evet, patron biziz. Hayatımızdan memnunuz ve o nedenle her seçimde Erdoğan’ı seçiyoruz :) Bu da bizim millete dokundurma. Ben Fatih Portakal’dansa, Selçuk Tepeli derim. Kibir abidesi mi oldu? Ben öyle bir şey fark etmedim. Belki de sevdiğimden. Evet, doğru diyor muhalefetten bir cacık olmaz. Sen Özgür Özel’in muhalefet yaptığına inanıyor musun? Bunlar benim düşüncelerim. Selçuk Tepeli hakkındaki görüşüne saygı duyuyorum. Herkes sevecek diye bir durum yok sonuçta. İnsanın ruh hali de belli oluyor. Bugün sevdiği bir insandan yarın nefret edebiliyor. Now, üçüncü sayfa haberi yapmazdı bak. Onu ben de eleştiriyorum. Zaten o haberler başladığında kanalı değiştiriyorum. İşin özü: Eski güzel günler gerilerde kaldı. Ne tarafsız TRT kaldı devlet televizyonu ne de habercilik. Evet, A Haber hep güzel şeyleri anlatıyor, anlatacak. Halk, Sözcü de hep kötü şeyleri anlatacak. Artık ortam bu. O yüzden alternatif şunu izle denemez sana. Belki ara sıra X’e bakıp gündemde ne varmış bakılabilir. Ya da gündemden tamamen kopup film, dizi, blog ve kitaptan oluşan bir hayat kurulabilir.
YanıtlaSilYoo diğer kanalları hiç izlemiyorum, izlemem de. Bu akşam Ece Üner’i deneyecektim bugün cumartesiymiş😊 Haftaya kaldı artık. Bu durum ne biliyor musun, alternatif olmadığı için bizi kötüye mecbur bırakıyorlar. Tamam iyi güzel, cesaret edilemeyen haberleri yapıyorlar, ama neden “Sizin cebinizden çıkıyor, siz daha kötü olacaksınız…” şeklinde kendilerini dışarda tutan bir dil kullanarak izleyiciyi strese sokuyorlar? Nostalji diyorsun da İrfan Değirmenci vardı mesela yenilerden, en kötü haberleri bile izleyiciye saygıda kusur etmeden, kibarlıktan taviz vermeden anlatırdı, maalesef artık kendisi bir şeyler yapmaya çalışıyor.
SilDediğin gibi insanlar hakkında düşünceler değişebilir. İlk geldiğinde, hele ki Portakal’dan sonra çok iyi gelmişti Selçuk Tepeli, bilgisiyle, araya sıkıştırdığı mizah ile… Dediğin gibi “patron sizsiniz” derdi. Keyifle izlerdim, reklamlardan sonraki 1 dk bölümünü bile beklerdim. Önce reklamlardan sonra 1 dk bölümünü savsaklamaya başladı, sonra da dili değişti. Bakışları değişti, ekranla yani bizlerle kavga etmeye başladı. Pardon da, alternatifi yok diye her akşam niye bu kavgacı uslûbu izlemek zorunda kalayım ki! Zaten izleyen kitlenin bakış açısı belli, “sizin cebinizden gidiyor, siz oy veriyorsunuz da böyle oluyor…” falan gibi söylemlerle direkt izleyiciyi suçlayan, çaresizliğe iten bir dili neden kabul edelim…
Fatih Portakal’ı evet hiç izlemiyorum, ikisini karşılaştırırsak öncelikle bilgisiyle önde olur Selçuk Tepeli. Ama, bir muhalefet liderini, hele ki böyle kritik bir dönemde, böyle küçümseyerek ağzında gevelemek kusura bakmasın da ana haber sunucusuna hiç yakışmıyor. Tartışma programı olsa hak veririm, ama haberlerde olmaz.
Siyasete girmeyeceğim, sadece şunu söyleyeyim; muhalefete “vur abalıya” yapıldığını düşünüyorum. Öyle ya da böyle 13 sene başarısız olan birini deviren yeni lidere şans verilmelidir. Eskisi kalsaydı bugünleri düşünmek bile istemiyorum 😊
Bu ülkede kalite o kadar düştü ki, kötünün iyisine mahkum ediliyor insanlar, ben de bunu hazmedemiyorum.
Sosyal medyadan elbette gündemi takip ediyorum, gazete okuyorum. Televizyonda bir akşam haberi alışkanlığımı da elimden almasınlar diye alternatif arama derdindeyim😊
Ne uzun yazmışım 😊)
Doğru söze ne hacet...Ben yaklaşık bir aydır ana haberleri izlemiyorum. Zaten sabahın körü ya da gündüz vakti televizyon karşısına geçeceksem önce haber kanallarında geziniyorum ne var ne yok diye, ki akşamın haberleri sabah tekrar ediliyor genellikle, sonra hemen bırakıyorum. Ülkemizin ve dünyanın gündemini zaten takip ediyorum bir şekilde. Akşam haberlerini izlerken ne öyle gerim gerim gerilmeler, somurtmalar, kaş çatmalar...:)
YanıtlaSilBakınız, kibir dediniz, aklıma hemen hubris sendromu geldi. Bir ara hubris sendromu hakkında epey araştırma yapmıştım. Tedavisi zormuş, hatta hastanın durumuna göre imkansız da olabiliyormuş. Ne zaman kibirli birinden bahsedilse hubris olmuş diyorum. :)
Size haber kanalı ve spiker öneremiyorum. Ancak yalansız, dolansız, yansız, stressiz ama sakin olmayan spor kanallarını önerebilirim. :))
Huzur dolu, mutlu günler diliyorum.
Sevgiyle kalın. :)
ne tvde ne de nette dergide gazetede şimdiye dek haber hiç izlemedim, dinlemedim, okumadım :) kurgu severim. kitap film dizi şarkı :) gündem bilmem hiç :) bloglarda okuyarak öğrenirim :)
YanıtlaSilSen eskilerin deyimiyle nev-i şahsına münhasır birisin Sevgili Deep, seni bu halinle seviyoruz, gündem bilmemek resmen arınmak demek :)
SilTv uzun zamandır hayatımda yok ama haberleri de özellikle açıp takip etmiyorum.Psikolojimin kaldırmadığını farkettiğimden beri çok nadir sosyal medyadan bakıp kapatıyorum. Ülke gündemi zaten bir günü bir gününü hatta saati saatini tutmayan bir halde olduğunda yeterince karmaşada. Beynimi uzak tutuyorum çoğu zaman.
YanıtlaSilBen de filmleri dahi Youtube’dan izlemeye başladım uzun süredir. Ama haberler için açıyorum tv’yi, bir de Güldür Güldür için.
SilSakin, yorumsuz ama gerçek gündemden haber almak için bu kadar çok çaba göstermek ne kadar üzücü! TRT, eğer BBC gibi ilkelerinden taviz vermeden, tarafsız kalarak standardını koruyabilseydi böyle bir sorunum olmayacaktı…
Ne kadar acayip bir noktadayız; CNN gibi uluslararası bir kuruluşun ülkemiz versiyonu bile çığırından çıkmışken…
Umarım fabrika ayarlarımıza kısa sürede dönebiliriz, sevgilerimle…🥰💐
Eskiden ekşi sözlük e girince ülkede,dünyada ne olmuş hemen hakim olurdum. Güzel kaynakların linkleri olurdu. Orası da bir tuhaf oldu, çöplük gibi. Tepeli'nin alternatifi yok sanırım.iyi haber kaynaklarına hepimizin ihtiyacı var,bulan yazsa ne güzel olur.
YanıtlaSilEvet kesinlikle haklısınız. Eskiden herkes Ekşi'de yazamazdı, şimdi orası trol doldu. Her yer nasıl bu kadar yozlaştı ve güvenilmez hale geldi inanılır gibi değil.
Silİyi ve doğru habere elbette ihtiyacımız var. Bakalım ben bu akşam Ece Üner'e şans vereceğim, gerçi Halk Tv izlemeyi sevmiyorum ama başka da şans yok gibi...🌺🥰
Ya ben bıraktım zor olur sanıyordum walla olmadı birde hafifledim üstüne.darısı başına
YanıtlaSilDemek ki yalnız değilmişim :)) Bu akşam Ece Üner'e şans vereceğim bakalım :) Olmadı mecburen bırakacağım ben de :)
SilSevgiler 🌺🥰
Aynı liseden mezunuz:) Kardeşimin eşiyle de aynı sınıftaydı. Arada lise arkadaşları toplanıyorlar. İsterseniz çıtlatabiliriz kulağına:) Bu arada, bence de biraz fazla gaz veriyor, stres yüklüyor:)
YanıtlaSilDünya ne kadar küçik, ya dablog dünyası ne kadar geniş mi demeliyim 😊 Ben dediğim gibi kendisini Habertürk’te sabah haberlerinde yorum yaparken keşfetmiştim 😊 Hiç izlemediğim Habertürk’ü bir dönem sırf Selçuk Bey için izliyordum. Bilgisiyle ve bakış açısıyla fark yaratıyordu.
SilSon zamanlarda sanki biraz güç zehirlenmesi yaşadı gibi geliyor bana. Ya da bilemiyorum belki de kanal yöneticileri bu şekilde olmasını istiyordur 😊 Çünkü son zamanlarda gerçekten de aşırı stres yüklemeye başladı ve muhalefeti de acayip küçümser hale geldi. Nefes alalım, kendimiz gibi düşünen birilerini izleyelim derken kendimizi çaresizlik girdabında buluyoruz sayesinde. Bir de hep “siz, siz” diyor ya, en çok da insanı çaresiz hissettiren sözcüğü o…
Cuma akşamları yayınlanan Orta Sayfa da öyle. Eskiden izlediğim tek politik yorum programıydı, öyle bir hale getirdiler ki birkaç haftadır bıraktım, kafam rahatladı 😊
Demem o ki, belki de kanal yönetimi böyle istiyordur. Bu eleştirileri dinlerse bu saatten sonra düzelir mi, bilemedim 😊
Belki ülke fabrika ayarlarına dönerse haber sunucuları da eski TRT sunucuları gibi izleyiciye saygılı, heyecana, duygularına ve politik hislerine kapılmadan haber sunabilir, kim bilir 😊
Sevgilerimle…🥰🌺
Dünyanın en saygın diye lanse edilen haber kanallarının içler acısı hali ( bana göre de şaşırtıcı olması asıl şaşırtıcı) ortada iken bizim buralarda makul ölçekte bir haber portalı bulmak pek olası değil. Kendimce uyguladığım metot birkaç istisna hariç ( zira nefret kusuyorlar) tarafları gayette belli olan ve birbirine karşıt olan kanallardan dozunda zehir almak :) sonra da günlük yaşamdan enstanteler ile havadisleri noktalamak.
YanıtlaSilBen BBC'nin standart kalitesini koruduğunu düşünüyorum. Keşke bizim TRT de BBC gibi olabilse...
SilEnteresan olan şey ise bu kadar çok alternatifin içinden hiçbirini bulamayışım… Sizi gerçekten kutlarım, ben karşıt olanlar tarafından çifte zehirlenmeye sanırım tahammül edemem 😊
İnternet gazetelerini zaten okuyorum, tv konusunu araştırmaya devam edeceğim bakalım 😊
Sevgilerimle
Bu kadar önemli mi gerçekten ülkenin gündemi? Öğrendiniz, ne değişiyor mesela hayatınızda? 15-20 yıldır neredeyse hiç televizyon (özellikle de haber ve ülke gündemi) izlemeyen biri olarak söylüyorum, haberlerden vazgeçtiğiniz an huzura ereceksiniz.
YanıtlaSilX'ten göz ucuyla bakıyorum gündeme, bu bile sıkıyor beni. Dünya siyasetinde bizi kimse takmıyor, ülke siyasetinin çivisi çıkmış, üçüncü sayfa haberleri elli yıldır üçüncü sayfa haberi zaten. Ülke ve ülkenin insanları düzelmiyor diye -ki hiçbir zaman da düzelmeyecek- kendimi yıpratamam. Ben işimi yaparım, üzerime düşeni hatta fazlasını yaparım, sonuçlara takılıp kalmam. Bu halk kimi istiyorsa onu seçer ve seçtiğinin sonuçlarına katlanır. Demokrasi böyle bir şeydir.
Ben son dönemde TV'yi sadece film izlemek, potcast ve müzik dinlemek için kullanıyorum. Haftada bir kez de futbol karşılaşması izliyorum. Hepsi bu. Sıfır gerginlik, sıfır sıkıntı. 😊
Unutun söylediklerimi. Kitap okuyun, müzik dinleyin, bir şeyler yazın, imkanınız varsa gezin, yürüyüş yapın, güneşin doğuşunu/batışını izleyin. Kendinize yatırım yapın yani. Sizden başka kimse sizi önemsemiyor çünkü.
Bu ülkede yaşıyorsam, vergi veriyorsam, ülkede neler yaşandığını bilmek hakkım değil mi? Kendimi güvende hissetmek için gündemin beni tatmin etmesi lazım. Eğer değilse de belki yapacağım bir şeyler vardır… Öğrenince elbette hayatımda bir şey değişmiyor, ama bilmemek sanırım rahatsız eder beni. Çocukluğumdan beri gazete okur, haber izlerim. Bu bir alışkanlık sanırım.
SilHaberlerden vazgeçince huzura erilir mutlaka 😊 Ama bunu yapmaya şu an hazır değilim. Çünkü bilmemek de huzursuz eder sanırım beni.
X’ Twitter’ken haberleri oradan takip ederdim, özel haber listem vardı. Elon geldi ve ortalığı harman hallaç makinesi gibi dağıttı maalesef… Algoritma bir tuhaf, önüme saçma sapan şeyler düşüyor orada. Para dağıtmaya başladı Elon ve gerçekten de Twitter’ın mertliği bozuldu 😊Yılların habercileri bile manipülatif başlıklar atarak etkileşim derdine düştü, bu yaşananlar gerçekten de inanılır gibi değil.
Ekşi Sözlük mesela, eskiden keyifle okunan, gündemin takip edilebileceği bir yerdi, son zamanlarda orası da trol doldu.
Sizin mantığınız en doğru mantık belki de, ama ben açıkçası kendimi ülke gerçeklerinden bu kadar soyutlayabileceğimi sanmıyorum. Halk kimi seçiyorsa sonuçlarına katlanır diyorsunuz iyi güzel de ben de halktan biri değil miyim? Sonuçlarına katlanmak hiç de kolay olmuyor maalesef. Bu sonuçlar enflasyon olarak, sansür olarak, yanlış yatırımlara aktarılan kaynaklar olarak maalesef hepimizin hayatını etkiliyor. Bunu nasıl yok sayabilirim, ya da bütün bunlar yokmuş gibi nasıl davranabilirim? İçtenlikle soruyorum bu soruları… Nasıl her şey şahaneymiş gibi davranabilirim? Bir fanusa nasıl alabilirim kendimi?
Demokrasinin eğitimsiz toplumlardaki sonuçlarına katlanmak zorunda olmak başlı başına bir sorun zaten…
Ben de Tv’yi son zamanlarda Youtube’dan seçtiğim filmleri izlemek ve müzikleri dinlemek için sıkça kullanıyorum. Akşamları CNBCE’de Simpsonlar’ı izlemek çok nostaljik bir keyif veriyor, iyi ki tekrar geldi bu kanal ülkemize. Eski diziler olmasa da yine de keyifli, bir de TV100’de Alfapetek adındaki kelime yarışmasını severek takip ediyorum.
Tavsiyeleriniz çok güzel gerçekten de, teşekkür ederim. Haklısınız, insanın kendine yatırım yapması lazım, kendini üzmemesi lazım. İşte ben de bu anlamda bir karar alıp beni strese sokan haberleri izlemekten vazgeçtim, ancak bunu yapabildim 😊 Sakin ve sesdeş olmayan bir haber bülteni bulacağım elbet bir gün 😊
Sevgilerimle 🥰🌺
Mesut Yar, Tuna Öztunç, Ekrem Açıkel, Özlem Gürses ve Abdurrahman Uzun, Ersin Çelik... Bu kişileri izlemenizi tavsiye ederim.
YanıtlaSilTavsiyeleriniz için teşekkürler. Tek tek baktım hepsine;
SilMesut Yar: Habertürk, izlemiyorum
Tuna Öztunç: Adını ilk kez duydum, baktım kimmiş diye, çok antipatik geldi, TGRT'deymiş, tercih etmediğim bir kanal
Ekrem Açıkel: Adını ilk kez duydum. Halk Tv hafta sonu haberlerini sunuyormuş. Aşırı yapmacık ve abartılı buldum, şiir mi söylüyor haber mi belli değil. TGRT kökenliymiş kendisi. 😊 Sanırım tahammül edemem.
Özlem Gürses: Sözcü’de sabah haberlerini sunmaya başladı, birkaç kez Youtube programını izlemeye çalıştım, akıcı gelmiyor bana, ısınamadım diyebilirim.
Abdurrahman Uzun: Adını ilk kez duydum. Hiç tarzım değil 😊
Ersin Çelik: Yeni Şafak yazarıymış, teşekkür ederim hiç ilgi alanıma girmiyor.
Ece Üner denedim, o da olmadı. Akşam haberlerine şimdilik ara verdim bakalım 😊
Gün içinde Fatih Altaylı yorumlarını izlemek şimdilik bana en iyi gelen çözüm oldu.
Teşekkürler yorumunuz için 🌺