kış saati etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kış saati etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2016 Cuma

#SaatlerGeriAlınsın

Hani bazı rutinler vardır, biz farkında olmasak da varlıklarıyla bize huzur veren, gülümseten... Saatleri kışın geri, yazın ileri almak da öyleydi.

Mesela bir gün önceden gazetelerde haber olurdu :

"Her sene olduğu gibi bu sene de yaz saati uygulaması sona eriyor. Saatlerinizi geri almayı unutmayın!"

Sonra ertesi gün mutlaka şöyle haberler çıkardı:

Saatini ileri almayı unutan dalgın öğrenci, sınavı kaçırdı”

Servisi kaçıranlar mı dersiniz, uçağı kaçıranlar mı dersiniz... Basit unutkanlıklarımıza gülerdik milletçe. Ne güzelmiş, ne naifmiş o günler...

Çoğumuzun konu hakkında komik anıları vardı. Ben de bir keresinde İngilizce kursuna geç kalmıştım bu saatleri ileri geri alma meselesi yüzünden, sınıfa geç girmeye utanmıştım...



Bu konu, büyük ablamla öğrencilik yıllarımdan beri bir espriydi aramızda. O beni bir gün önceden arar, “saatini ileri / geri almayı sakın unutma” der, ben de “Yaa, sen de beni salak mı sanıyorsun, tabii ki unutmam” diye cevap verirdim, kendi aramızda gülüşürdük. Ertesi gün de kontrol amaçlı tekrar arardı. “Unutmadın değil mi?” “Yok, unutmadım “ derdim. Yıllardır süren ritüelimiz bu sene yaşanmadı...

Oysa kendi aramızda böyle sıradan, basit bir esprimiz vardı...

En çok da; çok övündüğüm, hiç şaşmaz dediğim vücut saatimin şaşmasına üzülüyorum... Yıllarca sabah 6.00, bilemedin 6.30'da ayakta olan ben, artık 8-8:30'den önce kalkamıyorum. Çünkü hava aydınlanmıyor! Biyolojik saatim, karanlıkta uyanmayı reddediyor! Karanlıkta minicik çocukların servise binmesi konusuna ise hiç girmiyorum...

Söylenecek çok  şey var...

Aşağıya bir "imza kampanyası"  ekledim. 

İmza bir umut, 
   Belki iklim değişir, Akdeniz olur....

imza kampanyası 








Devamını Oku

25 Ekim 2015 Pazar

Bu sabah, yanlış saate uyandık!


Bu sabah uyandım, telefonuma baktım, 6:33'ü gösteriyordu; erken olmasına sevinerek mutfağa gidip bir bardak su içtim. Döndüm salona, şarjdaki tabletimi fişten çıkardım; 7:33'ü gösteriyordu. Sonra televizyonu açtım, CNNTURK ekranı 7:32'yi gösteriyordu, ama uydu alıcısı 6:33'de kalmıştı.  Ardından geldim bilgisayarımı açtım, saat henüz 6:35'di!

Resim yazısı ekle

Tam da dün izlediğim, zamanda yolculuk temalı “predestination” filminin yarattığı paradoksun etkisindeyken, bu da neydi böyle şimdi? Aynı mekandaki farklı zamanlara yaptığım yolculuk kimin sayesinde gerçekleşmişti peki?

Sorunun yanıtı belliydi...

Her şeyin en iyisini, en güzelini, en doğrusunu benim yerime düşünen devletim; bütün dünya, saatlerini geri alırken, bu işi 2 hafta erteleme kararı almıştı.

Ne için?
Bizim yararımız için...

Neden?

1 kasımda yani bu günden taa 7 gün sonra seçimler var ya, içimizden bazıları yeni saate bir hafta boyunca adapte olamaz, maazallah oy kullanamaz diye! Hayır tabii ki bizi aptal yerine koymadılar; önlem bu, sadece önlem....

Bizim yeni durumlara adaptasyonda üzerimize yoktur, geçmişi unutma konusunda “master” yapmış bir milletizdir gerçi ama, devlet büyüklerimiz elbette ince ince hesaplayıp almıştır bu kararı... Bize düşen, duruma tepki göstermeden “doğrudur, olabilir, devlet her zaman haklıdır” diyerek, alınan karara uyum sağlamak.

Hem içimizden bazıları, sabah gün doğmadan, yani gece karanlığında 15 gün daha işe gidiversin canım n'olcak yani... Dış ticaret yapanlar saat uyumsuzluğu yaşayacakmış, kimin umurunda! Yeter ki seçimler olsun bitsin de! Hem zaten dünyayla uyumlu olmak zorunda mıyız canım! Aslında saatlerin geri-ileri alınmasını kökten kaldırmak da lazım! Ne o öyle yaz-boz tahtası gibi, bir ileri, bir geri... Biz dünyaya uyacağımıza dünya bize uysun...
Geçen sene vardı böyle söylentiler, unuttuk mu yoksa!

Birinci dünya savaşından bu yana saatlerle oynuyorlar. Adamlar rutine bağlamış; Nisan ayının ilk pazar günü saatler hoop bir saat ileri, ekim ayının son pazar günü hoop bir saat geri... Oysa bize göre kurallar yıkılmak için vardır. Bürokrasiyi, rutinleri sevmeyiz. Canımız nasıl isterse'ciyiz biz... Ekim kasım olmaz aralık olur, nisan olmaz temmuz olur ne fark eder ki...

................

Ne fark eder ki diye diye bu günlere geldik ya, hadi hayırlısı bakalım... Benden bu günlük bu kadar; hem zaten işiniz çok sizin! Evdeki bütün saatleri ayarlamanız lazım...

Allah zihinlerimize zeval vermesin, sevgiyle efenim, mutlu pazarlar....


Devamını Oku