22 Haziran 2016 Çarşamba

Turistlerin yoluna turkuaz halı serelim!

Turizm sektörü dibe vurunca, ve bu dibe vuruşun karşılığı milyon dolarlarla ifade edilmeye başlayınca bizimkileri aldı bir telaş. Söylemeyeyim söylemeyeyim diyorum ama olmuyor maalesef, başka türlü anlatmak ne mümkün! “Türkün aklı sonradan gelirmiş” diye bir söz var ya hani, valla ben söylemedim bunu, şimdi durduk yerde vatan haini ilan etmeye falan kalkmayın da, atalarımızın dilllerinin de kemiği yokmuş ben ne yapabilirim... Ama ne güzel laf, her duruma uyuyor, turizme bile cuk oturdu baksanıza...

Yurtta savaş, dünyada savaş” diye naralar atılırken, “misliyle karşılık verilir, gereken neyse yapılır, Türk'ün gücü...” şeklinde mantık süzgecinden geçmeyen anlık kararlar alınırken, ve bu durumu alkışlarken hangi kafayı yaşıyordunuz ey turizm sektörü! Yani şimdi Ruslar gelmiyor ya, bunu fırsat bilen Ukraynalı turizm yetkililerinin “ 1 milyon kişi getiririz ama fiyatları düşürün” talebini hoş karşılamaktan başka çareniz var mı? Ya tesisleriniz boş kalacak ve siz zarar edeceksiniz, ya da “En sevdiğim millet Ukraynalılar!” diyerek önlerine kırmızı halı sereceksiniz! Ha pardon, artık protokol halısı kırmızı değil de turkuazdı değil mi! Herşey o kadar hızlı değişiyor ki canım ülkemde, halı renklerinin değişimine henüz ayak uyduramadı benim algı limitleri, mazur görünüz. Gerçi milli takım da artık turkuaz giyiyordu öyle ya! “Türk” eşittir “Turk” mantığı mıdır bu değişimin altında yatan şey, nedir bilemeyeceğim, zaten buna da kafa patlatmak istemiyorum. Ama bütün dünyada yere serilen halı rengi kırmızı iken, turkuaz da hiç hoş durmuyor diye kendi fikrimi de söyleyeyim, neyse “ben bilmem büyüklerim bilir!“ Bilmeseler niye değiştirsinler kırk yılın halı rengini değil mi ama!


Dönelim konumuza. Memurlara “tatil kartı” verilecekmiş duyduğuma göre, “iç turizmde seneye patlama yaşanacak bu sayede!” diyordu geçenlerde bir yetkili. Yani memura açık çağrı yapılıyor, “git tatile, para harca, 12 ay taksite bağla, zaten takside alışıksın!” deniliyor. İyi de neden memur? Esnafın, sgk'lı özel sektör çalışanının tatile ihtiyacı yok mu? Böyle düşünmemek lazım, bu ihtiyaç meselesi değil ki, devletimiz memuru çok düşündüğü için mi böyle bir uygulama başlatıyor?


Sen, vergi dairesinde çalışan Hikmet Bey, çok yoruldun, git de azıcık dinlen, tatil yapmazsan verimsiz çalışırsın. Al sana tatil kartı!” mı diyor devletimiz. Yoo, sadece bir “yamama” yöntemi bu. Yani giyilen gömleğin turizm kolu yanlış politikalar nedeniyle delinmiş, memura “git orayı yama” deniliyor. Bir bakıma vatan borcu gibi bir seferberlik ilan ediliyor (!) Peki neden memurlar için böyle bir uygulama talep ediyor turizmciler? Çünkü turizmci biliyor ki memurun maaşı garanti. Bugünden yarına işsiz kalacağı meçhul olan özel sektör çalışanıyla gününü zor kurtaran esnafı turizmci ne yapsın... Gördüğünüz gibi bir sorunu anlatırken diğerine zıplamamak mümkün değil bu ülkede, girift haller içindeyiz.  Turizm battı sorunundan geldik mi işçiye, esnafa ve fakirliğe!

Bu ülkenin gerçekten çivisi çıktı. Bir zamanlar özel sektörde şahane maaşlar ve zamlar vardı. Artık özel sektör “bu sene kazanamadık, zam yok” deyip işin içinden çıkabiliyor, kimse de bunu denetleyemiyor! Maaşlar yerinde sayarken tatil nedir... Turizmci tabii ki memuru tercih eder, geleceği olmayan özel sektör çalışanının neyine allasen tatil yapmak!

Ama bir de şu var, bir tane bile turizmci çıkıp da “yurtta barış, dünyada barış” olsa, komşularımızla ve tüm dünyayla iyi geçinsek, iç barışı sağlasak, böyle sıkıntılarımız olmaz” demiyor... Neden demiyor, orasını ben bilmem, nereden bileyim, bilsem nee, bilmesem neee... 

Ama turizmciye “size de müstehak bu durum kardeşim” diyenler olursa eğer, onlara da bir şey söyleyemem!

Vatana millete faydalı hayırlı tatiller, bol güneşler; dikkat edin bu güneş fazla yakıyor!



21 yorum :

  1. Görüşlerinize katılıyorum. Normal hayatımızda bile bir hamle yapmadan sonraki adımı düşünmemiz gerekirken, bunu yapmadan devlet yönetiyorlar. Sonrada bizden alınan vergileri turizmcilere destek diye veriyorlar. Turizmcilere müstehak değil diyemem. Yabancılara bedavaya lüks otellerini açıp Türkleri kazıklıyorlardı. Şimdi Türkler gelsin kurtarsın diyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Monşer" diyerek aşağıladıkları bilinçli insanları dış politikadan ve bürokrasiden "temizlediler" (!)
      Tertemiz, apak, pırıl pırıl bir ülkeyiz artık, turizm de batıversin canım ne olacak yani!
      Ama işte kzın ayağı bu kadar basit değil. Dediğiniz gibi yabancı turiste 100 TL'ye sattıkları odayı yerli turiste 300'e satıp köşeyi dönen sistemle barışık, "bana dokunmayan yılan" mantığındaki turzimci yılanla karşı karşıya kaldı şimdi...
      Turkuaz halılar dokusunlar boş vakitlerinde...

      Sil
  2. Günü kurtarma politikaları hep bunlar. Çok yazık. Gene geçici çözümler. Müstehak kesinlikle turizmcilerede.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Off off, ne demiş ozan, derdim çoktur hangisine yanayım..."

      Sevgiler :)

      Sil
  3. Yemeyip içmeyip benim vergimden kesip kırpıp halı değişimi bilmem ne masraf ediliyor. Ne kinmiş kardeşim! Bat dünya bat!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bitmedi gitti değişimler, hayır bir tanesii olsun alkışlamaya layık bulsam gam yemeyeceğim...
      Batmasın dünya, dünyayı güzellik kurtarsın..
      Sevgilerimle

      Sil
  4. Cok agir ve basarili bir yazi olmus. Yazarin elini opmek lazim. :))

    YanıtlaSil
  5. Valla ben Alanyada 5 Sene mı geçirdim . Şuan Denizlide yim Ama duyduklarım truzim adına hic iç acıcı değil . Yaklaşık olarak 15 bin otel var başka yerleri saymaya gerek yok. Çalışan 2000 yoktur bu sene diğerleri kapalı . Herkes kıracı yada satmak için birşeyler arar durumda. Alanya truzimini %75 lerde ruslar oluşturuyordu. Yerli tristten ne kazanılır olayı an be an yaşadığım için hic birşey diyebilirim. Sonuç dua etmek lazim bence suanda truzimcilere zor gerçekten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet durum gerçekten içler acısı. Ama hiç kimse olayın gerçek suçlularına bir şey diyemiyor, ben de buna şaşırıyorum.

      Tamamen dış politikanın düzeysiz ve başarısız olmasıyla alakalı bir durum bu, umarım bu bakış açısı ve saçma kararlar en kısa zamanda son bulur.
      Katkınız için teşekkür ederim.

      Sil
    2. O konular beni aşıyor . Hapishanede yatamam malesef . 😜
      Artik herkes korkak 🙄

      Sil
  6. Halının renginin değiştiğini ilk defa burda okuyorum. Ona da mı el attık? Vay be. Nekka marjinal bir ülkeyiz.
    Biz özel sektörde çalışanların canı çıksın zaten. Turizmden gelecek paraya mı ihtiyacımız var allayisen.
    Adama iç savaş çıkar diyorlar " çıkarsa çıksın ezer geçeriz" diyor.
    Ay ben de daldan dala atladım. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülüsettiniz beni, teşekkürler :)

      Sil
  7. Yazınızı önceden okudum ama yoruma ancak zaman bulabiliyorum. Neden herkes kendi hatasının bedelini ödemez bu dünyada? Birileri hata yaptıkça başkaları cezasını çekiyorlar. Hatalı kararlar yüzünden canlar gidiyor, ekonomi batıyor, sıfır sorun derken konuşacak komşu kalmadı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açıkçası sizden yorum gelmesine çok alışmışım, gözüm aradı, teşekkür ederim :)
      Çok güzel bir noktaya parmak basmışsınız, birilerinin hatasını başkalarının çekmesi yüzünden yaşanıyor bunca acı. Ve işte bu nedenledir ki gün be gün adalet duygumuzun dengeleri bozuluyor. Düşünsenize bütün toplumun adalet duygusunu kaybettiğini, ne korkunç bir durumdur bu...

      Sil
  8. nası nevrotik bi toplumuz,sorun çözmeyi çakarım bak!hoppp böyle olacak o kadar! mantığıyla hallediveriyoruz. turist zaten kırmızı halıdan dolayı gelmiyordu iyi oldu bu renk!
    ne gerek var Yunanistan gibi hizmeti ve memnuniyeti artırma çabalarına,değiştir gitsin,bi tek değişmeyen bi kişi ve mentalitesi kalsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben gerçekten tüm bu olan biteni akıl ve mantık süzgecinden geçirecek noktayı geçtim artık. Öyle aptal aptal, boş boş bakıyorum...
      Umarım birgün, hem de yakında bütün atlar kabak olur, halılar kırmızıya boyanır...

      Sevgilerimle

      Sil
  9. Kendi adıma bu devletin verdiği hiçbir şeyi kabul etmezdim. Eminim kendi otellerine gitme şartı koyacaklardır. Bu ülkenin her kademesine müstehak bu olanlar ama yine de bir yerden sonra kıyamıyor insan. Daha 2-3 gün önce Ankara'da bir gece operasyonuyla tarihi milattan önce 20'lere dayanan ve Ulus'ta bulunan Augustus Tapınağı büyükşehir belediyesi çalışanlarınca yıkıldı. Böyle bir tarihi yerle bir eden ülkeden turizm konusunda aklı selim bir iş beklemek komediden öteye gitmiyor artık benim açımdan.
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olayın bir de o boyutu var tabii ki! Bazı otellerin daha çok kazanmasını isteyebilirler, gerçekten de çok mantıklı bir yaklaşım bu!
      Farkında mısınız hepimiz komplo teorisyeni olduk, o kadar sildiler ki devlete olan güvenimizi, mutlaka her şeyin çok yönlü zararlarını düşünür olduk. Geldiğimiz nokta cidden çok acıklı...
      Tapınağın yıkılıdığı haberini görmemiştim, cidden bu nasıl bir zihniyettir, nasıl bir bakış açısıdır, insan düşündükçe içinden çıkamıyor...
      sevgilerimle...

      Sil
  10. Hic kimse çıkıp konuşmaz. Nedeni belli. Sadece bu olaya has değil. Bizde eleştiri, sorgulama kültürü yok. Ayrıca bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışı var. O yüzden kimse ağzını açıp iki çift laf etmez.

    YanıtlaSil