Senin mirasını koruyamadık, ilkelerine sahip çıkamadık Atam. İlkelerin yara aldı. Anlatacak çok şey var, boğazım düğümleniyor...
1-Cumhuriyetçilik İlkesinde Sınıfta Kaldık,
Sen, “Cumhuriyetçilik” ilkesi ile “Egemenlik
kayıtsız şartsız
milletindir” dedin.
“Anayasada belirtilen sürelerde halkın seçtiği yönetim başa gelir ve görevi bitince başkaları gelir” dedin.
Bugün ise halkın seçtikleri yerine atanmışlar geliyor Atam…
“Hükümet ile millet arasında herhangi bir kopukluk olmaz “ dedin, sence bugün öyle miyiz Atam?
“Anayasa’nın
değiştirilemez ve değiştirilmesi
teklif dahi edilemez maddelerini” oluşturdun; bak bugün ilk dört madde de revize
edilmelidir sesleri yükseliyor.
Birinci ilkenden sınıfta kaldık Atam…
2-Milliyetçilik İlkesinde Sınıfta Kaldık,
Sen, “Yurtta
barış, dünyada barış” dedin; bugün birçok ülkenin iç işlerine karışır hale geldik. Sen,
cemaatlere karşı çıkmış, millet kavramını ön plana çıkarmıştın. Ümmetçiliği, Panturanizm'i, Panislamizm'i, ırkçılığı reddetmiştin.
Kendilerine milliyetçiyim diyenler,
acaba seni anlamışlar mı Atam?
Bu ilkeden de sınıfta kaldık maalesef.
Milliyetçiliği ırkçılıkla karıştıranlar var, senin adını kullanıp olmadık işler
yapıyorlar…
3-Halkçılık İlkesinde Sınıfta Kaldık,
Sen, bize halkçılık ilkesi olarak “Bireyler
arasında hiçbir hak ayrılığı görmemek, topluluk içinde belli bir zümre, cemaat, aile ve ekonomik
güç için ayrıcalık tanımamak, kanun önünde herkesin eşit olması” ilkesini miras bırakmıştın. Bugün mülakat sınavlarında torpil
konuşuluyor. Cemaatler öyle güçlenebiliyor ki, darbe yapmaya bile kalkışabiliyor!
Eğitim, sağlık, hatta askerlik hizmetinde bile parası olana ayrıcalıklar
tanınıyor.
Sen, “Türkiye
Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, fakat
kişisel ve sosyal hayat için iş bölümü itibariyle çeşitli
mesleklere ayrılmış bir
toplum olarak görmek,
esas prensiplerimizdendir.”
demiştin. Oysa şimdi adını
sayamayacağım kadar çok bölünmüşlük var ülkemizde.
Halk olarak bir arada kalamadık
Atam; en çok da bu ilkeden sınıfta kaldık belki de! Bizi kendi içimizde kavga ettirdiler
şu veya bu sebeplerle…
“Halk, halk tarafından halk için idare edilir. Devlet vatandaşın refah ve mutluluğunu amaçlar,
devlet hizmetlerinden herkes eşit yararlanılır” ilkesini benimsetmeye çalıştın ama, yönetenler ve yönetilenler
arasında uçurumlar oluştu Atam… Halkçı olamadı yöneticiler, hem de hiçbir zaman…
4-Laiklik İlkesinde Sınıfta Kaldık,
Laiklik ilken çok yaralandı Atam. Sen, “Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti demektir” dedin, bugün bu ilkeden ne kadar uzaktayız…
Hatta "Laiklik İlkesi" konuşulmuyor bile uzun zamandır. Devletin en büyük bütçeli
kurumu Diyanet İşleri… Çok kötü çuvalladık Atam; laik kalamadık, dini devlet
işlerinden uzakta tutup herkesin kendi vicdanında yaşayacağı özel bir alan
olarak koruyamadık. Din, bireylerin özel yaşamında kalamadı… Bunu da
başaramadık… Senden sonra gelen
yöneticilerin çoğu, dini değerleri kullanarak halkı sömürdü.
5-Devletçilik İlkesinde Sınıfta Kaldık,
İlkeleri hatırladıkça, en çok hangisinden sınıfta kaldığımıza karar veremiyorum Atam. Sen, “Özel girişimin gücü dışındaki ekonomik örgütlenme ve kalkınmayı devlet yapar.” demiştin. Bugün yolları, köprüleri, neredeyse her şeyi özel sektör yapıyor; hem de yıllarca süren yüksek kârlar kazanarak… Senin kurduğun fabrikalar kapatıldı, limanların satıldı. Ülkemin zümrüt yeşili ormanlarını kesip yok ederek maden işletmeleri kuran özel sektör var artık… Ne halka hizmet eden Sümerbank kaldı, ne de madenleri halk çıkarına işleten Etibank…
6-Devrimcilik İlkesinde Sınıfta Kaldık,
Sen, Saltanatı Kaldırmak, Cumhuriyeti
İlan Etmek, Halifeliği Kaldırmak, Medenî Kanunu Kabul Etmek, Tarikatları Kaldırmak, Tekke ve Zaviyeleri Kapatmak, Laikliği Kabul Etmek, Kadın Haklarını
Tanımak, Şapka ve Kıyafet Kanunu Çıkarmak, Takvim Saat ve Ölçülerde Değişiklik
Yapmak, Soyadı Yasasını Çıkarmak, Harf Devrimi, Dil Devrimi, Eğitim ve Öğretim
Devrimi gibi birbirinden değerli devrimlere imza attın Atam. Bize medenî bir
ülke bıraktın, peki biz ne yaptık?
Senden sonra senin devrimlerin
yolunda biz ilave ne yapabildik?
Sen eski, kötü, gerici çirkin
yerine yeni, güzel ve ilerici adımlar attın. Sen bizi çağdaş uygarlık seviyesinden de üste
çıkarmayı hedefledin. Şimdi o ülkelerin çoğu bize güvenmediği için turist
olarak bile vize vermiyor Atam!
Bütün bu sınıfta kalmalarımıza rağmen; ölümünün 86. yılında seni özgürce anabilmeyi başarıyorsak; bu da senin attığın sağlam temeller sayesindedir!
Bir gün,
“Atam başarıyoruz; yara alan
ilkelerin tekrar canlanıyor!” deme umuduyla
Saygı ve sevgilerimle Atam, ruhun şâd olsun...

