Hani
bazı kitaplar vardır, elinize alırsınız, o kadar bırakamazsınız
ki, mutfakta bir elinizle çorba karıştırır, diğer elinizle de
kitabı tutup okumaya çalışırsınız! Handan da öyleydi benim
için. Geçen cumartesi gecesi uyku öncesi 30-40 sayfa okudum,
kalanını da pazar günü öğlene doğru bitirdim. Dedim ya, en son
okuduğum, pek de hissedemediğim Füreya (yazısı burada)
kitabından
sonra Ayşe Kulin Handan'la gönlümü aldı benim.
![]() |
| Ayşe Kulin - Handan |
Halide
Edip'in -kadın psikolojisini anlatan ilk yerli eser- olarak bilinen
ünlü Handan'ını almış, kendi Handan'ıyla öyle güzel
harmanlamış ki yazar, ortaya keyifle okunası bir kitap çıkmış, "emeğine ve yüreğine sağlık" demeliyim yeri gelmişken.
Evet
kadınlar duygusaldır, duygusallıkları tavana vurduğunda, yani
aşık olduklarında, yani terk edildiklerinde, hele bir de
aldatıldıklarını hissettiklerinde neler yapmazlar ki!
Ayşe
Kulin'in Handan'ında bir kadının duygusal iniş çıkış
anlarında neler yapabileceğini görüyoruz, görmüyoruz aslında
tanık oluyoruz, tanık da olmuyoruz belki de, içten içe yaşatıyor
bize yazar olan biteni. Yani kitabı okurken Handan oluyoruz, kimi zaman Halide
Edip'in Handan'ı, kimi zaman da Ayşe Kulin'in modern Handan'ı...
Aşklar,
ihanetler, zorunlu yalnızlıklar ve hayatın getirdiği beklenmedik
olumsuzluklar akıp giderken Handan hep ayakta, hep dimdik, hep
güçlü... Yani bir kadının olması gerektiği gibi, veya zaten
çoğunlukla olduğu gibi.
![]() |
| Handan-arka kapak yazısı |
Kitap,
dörtlemenin sonuncu kitabıymış:
“Gizli
Anların Yolcusu”'nda İlhami'yi, “Bora'nın Kitabı”'nda
Bora'yı, “Dönüş”'te de İlhami'nin kızı Derya'yı anlatmış
yazar. Bu karakterlerin hepsi Handan'da da geçiyor ama diğer
kitapları okumadığınız için anlamadığınız bir yer olmuyor.
Ben bu üç kitabın hiçbirini okumadım, belki de ters sıralamayla
devam ederim seriye belli mi olur.
Yazar
Gezi'ye selam çakmış.
Yazar
kitabın son bölümünde hikaye kahramanlarına yani Handan'a, yani
Handan'ın yeğeni Defne'ye gezi olaylarını yaşatmış. Güzel de
olmuş, o tarihi günler ne kadar çok romanda, hikayede, filmde,
şarkıda geçerse o kadar iyi olur. Zira toplumsal hafızamızın
karne notu pek iyi değil biliyorsunuz.
Son
Söz
Kitap
tavsiyelerime güvenen siz değerli takipçilerim; ben bu kitabı
beğendim. Akıcı bir anlatımla yazılmış, içimizden birilerinin
öyküsünü okumak isterse canınız, belki bu tavsiyemi
hatırlarsınız.
Gidiyorum
ben, işe yetişmem gerek. Şahane bir gün diliyorum hepinize...


