evde para kazanmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evde para kazanmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2013 Pazartesi

Makale yazarak para kazanma konusundaki sorularınız..

yazarak-kazanmak

Makale yazarak para kazanma konusunda bir çok kişiden abartmıyorum her gün mailler alıyorum. Bir çok mailde de, iş bulma konusunda kendilerine yardım etmemi istiyorlar. Keşke elimden gelen bir şey olsa.. Ben sadece nelere dikkat edilmesi gerektiğini, bu işe ilk başladığım zamanlarda nasıl yöntemlerle iş aradığımı aktarabiliyorum kendilerine. 
"Peki nasıl iş buluyorsun?" sorularının ardı arkası gelmiyor yine de.. İlk zamanlarda arıyordum evet. Ama artık aramıyorum, artık özgün içerik ihtiyacı olanlar beni kendileri buluyorlar bu blog aracılığıyla. Blog yazılarım bir anlamda referansım oldu diyebilirim. Dolayısıyla, seçme hakkımı kullanabiliyorum. 

Emek verdim, karşılığını alıyorum yavaş yavaş..

Evet bu işten hem keyif alıp hem de para kazanmanın yolu, her işte olduğu gibi emek vermekte, sabırlı olmakta yatıyor. Elime aldığım her projede daha çok bilgi vermek, yazıyı keyifle okunur kılabilmek için araştırmalar yapıyorum. Okuyorum, yazdığım bir yazıyı defalarca gözden geçiriyorum, beğenmediğim yerlerini değiştiriyorum. Her şeyden önemlisi de yazmış olmak için kendimi zorlamıyorum. Kendimi veremiyorsam o işi o gün yarım bırakıyorum. Ama teslim tarihine de sadık kalıyorum elbette. Yazıların bitiş tarihi ile ilgili söz verirken, bu ilham perilerinin gidişini de hesaba katıyorum.. Bazen bir iki günlük sapmalar olabiliyor yine de, karşılıklı tolere ediyoruz birbirimizi. Çünkü ben bir makine değilim, düşünce gücümü kullanıyorum nihayetinde.. Zaten bunun değerini anlayamayacak olanları hissediyorum ilk yaklaşımlarından. Dedim ya, seçme hakkımı kullanıyorum.

Yazma işi için biraz sıra dışı olmak gerekir!

Kendinize özgü bir tarzınız yoksa, sıradan okul kitaplarında yazılanlar kadar sıkıcıysa yazdıklarınız, bence bu işten uzak durmalısınız! Çünkü yazma eylemi, okuyanları memnun ettikçe anlam kazanır. Bunu Google da çok iyi biliyor, Seo'cular da artık son zamanlarda sıradan bir yazı ile kaliteli bir yazı arasındaki farkı görmek zorunda kalıyorlar. "Zorunda kalıyorlar" diyorum, çünkü okunabilir nitelikteki bir yazıyı 100 kelimesi 1-2 TL'ya yazdıramayacaklarını yavaş yavaş anlıyorlar.. 

Aracı kazanır, emekçi sömürülür!

Her işte böyle değil midir? Pamuk toplayan ırgatları bulan aracı, bu insanları tarla sahibiyle muhatap etmez, çalıştırır yevmiyelerini kendisi verir. Çoğunlukla da sıcakta gün boyu pamuk toplayan ırgatlardan daha çok para girer cebine. Evet işçi toparlamak da emek ister, ama gün boyu tarlada çalışanın alnından daha çok ter damlar!.. Mavi yakalı işçi bulma ajanslarının da onlardan farkı yoktur bana göre. Büyük işveren, işçiyle muhatap olmak istemez, ajansı sokar araya. Asgari ücretle iş bulduğu insanların maaşlarından komisyon alır bu ajanslar. Evet emek harcarlar, ama ne kadar? Tartışılır.. Demem o ki taşeronlaşmanın olduğu her iş kolunda emekçiler çifte sömürüye maruz kalırlar. Evet işleri kolaylaştırırlar, normalde bir araya gelemeyecek insanları buluşturmak da bir iştir. Ama ucunda sömürü vardır.. Bu sömürü düzenine karşı çıkan biri olarak son zamanlarda tabiri caizse mantar gibi çoğalan "makale yazdırma siteleriyle" çalışmıyorum prensip olarak. Hatta bir tanesi, sitesinin tanıtımını yapmam için çok dil döktü geçenlerde. Kazanç ortaklığı gibi tekliflerde bulundu.. "Bana ters gelen bir oluşumda yer alamam!" dedikçe ısrar etti. Hatta işi "Siz yeter ki tanıtın; iyi yönüyle de kötü yönüyle de yorumlarınızı da yazın" noktasına kadar vardırdı!  Sitesinde yazar olmak isteyenlerden başlangıçta ücret talep edecekmiş! Söyleyecek laf bulamadım, biraz terslemek zorunda kaldım en sonunda.. Bakar mısınız, ne tatlı paralar peşinde insanlar.. Hem ucuza işçilik yaptıracak, hem de bunun için peşin peşin aidat alacak! Yazarken yine sinirlendim şimdi.. 
   Makale yazma işi, bir önceki yazımda  belirttiğim gibi kelime işçiliğidir bana göre. Nitelikli, üniversite mezunu kelime işçilerini sömüren, 100 kelime için utanmadan 0,50 TL ücret vermeyi uygun gören bu sitelerin hangilerinin iyi olduğunu lütfen bana sormayın.. İçlerinde insanların hakkını verenler olabilir elbet, onları tenzih ederek söylüyorum ki, bu makale yazma sitelerinin mantığı, birilerinin üzerinden para kazanmaya dayalıdır. Bana çok soruyorsunuz "hangi site?" diye.. İşte yanıtlıyorum: hiç birisi..
 Başlangıçta Makalego'yu gerek yazılımının güzelliği, gerek verdiği fiyatlar, gerek sahibiyle olan düzeyli diyaloglarım sayesinde tavsiye etmiştim. Sonra bir sabah baktım ki Makalego sitesi yok olmuş! Küçük de olsa alacağımı da vermeyerek üstelik! Size daha ne diyebilirim ki! 

Hiç bir iş kolay değildir! 

İşin bir de öbür yüzü var. Hep iş verenleri suçlamamak lazım, objektif olmak da lazım. Hiç bir iş kolay değildir unutmayınız lütfen. Çaba sarf etmeden, deneyim kazanmadan, birileri bana 100 kelimesi 10 TL'lık işler versin, iki dakikada yazayım tatlı para kazanayım diye düşünmeyiniz. Bana mail atanlardan birinin çok güzel yazılarının olduğu bir bloğu vardı. Kendisi de o kadar zor durumda olduğunu anlattı ki, o zamanlar aktif olarak çalıştığım, Türkiye'nin en bilinen Seo firmalarından birine kendisi için referans yazısı yazdım. İşe de hemen başladı. Sonrasında kopya içerikler göndererek, yazıları zamanında teslim etmeyerek beni o kadar mahçup duruma düşürdü ki! Halbuki kişisel bloğundaki yazılar gayet özenliydi. İş başkasına para karşılığında yazmaya gelince, işi savsaklamaya başlamıştı hemen.. Kendimi övmek için söylemiyorum ama, eğer bu güne kadar aldığım işlerde böyle hatalar yapsaydım, sizce bana kendiliğinden teklifler gelir miydi? Sizce çalışmalarım uzun soluklu olur muydu? Bu işi basit zannederek balıklama atlayanlar içindir bu verdiğim son örnek de...


Herkesin hak ettiğiyle karşılaşması dileğiyle bu gün de ayrılıyorum aranızdan. Umarım faydalı olabilmişimdir.

Sevgiyle kalın..










Devamını Oku

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Yazdığım makaleleri hesapladım, 1307 sayfalık roman ediyor!!

evde-yazarak-kazanmak
Makale yazarak para kazanmaya başladıktan bu yana geçen sürede kendi adıma bu işte ciddi bir deneyim kazandığımı düşünüyorum. Yaptığım işlerin detaylı dökümünü baştan beri Excel tablosunda tuttuğum için istatistiksel veriler de var elimde.. Örneğin sadece bir Seo firması için tam 100150 kelime yazmışım. Bu yüz bin kelimenin tamamı anahtar kelimelere yönelik seo uyumlu makalelerden oluşuyor. Yine İspanya'da bir firma için yazdığım makalelerin toplamı da 50179 kelimeden oluşmuş. Bir temizlik firması için 12 tane makale yazmışım toplam 4000 kelimeymiş o da.. 4000 kelime de bir okul projesi için yazmışım. Şu anda elimde 5300 kelimelik başka bir proje var örneğin, 53 tane makale yazacağım 100'er kelimelik. Kendi blog yazılarımı saymıyorum tabii ki..
 Merak ettim, sadece para kazanma amaçlı yazdığım toplam 163479 kelime  nasıl bir kitap olurdu diye.. Yaptığım araştırmada bulduğum sonuçlar beni bir hayli şaşırttı. Örneğin George Orwell'in meşhur Hayvan Çiftliği kitabı sadece 29966 kelimeymiş. Yani ben 5,5 tane Hayvan Çiftliği kitabı kadar yazmışım!. Madam Bovary bile 117963 kelimeden oluşuyormuş, ben ondan da fazla yazmışım! Biraz daha araştırdım sonra; hesap yapmışlar, 100 sayfalık bir roman yaklaşık 12500 kelimeden oluşuyormuş. Bu durumda ben makale yazıp para kazanacağım diye uğraşırken aslında 
 (163479/12500)*100 = 1307 sayfalık bir roman yazabilirmişim. Aklıma direkt henüz okumadığım ama en kısa zamanda almayı düşündüğüm Haruki Murakami'nin tabiri caizse tuğla gibi kalın romanı 19Q4 geldi.. O kitap da 1300 sayfa.. Elbette ki roman yazmak için yazar deneyimi ve birikimi gerekiyor, ben bu fantastik hesabı yaparken biraz da matematik ve istatistik sevgimi de tatmin etmiş oldum. Bu hesabı yaptıktan sonra zaten bir süredir karar aldığım şekilde "seçici olmak, yazarken emeğimin karşılığını olabildiğince çok almak" fikrim de biraz daha kesinlik kazandı aynı zamanda.. 

Bütün bunları neden söylüyorum, çünkü artık anahtar kelime ile makale yazma işinden cidden sıkılmaya başladım. Bu nedenle bana gelen projelerde artık seçici davranıyorum. İçinizde bu işe, yani makale yazarak para kazanma işine yeni başlayanlarınız veya başlamak isteyenleriniz varsa, deneyimlerimi aktardığım önceki yazılarımı burayı tıklayarak okuyabilirler. Bu işin ne kadar zor olduğunu merak ediyorlarsa da bu yazıma bir göz gezdirebilirler.

Evet ne diyordum, seçici davranmak.. Her işte de böyle değil midir zaten? Başlangıçta hiç bir deneyiminiz yokken ilk bulduğunuz işi koşulları ne olursa olsun kabul edersiniz. Ben de öyle yaptım, ne konu verdilerse yazdım. Topuk dikeni tedavisi de yazdım, Linux Hosting de.. Hatta o kadar çok tatil ile ilgili yazı yazdım ki, neredeyse gezi rehberi kadar bilgi sahibi oldum yurdumuzun tatil beldeleri hakkında! Verilen ücretlere sesimi de çıkaramadım ilk zamanlar.. Bence tam anlamıyla kelime işçisi'ydim.. Emek sömürüsüne felsefe olarak şiddetle karşı çıkan ben, bunca deneyimden sonra artık kelimelerin işçisi değil, patronu olmasa da "iyi kazananı" olmak isterken sizce de haksız sayılmam öyle değil mi? Çünkü şimdiye kadar kiminle çalışsam, en sıkıcı konuyu bile akıcı ve zevkle okunur bir şekilde yazdığımı söylediler abartmıyorum..  Madem yazılarım bu kadar beğeniliyor, o halde neden  100 kelimesi 1 TL'ya - 2 TL'ya yazayım ki? Olay sadece para da değil elbet, yaşanan tükeniş.. Örneğin geçenlerde bir teklif geldi yine, "uçak bileti, araç kiralama..vs." gibi kısır bir konuda benden ayda 300 tane makale istiyorlar.. "Kusura bakmayın ama ne kadar yaratıcı olursa olsun, hiç bir yazar eğer konunun uzmanı değilse, aynı konuda bu kadar çok yazı üretemez!" dedim.. "Ben bu konuda kendimi çok zorlasam da en fazla 10 tane yazı çıkarabilirim." diye ekleyerek nazikçe işi reddettim.. Neden 300 taneyi bir kişiye yazdırmak istiyorlar? Ucuz olsun diye elbette.. 
Biliyorum makale yazarak para kazanma hayali kuran bir çok kişi işsiz, yani mecburiyetleri var.. Bir çoğu da benim gibi iş hayatını protesto ederek evde para kazanmanın yollarını arıyor..
Ama arkadaşlar lütfen 100 kelimeye 0,50 TL / 1 TL gibi ücretlere razı olarak, kelime işçilerinin olabildiğince sömürüldüğü bir piyasanın ekmeğine yağ sürmeyiniz! Çünkü bu iş, zannedildiği gibi öyle basit, tıkır tıkır yapılacak bir iş değil.. Çok ciddi emek sarf etmek gerekiyor kaliteli bir içerik çıkarmak için.

Peki nasıl projelere "evet" diyorum? Dedim ya çok  anahtar kelimeye bağlı yazmamaya gayret ediyorum. Bir müşterim için örneğin günlük tarzı yazıyorum, içimden gelen her hangi bir konuda üstelik. Yazımda sadece bir kez anahtar kelime geçiyor. Elimdeki son proje henüz bitmediği için detaylarını etik olarak vermem doğru olmaz ama şöyle söyleyeyim; 100-150 kelimelik eğlenceli yazılar yazıyorum bu aralar.

Makale yazdırarak web sitelerine trafik getirmeyi, dolayısıyla daha çok kazanmayı hedefleyenlere de kendi bulduğum ve çok da hoşuma giden tabirle "kelime işçileri"nin emeklerini küçümsememelerini, fiyat politikalarını bu anlamda tekrar gözden geçirmelerini tavsiye ediyorum. Aksi takdirde mütevazi olmayacağım bu konuda kusura bakmayın; -benim gibi- kaliteli içerik üreten yazarları kaçırırsınız diye de uyarıyorum kendilerini.

Herkesin sevdiği işte, emeğinin karşılığını doyurucu bir şekilde alması dileğiyle..

Sevgiyle kalın...


Devamını Oku

30 Ocak 2013 Çarşamba

makale yazarak para kazanma maceralarım-1


İnternette dolaşırken “makale yazarak para kazanmak” başlığında bir çok yazıya rastladım. Açıkçası bu beni çok heyecanlandırdı. Düşünsenize, en sevdiğim işi yaparak para kazanacaktım. Onlarca yazı okudum bu konuda. Herkes kendince yorum yapmış ama nerede yazılıyor bu makaleler, nasıl ulaşılıyor taleplere, doğru dürüst bilgi yok maalesef.

Günlerce aradım, taradım. Forumlara girdim, bir şey bulamadım. En sonunda klasik yöntemle, yani kariyer siteleri aracılığıyla araştırmaya başladım. Bir yerden cevap geldi, heyecanlandım da. Bu işlerin nasıl yapıldığını da bilmiyorum üstelik..Örnek makale istiyorlar benden ve konu da medyumlar.. İlk talep olduğu için bu tuhaf konuyu geri de çevirmek istemedim. Çünkü kendimi denemek istiyordum.

 “medyumların gizemli dünyası” adlı makaleyi yazıp gönderdim. Aradan bir hafta geçti, ses seda yok. Mail atıp sordum. Aldığım cevap:

“.. Yazınızı yayınlayacağız, Google'daki okunma oranına göre size geri dönüş yapacağız” oldu. O anda zaten anladım adamların zihniyetini. İstediğiniz kadar iş hayatında tecrübeli olun, bir sürü dolandırıcı, emek hırsızı tanıyın; internet ortamının sanal insanları gerçekten de sizi yine de tufaya düşürebiliyor. Neyse bir kaç gün sonra Google'da aratınca yazımı buldum. Bu garip konu zaten medyumlarla ilgili tuhaf ve bana yakışmayan bir sitede yayınlanmış.. Ne olduğunu artık anlamış olmama rağmen bir iki hafta sonra tekrar mail yazdım adamlara: “Sonuç hakkında geri dönmediniz.” dedim. “Biz başka bir arkadaşla çalışmaya karar verdik, başka siteler açınca size yine geri döneceğiz” dediler.. Evet onların sitesinin konseptinin çok dışında bir yazı yazmıştım gerçekten de. Ama aradan aylar geçmesine rağmen yazı hâla orada duruyor. Madem yayınlamaya uygun buldular, neden para ödemediler ?

İnternette makale yazarken düşülecek en büyük tuzak !

Yukarıda anlattıklarım bana çok büyük bir ders oldu. Bu işin üçkağıt yöntemi buymuş meğer.. Yaşamadan bilemezdim elbet. Sizden “demo, deneme..vb” adlarında bedava yazı alıyorlar, sonrasında da çeşitli bahanelerle ödeme yapmayarak işlerine bakıyorlar.. Tabii ki dürüstçe ve hatta çok profesyonelce çalışanlar da var. Ben onlara bir-iki ay sonra ulaşabildim, sırası gelince anlatacağım.

Bu arada size benden tavsiye; eğer internette makale yazdıracak kişiler sizden deneme yazısı diye bedelsiz bir şey isterlerse onlara pek güvenmeyin. Gerçi eğer referans göstereceğiniz bir yazınız yoksa, tarzınızı öğrenmek isteyebilirler ama bu yazı bence en fazla 100 kelime olmalı.. Deneme yazısı diye 300-500 kelime isteyenler, muhtemelen bu yazıyı yayınlıyorlar ve bir anlamda emek hırsızlığı yapıyorlar. Çünkü “medyum dolandırıcılığı” hadisesinden iki ay sonra, hem de bu işlerde artık deneyimli olmama rağmen ben aynı tuzağa bir kez daha düştüm. Bu iki tecrübem sonunda diyorum ki, bu işi düzgün yapanlar, sizden demo olarak en fazla 100 kelimelik yazı istiyorlar, ya da hiç istemiyorlar. Başvuru mailinizdeki yazı tarzınız bile bir referans olabiliyor çünkü..

Tecrübe, yenilen kazıkların toplamıymış ya.. Bu toplama hiç bitmeyecek sanırım. Özellikle internet dünyasında çalışmak, benim gibi bu işe yeni girenler için gerçekten de bilinmezlerle dolu. Örneğin insanları yüzünden anlardım eskiden, şimdiyse yazı tarzlarından ve kullandıkları sözcüklerden neredeyse kişilik analizi yapacak kadar uzmanlaştım diyebilirim. Çünkü mecburum; insanları görmeden, seslerini duymadan onlarla bir şekilde iş ilişkisine girmeden önce güven oluşturmanın başka yolu yok maalesef..Aslında başlangıçtaki bu gizem ve sonrasında oluşmaya başlayan sanal da olsa netlik de ayrı bir tat veriyor buralarda çalışmaya..

Maceralarım devam ediyor sayın okuyucu, devamını bir sonraki yazıya saklayalım..Ev Yazarı sükünete çekilsin artık..

Devamını Oku