Anneler, babalar, sevgililer günlerini
hiç sevmem. Olan var olmayan var neticede; abartılı gösterişli kutlamalar biraz da kapitalizmin dayatmasıdır. Bana göre kutlanması gereken asıl günler özel olanlardır; yani
doğum günleridir, yıldönümleridir. Dünyada tek olan, sevenleri için çok ama çok
anlamlı olan o günlerdir.
Cumhuriyetimizin doğum günü de böyle
bir gün. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için kutlanması gereken en özel
gün. Hele de 100 yaşına girerken…
Sırf bir adamın soyundan geliyor diye, çocuk
da olsa, deli de olsa, psikopat da olsa koskoca devleti yönetme yetkisinin bir
erkeğe verilmesini düşünsenize! Kadınlar zaten yok hükmünde! Saraydaki kadınlar
haremde entrika ile süsle püsle takılabilir; halkın kadınları ise kocalarının
dört karısından biri olarak kül kedisi gibi yaşasınlar işte, yatıp kalkıp şükrederek
hem de! Kadın aklı öyle devlet işine falan ermez zaten. Hoş padişah kadar
akıllı başka bir erkek de yoktur!
Padişah mesela birinin tipini
beğenmese ve dese ki;
“Tez elden kellesi vurula!”
Etrafındaki ulema şu bu adamlar ne
yapabilir ki? O adamın kellesi gidecek mecbur.
Cumhuriyet rejimi öyle mi?
Bağımsız mahkemeler var, bağımsız yargı var, hak var, hukuk var, eşitlik var,
laiklik var, sosyal devlet var, meclis var, muhalefet var!
Evet bu yukarıda saydıklarımdan
çoğunun sadece iskeleti kalmış olabilir. Ama ne diyor Atatürk!
“Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim!”
Cumhuriyetimizin 100. Şeref Yılı Kutlu Mutlu Olsun!!




