Cılız cılız protestolar oldu önce. Mesela bir
ünlü, doğal gaz faturasını gösterip sosyal medyasında “kira gibi” diye paylaştı.
Yaratıcı esprisine güldük geçtik.
Sonra bir başka ünlü isyan etti, “7000 TL doğal gaz faturası mı olur?” diye! İnstagram'dan paylaştı. Bu sefer “Yuh artık!” dedik ve başka bir konuya geçtik.
Yine birkaç ünlüden “battaniye altında
oturuyoruz” gibi cılız bir iki eleştiri daha geldi, kaale bile almadık.
Memur emeklisi Ferhunde Hanım, gittiği beş
çayında “Maaşıma 1200 TL zam geldi, 900 TL’sini elektriğe ödedim, ne kaldı
geriye?” diye yakındı. Söylendi ve rahatladı. Sonrasında hiç bir şey olmamış gibi çikolatalı kekinden kocaman bir ısırık alarak gelininin dedikodusunu yapmaya başladı.
Bu kadar.
Hepsi bu kadar...
Sonra yine sustuk.
İşin trajikomik tarafı, eskiden bu tip
eleştirileri ve protestoları işçiler, sendikalar, siyasi partiler, basın yayın
kuruluşları, gazeteler, hatta öğrenci dernekleri falan yapardı. Demek ki artık böyle olmuyor! Ya da elektrik, doğal gaz, pırasa, pirinç, süt, yumurta faturalarından
daha önemli konuları var gündemlerinde ! Pek bir susuyorlar. Belki sesleri
çıkıyordur haklarını yemeyeyim ama, o kadar cılız ki bu sesler; mesela ben hiç
duymuyorum.
Belki de şu klişe cümlenin tekrar altını çizmenin
ve gerçeklerle yüzleşmenin tam da zamanı artık!
“ALIŞIYOR İNSAN HER ŞEYE!”
Ya da ne bileyim, “alışma çağında”
yaşıyoruz.
Hatta yeni yeni kitaplar da yazılır yakında döneme dair; yazılsın da zaten! Mesela “ALIŞMA GÜNLERİNDE AŞK!” koysunlar birinin de adını.
“Alışmak
sevmekten daha zor geliyor” diye bir şarkı vardı. Aklıma geldi birden. Eski aşk
şarkıları bile daha mı çok sorguluyormuş hayatı yoksa … Kim bilir, belki de öyleydi. Bakış açılarımız, sorgulayışlarımız, kendimize
verdiğimiz değerle birlikte silinip gitti belki de her şey…
Şimdi ne yapmalı! Sizi bilmem ama, rutin rakamını 3’e katlayan elektrik faturamla dans etmek geliyor benim içimden. Başka ne yapabilirim bilemiyorum.
Fondaki şarkı tabii ki şu:
ALIŞTIM
BİRTANEM ALIŞTIM SANAAAA…
Lay lay lay
layyyyy
