2013
ocak ayında başladığım, o zamanlar adı “makale yazarak para
kazanmak” olan, şimdilerde ise “içerik üretmek/ içerik yazmak” olarak
adlandırılan işler konusunda maceralarımı şu başlıktaki yazılarda toplamıştım. Bu yazıları okuyanlardan, ya da sadece
başlığı görenlerden gelen e-postalar beni o kadar çok yormaya
başladı ki, bir güncelleme yapıp tüm sorulara toplu yanıt verme
ihtiyacı duydum. İçerik üreterek para kazanmak isteyenlerden
gelen e-postalarda genel olarak aynı sorular var. Ana başlıklar
halinde olayı bir toparlayıp olabildiğince deneyimlerimi ve
gözlemlerimi tekrar aktarmaya çalışacağım. Ama şunu bilmenizi
isterim ki ben bu konuda otorite değil, aynı sizler gibi kelime
işçisiyim. Ya da “sözcük emekçisi” diyelim..
![]() |
| içerik yazarak para kazanmak kolay bir iş değildir! |
1-
İçerik yazarak kimler para kazanabilir?
Bu
sorunun yanıtı bana göre kısaca şöyle verilebilir: “Herkes
yazarak kazanamaz!”
Çünkü
dışarıdan göründüğü kadar kolay bir iş değil bu. 3 sene
önce bu işlere yeni başladığımda iyi yazan da iyi yazmayan da
bir şekilde para kazanabiliyordu. Çünkü piyasada bir boşluk
vardı. O kadar çok kalitesiz iş üretildi ki bu süreç içinde, o
kadar çok çöp yazı “makale” adı altında pazarlanmaya
çalışıldı ki, Google buna önlem aldı. Artık sanal ortam
yazılarında ziyaretçinin geçirdiği süreye çok önem veriyor
Google örümcekleri. Ben bu konuda uzman değilim, SEO'cular bu
başlığı çok daha iyi açıklayacaklardır. Yani demem o ki,
okunabilir içerik üretenler kazanıyor, çöp içerik üretenler
piyasadaki fiyatları aşağıya çekmeye çalışsalar da bir
şekilde eleniyorlar. Çünkü bizim ülkemiz maalesef nitelikli,
üniversite mezunu, okuyan, yazan, Türkçesi iyi olan işsizler
cenneti! Hal böyle olunca, kötülerin elenmesi de çok doğal ve
beklenen bir sonuç.
Özetle
diyebilirim ki, lisedeyken yazmayı ve okumayı sevmediyseniz, ders
kitabı haricinde okuduğunuz kitap sayısı bir elin parmaklarını
geçmiyorsa, çantanızda kitapla yola çıkmıyorsanız, bence bu
işi unutun! Böyle yaparak zaman kazanır ve hem kendinize
hem
de piyasaya iyilik yapmış olursunuz. Nasıl ki herkes overlokçu
olamazsa, herkes yazarak kazanamaz. Çünkü basit gibi görünen
işler de yetenek gerektirir.
2-
Ne tür içeriklerden para kazanılır?
Konumuz
SEO uyumlu internet içerikleri. Yani e-ticaret, haber portalı, blog
gibi ortamlarda yayınlanan içerikler. Kimi zaman sizden istenen
şey bir ürün tanıtımı olabilir, ya da bir kategori
tanıtırsınız. Örneğin tekstil ürünleri satan bir e-ticaret
sitesinde “x marka tişört” ürününü 300 kelime ile
tanıtmanız istenir. Ya da “montlar” kategori başlığına
“mont” sözcüğünü anlatan en az 500 kelimelik bir içerik
üretmeniz istenir. Son zamanlarda adından çokça söz edilen
eğlenceli içerik sitelerinden birine “dizilerde bıktırıcı 5
klişe” başlığı altında 200 kelimelik bir yazı yazmanız ve
bu yazıya uygun görseller bulmanız da istenebilir. Bir videoya alt
yazı yazabileceğiniz gibi yemek tarifi de istenebilir sizden. Ya da
bir e-ticaret sitesinin bloguna içerik üretebilirsiniz. Mesela
puzzle satan bir sitenin bloguna, resimleri puzzle olarak üretilmiş
ressamlar hakkında yazılar yazarsınız. Bazen çok daha zor
içeriklerle karşılaşırsınız, çünkü müşteriniz tabiri
caizse biraz gıcıktır... Bu kadar açıklama sonrasında ilk
cümleye dönüyorum:
İnternette
para kazanılan yazılar SEO uyumlu olmak zorundadır!
Google'a
“SEO uyumlu içerik ne demek?” diye sorduğunuzda zaten birçok
açıklama göreceksiniz. Bu konuyu araştırmayı size
bırakıyorum...
3-
Yazarak kazanmaya nereden başlamalı?
“SEO
uyumlu yazı nasıl yazılır?” konusunu öğrendikten sonra
kariyer sitelerinde (daha önceki yazılarımda belirtmiştim,
kariyer.net, secretcv...vs) kendinize bir özgeçmiş oluşturarak
“içerik yazarı, metin yazarı” gibi aramalarla iş ilanlarına
başvurmalısınız. Projesi olanları freelance çalışanlarla
buluşturan sanal mecralarda da şansınızı denemenizi öneririm.
Bana
gelen e-postaların arasında şöyle yazanlar çok var:
“Dediğiniz
internet sitelerindeki ilanlara baktım, iş bulamadım. Siz
çalıştığınız işleri benimle paylaşır mısınız?”
Bu
söylemi gerçekten anlamam mümkün değil. Sanki uzayda yaşıyor
gibi, bir günde iş bulacağını zannedecek kadar ülkemiz
gerçeklerine yabancı olan biri için ne yapabilirim?
“Bulana
kadar her gün bakmalısınız ilanlara” yanıtını vermeye cidden
utanıyorum. Ve o kadar çok zamanımı alıyor ki bu e-postalar!
Bu
olayın diğer bir boyutu ise biraz hazıra konmak oluyor, yani
farkında olmadan yapılan emek hırsızlığı... Şunu anlıyorum
ben:
“Evdeyazar
3 senedir uğraşıyorsun, öğrenmişsin birşeyler, paylaş. Hatta
çalıştığın yeri söyle, senin yerine ben çalışayım!”
Gerçekten
bu konuda çok rahatsızım, e-posta kutuma bakmak bile istemiyorum bazen..
Ben
iş aramak için saatlerimi günlerimi harcadıysam siz neden
harcamayasınız ki? Çalıştığınız ofise girsin diye
tanımadığınız insanlara referans oluyor musunuz? Peki bunu sizin
için yapmamı neden benden istiyorsunuz? Açıkçası bazı
e-postalar o kadar içtenlikle ve duygusal yazılmış oluyor ki,
yardımcı olamadığım için üzülmeme sebep oluyor.
Ama ben
üzülmeyi hak etmiyorum!
Olabildiğince deneyimlerimi sizinle
paylaşıyorum, sizse daha çok yardım etmem için beni
zorluyorsunuz. “Bana iş bul!” diye, tanımadığınız bir
insandan baskı görseniz ne düşünürsünüz? Biraz empati rica
ediyorum. Evet işsiz olmak kolay değil, bu durumu çok iyi
biliyorum. Ama kimseye bu şekilde baskı yapmayı hiçbir zaman
düşünmedim. Hatta bazı postalar var ki aynen şöyle yazıyor:
“Telefon
numaram bu, sizden bilgi bekliyorum!”
Nasıl yani, böyle bir zorunluğum mu var benim? Neden yapayım ki? Kim yapar ya da böyle bir şeyi...
Dediğim
gibi empati, biraz empati. Sevgili arkadaşlarım ben iş bulma
kurumu değilim, blog yazıyorum o kadar!
Uzattım
bu konuyu farkındayım, ama inanın çok sıkıldım...
4-
Nerede yazacağımıza nasıl güveneceğiz?
Son
zamanlarda bu işi gerçekten layıkıyla yapan siteler çıktı
ortaya. Ben de içlerinden biriyle yoğun bir şekilde çalışıyorum
bu aralar. Son derece profesyonel yazar panelleri var, fiyatları
gayet makul, her önüne gelene iş vermiyorlar. Referans yazı
istiyorlar, editör onayı veriyorlar. Yani siz paneli açıp
istediğiniz konuda, fiyatını gördüğünüz yazıyı seçerek
çalışmaya başlıyorsunuz. Yaklaşımlarından zaten kalitelerini
anlayabiliyorsunuz. Ama bazıları var ki, nasıl etsem de yazan
kişiyi sömürsem mantığındalar...
Geçenlerde
bir tanesine deneme amaçlı üye oldum. Projelere verdiğiniz
tekliften para alıyor, yani projeyi kazanmasanız da komisyonunu
sağlama alıyor, yazdığınız yazının %25-40 arasında bir
oranını komisyon olarak alıyor, üstelik varsa eğer blogunuz,
orada kendi reklamlarını yayınlatma zorunluluğu da koymuş! Bir
bitki adı taşıyan bu siteye dedim ki,
”Sömürünün
böylesini ilk kez görüyorum, haksız yere para kazanmanın üst
boyutundasınız!”
Hiçbir
cevap veremeyip üyeliğimi iptal ettiler. İnsan gerçekten bu kadar
kurnaz olabilir mi? Şaşkınlık içindeyim...
Bazıları
da utanmadan 100 kelimeye 50 kuruş teklif ediyor 2016 yılında! 3
sene önce bile öyle fiyatlar yoktu! Geçen bir tanesini eleştirdiğimde "ben işsiz insanlara istihdam sağlıyorum, bütçe bu ne yapabilirim" gibi kendince günah çıkaran bir yanıt verdi. Yani demem o ki sektör
geliştikçe iyiler iyice profesyonel ve güven veren bir aşamaya
gelmişler, piyasadaki köylü kurnazlarının ise sayısı belli
değil!
Ne yazık ki ülkemizdeki işsizliğin bir sonucu bu durum; gerçekten utanç verici...
İyiyi
bulmak için araştıracaksınız, iş deneyimlerinize
güveneceksiniz. Her iş gibi yani... Yapacak bir şey yok. Ben
tavsiye etmiyorum hiçbir yeri, çünkü bunu etik bulmuyorum.
Kimseye de sormadım bugüne kadar nerede çalışmam gerektiğini... Karşınıza çıkan iş fırsatlarını hemen kabul etmeden önce iyi analiz etmenizi öneriyorum.
5-
Ne kadar kazanılır?
Bu
işi düzgün bir platformda gerekli mesaiyi harcayarak yaparsanız,
bir maaş kazanabilirsiniz. Maaşın kaç lira olacağını siz
belirlersiniz. “Sen ne kadar kazanıyorsun?” sorularını
yanıtlamıyorum. Hayatım boyunca kimseye kazancını sormadım,
bence ne kadar iyi niyetli sorulsa da böyle şeylerin konuşulması
çok gereksiz, hele ki sanal ortamda! İş hakkında en ufak fikri
olmayıp direkt parasını soranları ise gerçekten anlamıyorum.
6-
Ne kadar zaman harcamak lazım?
Benim
freelance çalışma disiplinim var, sabah 7:00 gibi oturuyorum,
16:00'ya kadar çalışıyorum. Haftasonlarını kendime ayırıyorum.
Belki başkaları gece çalışıyordur. Freelance çalışmanın en
büyük avantajı da bu zaten. Esnek ve özgür...
7-
Blog yazarak para kazanılır mı?
Ben
bu blogu yaklaşık 3 sene önce açtığımda para kazanmak birincil
amacım değildi. Emek verdikçe blog para kazandırmaya da başladı.
Nasıl mı, Bumerang teklifleri, reklam teklifleri, tanıtım yazısı
teklifleri, ya da blogum aracılığıyla gelen proje teklifleri...
Adsense hesabımda işler karışık. Orayı saymıyorum zaten.
Bloglarında ürün tanıtımı yapanlar, blogu ticari bir mecra
olarak görenler mutlaka daha çok kazanıyordur. Ama benim için
blog öncelikle duygusal bir alan. Dolayısıyla öncelikli hedefim
okunmak, para kendiliğinden geliyor...
Umarım
içerik yazarlığını merak edenler için aydınlatıcı
olmuşumdur. Bol şans diliyorum..
not:
Yazarak Kazanmak konu başlığındaki bütün yazılarıma buradan
ulaşabilirsiniz.














