Bugün
internette okuduğum bir habere üzüldüm ki ne üzüldüm...
Ulan
İstanbul televizyonda bitiyormuş, ama aynı gün ve saatte internette
yayınlanmaya devam edecekmiş. Zaten iyi bir sosyal medya kitlesine
sahipmiş ve diziyi artık tabletten, pc'den izleyecekmişiz. Sıkı
durun, öyle bedava olmayacakmış, para verecekmişiz izlemek
için! Efendim bu uygulama Türk dizi tarihinde bir ilk
olacakmış. Sanki çok güzel bir yenilik getiriyorlarmış gibi bir
de “ilk olacak!” yorumu yapmışlar.
Hem
televiyon izlemek için para ödeyeceğim, hem internete aylık ücret
ödeyeceğim, hem o parasını ödediğim internette bir sürü
reklam göreceğim, bir de dizi izlemek için üzerine para vereceğim
öyle mi!
Elbette
bunu yapmayacağım! Bağrıma taş basıp Ulan İstanbul defterini
kapatacağım...
Bence bir çok kişi de aynı benim yaptığımı yapacak. Koltukta yayılıp büyük ekran televizyondan dizi izlemek varken niye beni tablete ya da bilgisayara mecbur ediyorlar ki? Hadi diyelim bilgisayarı televizyona bağlayıp bu sorunu bir şekilde çözdüm, ama niye ekstra para vereyim ki dizi izlemek için?
Sevdiğim
ve tek tük kalan dizilerin birbiri ardına yayından kaldırılmasına mı
kızayım, televizyon zevkimi yok etmelerine mi kızayım, soyguncu
kapitalizmin zevk aldığım her şeyden kat kat para almak için
türlü türlü saçmalıklar üretmesine mi kızayım bilemiyorum
gerçekten de..
Kimse
kusura bakmasın, isterse bölüm başına 1 kuruş alsınlar,
internetten dizi izlemek için para VER-ME-YE-CE-ĞİM!
Bence
kimse vermesin! Zevkine göre bir tane program bulamasan da TRT
vergisi ver, ehliyet değişiyor para ver, kaçak kullananlar
yüzünden elektrik dağıtım şirketi zarar etmesin (yazık vah vah
!) diye para ver, verginin üzerine vergi ver, ona ver, buna ver... İnsanın dağ başına kaçası geliyor!
Önce Galip Derviş'i yok ettiler, sonra Yalan Dünya'yı, yetmedi, Ah Neriman vardı eski Türk filmleri tadında, onu bile yok ettiler... Farkında mısınız yüzümüzde gülücük açtıran bütün dizileri birer birer yok ediyorlar. Elimizde bir tek Ulan İstanbul kalmıştı! Emre Kınay da ne güzel yakışmıştı Firuz rolüne!! Galiba AB grubunda olup kitap okuyan, beklentisi yüksek, komedi seven, kaliteli senaryo arayan izleyici kitlesinden nefret eden birileri var oralarda. Sayelerinde böyle de komplo teorileri kuruyoruz işte!
Efendim dizinin süresi 45 dakikaya inecekmiş ve de sansür olmayacakmış...
Açıkçası
bu işin altında sanki başka bir iş varmış gibi geliyor bana,
sanki emir büyük yerden gelmiş gibi hissediyorum. Değişen
reyting sistemine rağmen izlenme oranları da iyi olduğu için
diziyi kaldırmaya bahane bulamadılar ve belli ki aralardaki
dokundurmalar, özellikle de usta tiyatrocu Zihni Göktay'ın
canlandırdığı Servet Abi'nin lafları zülf-i yare dokundu!
Altın yumurtlayan tavuğu kesmeye gönlü razı gelmeyen tv
patronları böyle bir ara çözüm buldular! Bence böyle... Yoksa niye durduk yerde böyle bir karar alsınlar ki!
Demem odur ki, herkes
tiyatroya gidemiyor, herkes sinemaya gidemiyor, insanların akşam
eğlencesi günümüzde hala televizyon. Ama işte onun da içi her geçen gün daha da boşalıyor!
Sabah
sabah bağırasım geliyor: Gandemiiiir Gandemiiir, yeter artık
Gandemiirrr!!




