1 Ekim 2026 Perşembe

Kuşlar Uçmasın, Efendi Gibi Kendilerine Gösterilen Yoldan Yürüsün!

Az önce eski Twitter, yeni X'e bakayım dedim. Bu arada fark ettim ki Twitter'a X demeye bir türlü alışamamışım. Bin liraya " 1 milyon" diyen kafalardan mı oluyorum yoksa! Allahım korusun! X'in bir gün yine eski kuş haline döneceğini ve "cik cik" şeklinde kendi çapında öttü diye kuşların kafese tıkılmadığı günlerin geri geleceğini hayal ediyorumdur belki de. 

Öte yandan şöyle de bir gerçeklik var:

Her ne olursa olsun, beyin reddetse de; günün koşullarına adapte olmakm lazım. Öbür türlü maazallah eskilerin deyimiyle üç harflilere karışır insan! Var olan gerçekliği reddedip de hayal alemlerinde yaşamak "son tahlilde" fayda mı getirir a dostlar!

Hazır yeri gelmişken, yani üç harflilerden bahsetmişken şimdi sizi acı bir gerçekle de yüzleştireyim de sevaba gireyim bari. Bu iyiliğimin kıymetini bilin yalnız, sizin için elimi taşın altına koyup "kral çıplak" söylemi kadar radikal olmasa da sosyolojik bir gerçekliğe ışık tutuyorum neticede.

Evet derin nefes alın, olay şu:

Belki kabul etmeyeceksiniz ama, neredeyse hepimiz "üç harflilere" karışmadık mı neticede? Ben diyeyim sekiz sene, siz deyin on sene öncesine kadar "üç harfli marketlerin yanından bile geçmem" diyen sevgili entel kardeşlerim, burada mısınız! Hadi itiraf edelim; günümüz koşullarında üç harflilerde hangi indirim var acaba diye bakınmıyor muyuz hepiciğimiz? Evdeki yoğurdun, ne bileyim sütün markası artık üç harfli marketlerde satılanlarla yer değiştirmedi mi? Kırk yılın başı keyif için iki kadeh üzüm suyu içeceksek de o üç harflilerde bunu bulamayacağımız artık hepimize normal gelmiyor mu?
 
Ne o, sıkıldınız mı?  Havalar tam soğumadan azıcık soğuk su içebilir ve dağılabilirsiniz gençler...  

Neyse işte X'e bakayım dedim az önce, ki gündemi oradan takip ediyorum yarım yamalak da olsa; işte gördüm ki Zaytungya'da yine bir kuş sürüsü liderini kafese tıkmışlar. Orada her kuşun cüssesine göre kafesler varmış...

Amaan ne anlatıyorum yahu! Kendi yazdığım şeyden kendim sıkıldım... Hemen kapattım konuyu. Bu Zaytungya'da "çimser" diye bir birim varmış.  Mesela komşunun bahçesindeki güllerden mi sıkıldın, arıyormuşsun çimser'i. Hemen gelip o bahçeye çimleri seriyorlarmış ve böylece sen de haset ettiğin komşunun güllerinden kurtuluyormuşsun! Ne kadar harika değil mi?
 

"Alo Çimser!"
"Buyur Zaytungyanın değerli vatandaşı"
"Alt kat komşumun kızı bizim oğlana yüz vermedi, o oğlanı bir şeeder misiniz?
"Elbette, şikayetiniz alındı"
diyor mesela Çimser, sonra bir bakmışsınız ki kıza yüz vermeyen vatan haini oğlanın kafasına çim adam ekilmiş! Adaaaleett yerini şıppadanak buluvermiş...
Ai Görseli


Ya şimdi yazdıklarımı beğenmeyen biri gelir kapımın önüne çim falan ektirir, maazallah ayıkla pirincin taşını ondan sonra. O çimler sulanacak, biçilecek, bin tane iş...

İşte bu nedenlerden ötürüüü.... Sevgili, canım izleyicilerim, kuş sürüsünün liderini niye kafese tıkmışlar da falan da filan da bunları es geçiyorum. Çünkü biliniyor ki, efendime söyleyeyim; kuşların uçmaması gerekir. 

Kuşlar da akıllı olsunlar, insinler yere, "kendilerine gösterilen" yoldan efendi gibi yürüsünler!

Eskidenmiş o "her kuşun eti yenmez" lafı. Her kuşu kafese tıkar, gerektiğinde de sosa bulayıp...

Neyse işte bu kadar yeter! Gerisini siz hayal edin, ama sakın ha; bir dost tavsiyesi;

 Hayal dünyasında yaşamayın!

Sevgiyle efenim, 

Hamiş: Benim kimseye zararım olmaz, kuşlarla falan da işim olmaz. Büyüklerimizin eteklerinden öperim efenim, itinayla...
 


Devamını Oku