22 Nisan 2016 Cuma

Bayramlarımız gelebilir mi geriye?

Çocukluğumun bayramlarını geri istiyorum,
Kadın erkek, çocuk yaşlı herkesin en güzel elbiselerini giydiği günleri,
Kasaba meydanına “bayram seyretmeye” gidilen o naif zamanları...


Bayram seyretmek nedir, seyrederken coşmak nedir, bayram şiiri duyunca ağlamak nedir bilmeyenlere inat,
Getirir misin o kıymetli günleri geriye...
Bayram akşamları meşaleler yakıp marşlar söyleyelim yine,
Fener alayının peşine takılan çocuklar olalım bir günlüğüne!
Bari bir günlüğüne kapatalım,
Ekrana göstermelik küçücük bayrak resmi kondurarak, bayram kutladığını sanan kepaze televizyon kanallarını!
Sadece bir günlüğüne uzaklaşalım “şov biziniz” dünyasının cahilliğe övgü düzeninden!


23 Nisanlarda çocukları izlesek ne kaybederiz?
Kim alıyor elimizden bayramlarımızı birer birer...
Kim, neden, nasıl geldik bu kara zamanlara...


Önce demir perde ülkelerinin âdetleri bunlar dediler,
Sonra, ne o öyle resmi geçit falan dediler,
Soğuk şeyler bunlar dediler,
Formaliteye ne gerek var dediler,
Bayramları stadyumlardan halka indireceğiz dediler,
Resmi geçitlerle değil, şölenlerle kutlayacağız dediler,
Artık bunları da demiyorlar!
Bahanaler, bahaneler, bahaneler...
Oysa ben, çocukluğumun bayramlarını istiyorum sadece!

Geri getirebilir misin,
Sen evet, sen!
Geri getirebilir misin çocukluğumun 23 Nisanlarını geriye...


Sen istersen belki yine birlik oluruz, elele oluruz,
Bayram yeri olur sokaklar,
Onlar, bunlar, şunlar değil;
Biz” oluruz belki yine...
Ne dersin, bayramlarımız gelebilir mi geriye?




30 yorum :

  1. İnanın zaman zaman aklımdan geçenleri yazmışsınız, hem hüzün, hem de o bayramların geri geleceğine dair umut taşıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçim öyle dolu ki, ne desem ne yazsam fayda etmiyor...

      Sil
    2. Hiç bir şeyin fayda etmediği zamanlardayız sanırım. Umarım düzelir, ve evlatlarımıza o coşkulu bayramları yaşatabiliriz..

      Sil
  2. Hislerimize tercüman olmuşsunuz. Osmanlı'nın karanlık dehlizlerinde yolumuzu kaybettik. Cumhuriyetin ve Atatürk devrimlerinin ışıltılarını teker teker unutturmaya çalışıyorlar millete. Halkımız koyunlaştırılmış. Nereye gittiğinin ve neler kaybettiğinin farkında bile değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Boğazımda bir yumruk...
      Dün kulağıma çalındı televizyonda "Osmanlı hanedan üyelerinin herbirine 10 bin lira maaş bağlamak" dan bahsediyorlardı, gerisini dinlemeye yüreğim elvermedi, mehepe partisiydi galiba...

      Sil
  3. Aslında dürüst olmak gerekirse ben de geçmişte bu bayram kutlamalarının zorlama olduğunu düşünüyordum. Ama kaldırılmaya başlanınca Cumhuriyetin sembollerinin ortadan kalktığını görmeye başladım. Bu kutlamaları kaldıranların amacı belli de milletin bu kadar kolay kabullenmesi garip.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kendi kendimize yaptığımız eleştiriler, daha doğrusu Atütürk adı kullanılarak yapılan saçma uygulamalar bügünlere gelmede çok işe yaradı maalesef. Bürokrasiden dert yanıyorduk mesela, bu eleştirimiz bahane edildi, bürokrasi yeniden şekillendirildi. Bayramlardan yakındık dedindiğiniz gibi, hoop hepsi kaldırıldı yok edildi, devlet protokolünü eleşiriyorduk, hoop kurallar alt üst oldu.
      KAbullenme meselesine gelince, çünkü toplumun kodlarıyla oynanadı ilmek ilmek taa 80'lerden bu yana!
      Sonuç işte bu, dış mihraklar falan diyorlar ya, o dış mihraklar tam da bu toplum mühendisliğinin orta yerinde duruyor benim düşünceme göre.
      Garip olan bir şey yok aslında, garip olan bizleriz belki de...

      Sil
  4. Çok doğru söylüyorsunuz onlar bizim şikayetçi olduğumuz konuları kendi istedikleri şekilde çözmeye soyundular. Aslında işin acı tarafı Cumhuriyetçi olduğunu iddia edenlerin belediyede, bürokraside ya da mecliste düzgün çalışmamalarının da büyük katkısı var bu olanlarda. Sadece kuru kuru siyaset yaptılar. İcraat ve çalışma yok maalesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet gelinen noktada çalsın ama çalışsın kabullenişi var. Belki akıllanırız bundan sonra, belki yine "biz" olabiliriz, belki herşeyi kuru kuru eleştirmek yerine dediğiniz gibi daha çok çalışabiliriz..
      Bilemiyorum, ben sadece bayramları özlüyorum...

      Sil
  5. Hiç bir zaman güzel düşüncelere karşı umudumuzu kaybetmememiz gerekiyor.İnşallah her şey düzelecek ve yoluna girecek,Atatürk'ün açtığı yolda durmadan hedefimize doğru ilerleyeceğiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet umut olmadan olmaz, katılıyorum size...

      Sil
  6. İnsanlar o kadar alışmış ki, artı hiç bir şeye tepki vermiyor. Eskiden bayramları coşkuyla kutlardık. Stadyumlarda gösteriler sonrası Onuncu yıl marşımız çalardı. Son bir kaç yıldır o marşımızı duyan, aklına gelen var mı? Şimdilerde her yerde mehter çalıyor kimse de ses etmiyor. Değerlerimizi kaybediyoruz ama herkes susmayı sanat bellemiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yeni açılan köprülerin adları hep Osmanlılar, hiç Atatürk var mı? Bütün statların adı Arena... Yavaş yavaş dönüşüyor her şey, biz ise adeta biten filmin ardından jenerik sahnesini izliyor gibi boş boş bakıyoruz sadece...

      Sil
  7. Geri getiremeyiz ama o zamana yakın yaşayabiliriz : )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl ve nerede:)

      Biliyorsunuz Atatürk büstüne çelenk koyanlar bile tutuklanıyor...

      Sil
  8. İlk okulda şiir okudugumuz günleri hatırlattı bu yazı bana.

    Sonrasında sanırım hiç bayram olmadı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bayramlar yasaklandı çünkü...

      Sil
  9. Her bayramda içim acıyor :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elimizden geldiğince tüm coşkumuzla bayramlarımızı kutlamalıyız. Özellikle çocuğu olanlar daha hassas olmalı...

      Sil
  10. Törensel bayramların gürültüsünü, heyecanını ve sıkıntısını her daim özlemle bekleyeceğim. Buna fazlasıyla eminim.

    Ancak şunu da belirtmek istiyorum. Bir 23 Nisan çocuk bayramında, çocukların kısıtlanıp törenlerde başrollerde isteksizce oynatılıp olgun bireylerin onları seyretmesi de, çocuk bayramına ters düşen bir hareket olduğunu düşünürüm hep.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Törene katılan çocukların kısıtlandığını düşünmüyorum ben. Bayramlık kostümleri içinde heyecanlıdır hep çocuklar, kendilerini özel hissederler. Hem bir gün sıkılsalar ne olur ki... Saçma sapan eğitim sisteminde, sansürcü zihniyetin yönlendirmesi ile, erkenden evliliğe teşvik eden yaklaşımlarla hayatları bırakın kısıtlanmayı cendereye sokulmuyor mu? Cumhuriyetin sembolüdür bayramlar, biz büyükler çocuklar bayramda sıkılıyor diye kendi kendimize evhamlar yaratmasaydık, belki de 90 yıllık kazanımlar böylesine har vurup savrulmayacaktı... Ben bu değerlere sıkı sıkıya bağlı olmak gerektiğini, bazı ritüellerin değişmemesi gerektiği düşüncesindeyim...

      Sil
    2. İsteksizce oynatıldıklarına inanmıyorum ben. Çocuklar kendileri istiyorlar böyle görevleri. Kimseye zorla yaptırılmıyor. Kaldı ki bayramlarda kimse kılını kıpırdatmayacaksa bize bu yurdu verenlerin yüzüne nasıl bakacağız. Çocuklarımıza en başta bu duyguyu vermeliyiz.

      Sil
  11. Merhaba;
    Yürekten katılıyorum bu güzel yazınıza ...
    Bizler gibi Atatürk'ün çocukları olduğu sürece bu bayram coşkusu yüreğimizden hiç gitmeyecek ...

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun ...
    Tüm çocukların ve yüreği çocuk kalanların bayramı mutlu , kutlu olsun ..

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  12. okurken gözlerim doldu gerçekten çok güzel bir yazı yazmışsınız elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  13. Bayramlar avm lere taşınmış durumda 2 sene önce 23 Nisan da kapıdan her girenin eline tutuşturulan bayrakların yemek bölümünde yağlara, mayonezlere bulanmış halini görmüş yemek artıklarıyla karışmış çöp araçlarının üzerinde, içinde kalışına şahit olmuş birisi olarak eski bayramlarda okul arkadaşlarımın en önünde gururla taşıdığım bayrak geldi aklıma. Artık ne oralara gidiyorum ne de o görüntüyü unutuyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok dokunaklı gerçekten de, nerelere geldi toplum böyle...

      Sil
  14. gerçekten de artık çocuk olmak buralarda zor oldu sanırım bizim dönemlerin en büyük çığlığı bu hem çocuklugumuzu hem çocukluğumuza dair haklarımızı istiyoruz ama kimden nasıl isteyeceğiz bilemiyoruz elimizi bağladıkça bağlıyorlar sadece Atatürk'ün büyüklüğüne bize bıraktığı asil cümlelerine sığınıyoruz her ne kadar emanetlerini koruyamasakta :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha sıkı sarılmalıyız, yoksa iş işten geçmiş olacak...

      Sil