30 Aralık 2014 Salı

2014'ün en bi öz bi tv olayları!

İşte geldi yine aralık ayının 30'u. Yılın son günlerinde geçmiş yılın muhasebesini yapmak, yeni yıla dair dilekleri ve umutları sıralamak âdettendir. Ben de televizyon programları üzerinden yapacağım geçmiş yılın değerlendirmesini. Buna mecburum, açık açık yazsam maazallah, hakaret davası falan açarlar kaldıramam. Uslu olup kuzu kuzu magazin anlatacağım bu nedenle:

**2014'de yılın televizyon olayı, reyting sisteminin değişmesi

Bence yılın tv olaylarından en önemlisi, reyting sisteminin değişmesi olmuştur. Yeni sisteme göre “Beyaz Türkler” olarak aşağılanan grup, artık televizyonda izleyecek program bulamayacak! Dizileri ise bu grup şimdiden unutsa iyi olur. Gazamız mübarek olsun!


Eskiden AB denilen bu grubun beğenileri saptanırken deneklerin eğitim seviyesi önemliydi, ama maalesef artık bu sistem değişti. Yani istediğiniz kadar okuyup diploma alın, rafine zevkler edinmek için yıllarınızı entelektüel dünyaya yatırım yapmaya harcamış olun, artık televizyonda izlemek istediğiniz programları belirleyen kitlede eğitim şartı aranmıyor! Yani 5000 lira geliri olan, ama hayatında eline bir kitap almamış, bir kere bile tiyatroya gitmemiş, nasıl seçildiği muamma olan deneklerin evlerindeki reyting ölçme aletleri ne gösteriyorsa onu izletiyorlar bize. Demokraaasi sandık demek zaten, son yıllarda en sık duyduğumuz cümle de “Milli irade ne derse doğru odur!” değil miydi? Milli iradeden her gün uzaklaşıyorsanız ve onu tanıyamıyorsanız bu da sizin sorununuz! İzlemeyin televizyon, henüz kapanmamışken tiyatroya gidin, sinemaya gidin, ya da eski dizileri, filmleri, programları düşünerek kendi kendinize avunun!



Her ne kadar son zamanlarda kendini tekrar ettiği için sıksa da olsun artık bir Yalan Dünya yok mesela. Kendi halinde bir dedektif olan Galip Derviş'in bile geçen akşam final bölümü vardı. Düzgün düzeyli bir aile dizisi olan, yılların sanatçısı Perran Kutman'ın oynadığı Ah Neriman 3-4 bölüm sonra kaldırıldı. Hatta dün gazetede okudum, Perran Hanım bu duruma o kadar üzülmüş ki, avuç avuç saçları dökülmeye başlamış! Kurt Seyit ve Şura bile Kıvanç Tatlıtuğ'a rağmen dayanamadı bu sisteme. Aykırı Sorular'da Enver Aysever'in tepeden
bakan hallerini hiç sevmezdim, onu bile mumla arayacağım aklıma hiç gelmezdi. Halkımız istiyor diye hani bir dönem arabeski yüceltmişlerdi ya, benzeri bir dayatma dönemi daha yaşıyoruz. Çoğunun adını bile bilmediğim, ama sayılarının 90'ı bulduğu söylenen garip dizilerde garip garip hikayeler anlatıyorlar artık. Bense çoktan Fransız kaldım bütün bu olup bitene..

Yani demem o ki, geçen sene televizyonlarda cahiliyeye methiye devri resmen başlamıştır, bu böyle biline! Bir zamanlar TRT2'de Pazar Konserleri vardı bilir misiniz, klasik müziğin en seçkin örnekleri yer alırdı, ahh ahh gıymatını bilememişiz!


** Televizyonun dahi çocuğu Acun, kanal satın aldı.

Gerçi 2013'ün sonlarında gerçekleşti bu olay ama 2014'de yankılandığı için ben konu başlığı olarak ele almak istedim. Elbette kazancında parasında pulunda gözüm yok. Ama işte insan inanamıyor. “Pre-intermediate” olduğu izlenimini uyandıran bir İngilizce ile dünyanın çeşitli ülkelerinin sahillerinde dolaşıp bikinili ablalara “meraba Türkiye” diye el sallatan bu arkadaş, artık bir medya patronu oldu! İnsanların eğlenmeye ihtiyacı var diye önce kanaldaki bütün ciddi haber ve düzeyli magazin programlarını kaldırdı ve şu anda Türkiye Acun ile eğleniyor. O ses bu ses takılıyorlar... Yani demem o ki, artık biz tv8 ile eğlenen bir toplum olduk. Devekuşu kabare düzeyinden fersah fersah uzaklaştık netekim. Ee her sistem kendi zenginlerini ve kendi eğlence anlayışını yaratır. Acun da bu dönemin zengini, yeni trend eğlence anlayışı da böyle. Yapacak bir şey yok!

**Kavgasız gürültüsüz tartışma programı kalmadı!

Eskiden sadece muhalif seslerin çıktığı tartışma programları olurdu. Yani işte duymak istediklerimizi birileri söyler, biz muhalifler de azıcık rahatlardık. Artık öyle bir şey yok, “ille de sağdan ve soldan birileri olmalı ki tartışma demokratik olsun!” kılıfı altında muhalif seslerin susturulduğu, kavga gürültü ile geçen sözüm ona tartışma programları var artık merkez medyada. Şirin Payzın'ın programını saç baş yolmadan izleyemezsiniz mesela, Ahmet Hakan derseniz keza öyle. Kadrolu tartışmacılar var, çıkıp birbirlerine bağırıyorlar, kimsenin kimseyi dinlediği yok. Ben şahsen kendime bu kadar eziyeti reva görmüyorum ve hiçbirini izlemiyorum. Sonra ne oluyor, hiç bir şey olduğu yok, olaylardan kopartıyorlar insanı zorla. İstenen de bu değil mi zaten. Ee televizyon yaşamı yansıtıyor. Sahi siz meclisi hiç bu kadar düzeysiz görmüş müydünüz?

** Nazlı Ilıcak magazinci oldu!




Haftasonu gözlerime inanamadım, Kanal D'de “Nazlı Ilıcak'la pazar gezmesi” adlı bir magazin programı vardı. Nazlı Ilıcak Fatih Ürek'İn evine gitmiş ve bildiğiniz magazin geyiği yapıyordu. Yıllarca tartışma programlarının kadrolu elemanı olup iktidarı övmek için kendini parçalayan Nazlı Hanım, artık muhalif olmuştu ve üstüne üstlük magazin programı yapıyordu! Buna ne diyebilir ki insan!
Kırmızı kar yağarsa da şaşırmayacağız artık. Hatta aynı performansı Nagehan Alçı'dan da bekliyorum ben. Kendisi eğer sabah şekerleri programı sunarsa hiç şaşırmayacağım. Tamam insan paraya ihtiyacı varsa her işi yapar da yılların Nazlı ılıcak'ını çözebilmiş değilim! Demek ki o gerçek bir kez daha kanıtlanmış oldu:
Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir!” Ben burada 2015'e umutla bakabilmenin ipuçlarını da görüyorum. Nazlı Ilıcak önce muhalif, sonra da magazinci olmuşsa, demek ki kimler ne olmaz değil mi ama!

**Kim kiminle nerede nasıl?
Madem magazin haberi yapıyoruz, hakkını verelim. Devam ediyorum ben:
Yılmaz Erdoğan âkil adam oldu, BKM mutfağın çömezleri de ülkemizin güzide komedyenleri olup çıktılar. Hatta öyle bir yükseldiler ki, Vodafon gibi dünya devi firmaların reklam yüzü bile oldular, paraya para demiyorlar. Yıllardır havuçlu ana ve hıyarlı babaya yıkıla yıkıla gülüyoruz ülke olarak... Recep İvedik 248 vizyona girecek neredeyse, serinin her filmi rekordan rekora koşuyor. Ha sahi bir de Yavuz Bingöl var, kendisi merdivenleri üçer beşer atlıyor. Osmanlı döneminde Nedim vardı yanılmıyorsam, Nedim misali yeni fenomenlerden.
....
Bir zamanlar TRT-2
Daha çok şey var anlatacağım, koca yılın muhasebesi öyle kolay kolay biter mi... Yarına devam ederiz, bu arada sizin aklınıza gelenler olursa çekinmeyip yorumlarınızla katkıda bulunmanızdan mutluluk duyarım. Birlikte 2014'ü düzeyli magazinle kapatalım, anımız olsun :)


6 yorum :

  1. Her zamanki gibi yine çok güzel bir anlatımla yazmışsın. Sana katılmamak imkansız. Devamını bekliyorum yazının. Mutlu, huzurlu, sağlıklı, bol sevgi dolu bir 2015 diliyorum şimdiden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, sevgiler :)

      Sil
  2. 2 yıldır doğru dürüst televizyon izleyemiyorum. Arada Fenerbahçe maçına giderdim, artık derbiler bile sıkıcı oluyor. Sizi okuyunca çok fazla bir şey kaçırmadığımı da aldım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle giderse bir süre sonra zaten isteseniz de izleyecek bir şey bulamayacaksınız, umarım bu gidişin bir noktası olacak:)

      Sil
  3. Çok iyi özetlemşsiniz durumu. Tüketim çağında yaşıyoruz. İyiye güzel olana rabet yok. Biz böyle olmamalıydık.

    YanıtlaSil