22 Eylül 2016 Perşembe

Sen Benim Hayatımsın, Ferzan Özpetek'ten şahane bir kitap...

Çok sevdim ben bu kitabı. O kadar sahici, o kadar akışkan, o kadar yumuşak, o kadar samimi ve o kadar duygulu ki satırlar... Kitabı bitirdiğimde Ferzan Özpetek'in daha önce gördüğüm bütün filmlerini tekrar izleme isteği oluştu içimde. Çünkü bu kitaptan sonra filmlerdeki karakterlere daha yakından bakabileceğimi biliyordum, çünkü çoğu ile satır aralarında tanıştım, çünkü çoğunu çok sevdim.


Sevgilisine yazıyor kitabı Özpetek; mektup gibi, anılarından bahsediyor. Anılarında yer alan tüm dostları da konuk oluyor yazdıklarına. Bütün sahicilikleriyle, oldukları gibi, aslında film gibi. Evet, tam da öyle. Bir sinemacının gözünden anlatılanlar, sahiden de film gibi. Bakın ne diyor kitap hakkındaki söyleşisinde;
    Uzun bir mektup aslında. İçimde öyle bir duygu vardı. Sevgilim uçakta yanımda uyurken yazdım, evde yazdım, yollarda yazdım, 18 ay boyunca her yerde yazdım. Bir sürü bölümünü de ağlayarak yazdım. Çünkü hafızamın şeridini, en ufak ayrıntıyı yeniden görebilmek için geri sardım. Her kareye dikkatlice yeniden baktım. Tıpkı boş bir sinemada, çocukken bin kere izlediğimiz ve büyülendiğimiz filmlerin sırrını iyice yakalamaya çalışır gibi… Ve şunu fark ettim: Hafızamız dijital değil. Eski bir film şeridi gibi dönüyor ve yıpranıyor. En çok sevilen görüntüler de yanıyor!” ***

Roma'da geçen 39 yılını anlatıyor yazar. Roma'da eski bir apartmanda yaşarken “ailem” dediği insanların sıcacık hikayelerini anlatıyor. Toplum normlarına göre “aykırı” sayılan tiplerin, aslında nasıl da “insan” olduklarına şahit oluyorsunuz kitabı okurken. Ailenin kan bağıyla değil, sevgi bağıyla kurulduğuna tanık oluyorsunuz bir kez daha. Önyargılardan arınmış, masalsı bir dünyaya götürüyor Ferzan Özpetek. Hangi apartmanın teras katında bütün komşular her pazar yemek yer ki zaten... Ancak birbirlerini çok sevmeleri lazım, ya da belki de birbirlerine tutunabilmeleri lazım.


Sanki Ferzan Özpetek kitap yazmamış da eline kamerayı alıp birilerinin hayatını kaydetmiş gibi, çoğunlukla da kendi içine, kendi aynasına tutmuş o kamerayı. Bence daha fazla anlatmayayım, siz de okuyun. Bambaşka yaşamların bambaşka insani boyutlarına tanık olurken, yazarın naifliği sizleri de sarmalasın.


Ve son olarak Ferzan Özpetek'in şahane filmi “Bir Ömür Yetmez”in şahane şarkılarını söyleyen Gabrielle Ferre ile başbaşa bırakıyorum sizleri...



12 yorum :

  1. Çok merak ettiğim ve son zamanlarda çokça adından söz ettiren bir kitap kargom yolda içinden çıkacak bu güzel eser okumak için sabırsızlandığım bir eser...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben en kısa zamanda İstanbul Kırmızısı'nı da okumayı düşünüyorum, kitap bitmesin istedim okurken, o derece beğendim:)

      Sil
  2. Serseri Aşıklar filmindeki şarkılar da çok güzeldi. Sezen'İn şarkısı var hatta. Tavsiye derim.
    Çok sıcak anlatımı var Ferzen Özpetek'İn filmlerinde. Kitabını hiç okumadım. Sıra da gelmez sanırım ama yakında çıkacak filmini merakla bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün filmlerini kronolojik sırayla izlemeyi düşünüyorum bu hafta sonu :) Bence filmlerini seviyorsanız kitabı da çok beğenirsiniz. Yaında çıkacak filmi ilk kitabı İstanbul Kırmızısı sanırım bu aralar okumayı düşünüyorum.

      Sil
  3. ah evet yüreği titretiyor,okuması da çok zevkli,verdiği haz da.
    sevgiler

    YanıtlaSil
  4. Ferzan Özpetek okumadım hiç ama anlatımınızdan çok hoşlanacağım belli. Gabrielle Ferre'nin şarkısını dinlemiştim ama tekrar dinlemek iyi geldi:) Selamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten iki tane kitabı var, önceki kitabı İstanbul Kırmızısı'nı da en kısa zamanda okumayı düşünüyorum. Bence Taş Ev'de yağmurlu bir havada bu kitap çok güzel okunur:)

      Sil
  5. Hocam size iletişime geçip konuşup bilgi alışverişinde bulunmak istiyorum lakin iletişim formu yok sanırım sitede..bu yoruma e posta bırakır mısınız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogun üst kısmında bir iletişim formu var, orayı kullanabilirsiniz.

      Sil
  6. Yine kitap fuarından bavulla çıkacağım herhalde,bütün kitapları okuyasım geliyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün elbiseleri giyesi gelen insanlardan olmaksa fuardan bavulla kitap almak elbette hoş olur:)

      Sil