2 Şubat 2016 Salı

Dünyadan ilginç kadın haberleri!

İyi günler sayın seyirciler, şimdi haberlere geçiyoruz.

Aldığımız son dakika haberine göre Almanya'nın en büyük kentlerinden birinde toplanan binlerce kadın, “Son dönemlerde artan kadın cinayetlerine son!”Helga'lar ölmesin!“Helga, Hans'ın malı değildir!” şeklindeki çarpıcı pankartlarla eylem yaparken, polis göstericilere saldırdı. Binlerce kadın sıkılan gazdan baygınlık geçirirken, ortalık savaş alanına döndü. Göstericilerden biri “Kadına şiddet bu ülkenin kaderi değildir. Bütün Helga'lar kurtulana kadar mücadeleye devam!” açıklaması yaptı.

Öte yandan İsviçre'nin Bern kentinde gece saatlerinde tacize uğrayan bir kadın için sosyal medyada açılan başlıklar ülke gündemine oturdu: “Bir İsviçreli kadın, gece vakti sokakta ne yapıyormuş acaba?” şeklinde atılan tweet sonucunda binlerce İsviçreli erkek, aynı şekilde tweet'ler atmaya başladı. Her konu hakkında referandum yapılan İsviçre parlemantosu bu konuyu da gündemine taşıdı. Yapılan oylamada, gece 23.00'den sonra sokağa çıkan kadınların her şeye müstehak olduğu!” sonucu çıktı ve o saatten sonra sokakta gördüğü kadını taciz eden erkeklerde “ağır tahrik” unsuru düşünülerek, ceza indirimi uygulanacağı bildirildi.

Avustralya'nın Sidney valisi, “tayt giyen kadınlar erkekleri tahrik ediyor, edebinizle giyininiz!” şeklinde bir açıklama yapınca, kadınların yüzde 50'si valiyi haklı buldu ve evlerindeki taytları getirip şehrin özgürlük anıtı önünde sembolik olarak yaktılar. İçlerinden bir kadın, “Valimiz son derece haklı. Eğer bu dünyada erkekler suç işliyorsa, bunun sorumlusu bizleriz, haddimizi bilelim” şeklindeki açıklamasıyla büyük alkış topladı.

Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de kız çocukları ile erkek çocuklarının aynı sınıflarda ders görmeleri yasaklandı. Finlandiyalı çiçeği burnunda eğitim bakanı yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Kızlar ve erkekler birbirlerinden ayrı tutulmak zorundadır. Ataşı'nan barut yanyana durmaz. Biz bu konuda gerekli düzenlemeleri yapıyoruz. Değil aynı sırada oturmaları, aynı sınıfta olmaları dahi düşünülemez. Hedefimiz ayrı binalarda eğitimi sürdürmek!“
Finlandiya'da kız çocuklarının 9 yaşına kadar okumaları yeterli görülüyor. “Adını soyadını yazsın, pazarda somon balığının fiyatını okuyabilsin yeter. Fazla okumak kızların gözünü açar, gözü açılan kızlar Finlandiya'nın ahlakını zedeler!” diyen eğitim bakanı, başarılı çalışmalarına milli iradenin desteğiyle devam ediyor.

Diğer bir haberimiz ise Kanada'dan. Kanada'da “kadın olma yaşı” 18'den 9'a düşürüldü. Bu sayede aileler, kızlarını 9 yaşına geldiğinde diledikleri adamla evlendirebilecek, hatta bunun karşılığında uygun gördükleri bir parayı da talep edebilecekler. “Aileler boşuna değil, kendilerine faydalı olsun diye çocuk yetiştirir. Bir çocuk kolay mı büyüyor? 9 sene bakıldıktan sonra bir kızın satılmasından daha doğal ne olabilir! Yaşı geçince kız para etmez!” diyen aileler, Kanada'nın milli servetine katkı için, sattıkları kız çocuğu başına aldıkları paradan yüzde elli oranında vergi ödüyorlar.

Son haberimiz ise Türkiye'den:

Sayın seyirciler, biliyorsunuz bugün günlerden 4 Nisan 1926. Medeni Kanunu kabul eden Türkiye'de birden fazla kadınla evlenmek yasaklandı, evlenmek için yaş sınırı getirilerek küçük yaşta evlenmeler kaldırıldı, kadınlara da boşanma hakkı tanındı, miras hukukunda kadınlara eşit haklar getirildi.

İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?diyen Atatürk adında bir liderleri var onların...




******************
Bu yazıyı yazmama ön ayak olan “kadın olmak” adlı mimi bana paslayan sevgili “sağlikliyasamgurusu” bloguna çok teşekkür ederim. Mimi bu yazıyı okuyan bütün blog yazarlarına paslıyorum ben de.

 Yazalım güzelleşim, sevgiyle...




22 yorum :

  1. Kaleminize saglik. Atatürkün degerini her gün biraz daha fazla anliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bugünleri görmesi, birebir tarif etmesi, önlemler alması... Keşke meşaleyi söndürmeden koşuya devam edebilseydik...

      Sil
  2. Canim cok kiymetli bir paylasim yapmissin senden bekledigimde buydu,farkini ortaya koymus imzani atmissin. Emegine ozenine saglik.kocaman sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, ben de sayenizde bu konuya dair bir paylaşım yapmış oldum, sevgiler

      Sil
  3. Çok beğendim ellerinize sağlık.Sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. Gerçekten çok güzel bir yazı olmuş. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk özlenecek, örnek alınacak bir lider.

    YanıtlaSil
  5. Son paragraf herşeyi özetlemiş. Ülkemizdeki durumu da farklı bir yöntemle anlatmissin. Kalemine saglik

    YanıtlaSil
  6. Konuyu ele alış tarzınız o kadar ilgi uyandırıyor ki, sonu nereye varacak diye bir solukta okunuyorsunuz. Atatürk'ün Türk kadınına bakış açısı takdire şayan. O devirde kadına verilen hakların bir kısmı, Avrupa ülkelerinde bile yoktu. Hal böyleyken, benim anlamakta zorlandığım ise; günümüz kadınları arasında, Atatürk'e sırtını dönmüş bir kesimin bu ülkede hala varlığını sürdürmesi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum yapamıyorum, ne denir ki...

      Sil
  7. Çok etkileyici bir yazı olmuş. Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum için ben de teşekkür ederim, sevgiler...

      Sil
  8. Yazıyı okurken kalbim sıkıştı resmen. Zira bol ampullü ülkelerde kadın olmak zor zanaat.
    İyi ki 1926 yılındayız ve ileri görüşlü bir liderimiz var. Düşünsenize, ya 2016 yılında yoğun örümcek ağları yüzünden beynine oksijen gitmeyen monarşi özentisi liderlerimiz olsaydı?!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, iyi ki 1926 yılındayız gerçekten de. Nasıl katanılırdı ki o dediğiniz durumlara, düşüncesi bile ürkütücü geliyor...

      Sil
  9. Çok güzel ve sürükleyici bir yazı olmuş takibe aldım
    bende blog açtım takibe alıp destek olursanız sevinirim

    YanıtlaSil
  10. Gün gelecek bazı şeyler elbette değişecek. Yani öyle umuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de umuyorum, umut olmadan yaşam olmaz ki...

      Sil