13 Mart 2014 Perşembe

Dizilerde bile kandırılıyoruz; örnek mi, Merhamet dizi finali!

Toz duman ülke gündeminin içinde son günlerde o kadar dağıldım ki, bu psikolojiden kurtulmam lazım bir an önce.. Halim hal değil, depresyonun eşiğindeyim zira.. Tapeler, yolsuzluklar, ölümler, seçim mitinglerinde gözümün içine baka baka söylenen yalanlar! Dayanma sınırlarım zorlandıkça zorlanıyor.. Bir yandan da hayat rutinimi sürdürmek zorundayım.

İşte bunun farkında olarak, baştan beri takip ettiğim Merhamet dizisinin finalini kayıttan izleyip, biraz gündemin ağırlığından uzaklaşayım; bari biraz kendime geleyim dedim bu sabah. Hata etmişim, keşke izlemeseydim! Bana göre oturaklı, roman uyarlaması olduğu için kurgusunu beğendiğim Merhamet dizisi bile çığırından çıkmış meğer! Gerçi en azından izleyiciye saygı duyup final çekmişler ama bu kadar da sallapati bir final olmaz ki be kardeşim! Hani final bu, mutlu son olur, büyük bir masada mutlu mutlu toplanıp karakterler eğlenirler, ben de biraz pozitif enerji yüklenirim demiştim. Zira her ne kadar dramatik sahneleri olsa da komedi unsurlarını bolca barındıran bir diziydi Merhamet.
Nerdeee, böyle düşünerek hata etmişim; dedim ya keşke izlemeseydim de kendim hayal etseydim dizinin finalini..

merhamet
Resim yazısı ekle


Diziyi izleyenleriniz bilirler; Sermet, mafyatik ilişkilerin içinde bir adamdı. Başlarda kendisine sinir oluyorduk ama Deniz'e aşık olduktan sonra sevmeye başlamıştık kendisini. Çünkü aşk sayesinde yufka yürekli bir adam olup çıkmıştı.. Her neyse, hep birilerini döverken, birilerini öldürürken gördük Sermet'i dizinin başından bu yana, hiç kimse O'na saldırmamıştı. Ne olduysa oldu; dizinin finalinde birden kötülük yapıp Amerika'da yaşamak zorunda bıraktığı eski ortağı Erol Bey, komandolar tuttu ve patada kütede silahlı saldırıda bulundu Sermet'in orman içindeki evine..

Hadi silahlı saldırı oldu diyelim de mantık hatasını ne yapacağız? Bugüne kadar Cnbc-e'de izlediğim bütün ajan dizilerinde gördüğüm kadarıyla, koruma ekibi birbiriyle sürekli iletişim halinde olur. Şimdi bu Sermet'in korumaları dizilmişler evin yakınlarına, birinci ölüyor, diğerinin haberi olmuyor. İkinci ölüyor, üçüncünün yine haberi olmuyor. İyi de pardon, güvenlik ekibi bunlar, telsizle “nokta-1 burada her şey yolunda, tamam”, “nokta-2 her şey yolunda tamam” gibi aralarında konuşmaları gerekmiyor mu? Zenginlik içinde yüzen Sermet, kendisine en az 20 kişilik güvenlik ordusu tutuyor, adamlar Erol'un saldıracağını bildiği için üst düzey alarmdalar ve birbirlerinden haberleri yok! İzleyici olarak bizler de yiyoruz bu durumu, yersek daha doğrusu, ya da işimize gelirse.. Beğenmezseniz izlemeyin, biz zaten bugüne kadar olan reytinglerden kazanacağımızı kazandık, bu finali çektiğimize dua edin hesabı..
Bu ülkede bize reva görülen de bu değil mi zaten günlük hayatımızdaki birçok konuda; yersen durumu yani, dizide yapmışlar çok mu?

Hadi diyelim Sermet'i yaraladınız, bari yeni evlendiği karısı Deniz'le, Deniz'in en samimi arkadaşı olan ve yeni anne olmuş Narin'i niye trafik kazasında öldürüyorsunuz? Senarist sanırım bu bölümü sarhoş kafayla yazmış! Eh be demiş, bıktım bu fıkır fıkır sürekli gülüp duran karakterlerden, tam da hayatlarında bir şeyler düzgün gitmeye başladı; otuzlu yaşlarında öldüreyim ikisini de görsünler günlerini demiş..

Harbiden çok ama çok saçma! Çok sevdiği 5 aylık kocası vurulup  yaralanarak Deniz'in üstüne yığılıyor, bu arada başka bir saldırgan geliyor ve kocasını korumak için Deniz, elindeki tabancayla O'nu vuruyor, Sermet hala Deniz'in üzerine yığılmış durumda. Deniz, şuursuzca Sermet'e hiç bakmadan fırlayıp koşar adım arabaya atlıyor, yanına Narin de geliyor. O panikle arabanın anahtarlarını nasıl buluyorlar orası da ayrı mevzu.. İnsan bilincini yitirse bile sevdiği adamı yaralı halde bırakır mı? Hadi diyelim Deniz delirdi, vurulup baygın halde yatan Sermet, nasıl oluyor da Deniz'in ardından birden ayaklanıyor? Baştan beri Küçük Emrah'ın “acıların çocuğu” film versiyonlarından birini izliyordum da ben mi farkında değildim yoksa iki sezondur?
Biraz daha ölü olsun, biraz daha kan olsun  diye sanırım,  her beladan bugüne kadar kurtulmayı başaran  Ali'yi de öldürüyor senarist. Kim kaldı geriye sağ olarak, bari Fırat'ı da öldürseydi de tam olsaydı! 

Hele son sahneler yok mu, akıllara zarar.. Güya Deniz'le Narin ölmüşler, kumsalda beyaz uçuşan elbiseleri içinde ruh olmuşlar ve  ölümden konuşup bir taraftan da dans ediyorlar; sanırsın Arabesk filminin final sahnesi!
Pes ki ne pes!

Sonuç şudur ki, dizi filmlerde de  izleyiciye saygı diye bir şey kalmadı. Çoğu, final bölümü çekmeye gerek bile duymazken, çekenleri de görüyoruz işte..

Ben şahsen, amacı reklamlardan para kazanmak olan, gerisinde hiçbir şeyin önemsenmediği bu dizileri izler miyim artık bilemiyorum.

Zira kandırılmaya dizilerde bile tahammülüm yok artık!

Uyanık kalmak ümidi ile diyorum, kaçıyorum kendi alemime..


43 yorum :

  1. En iyisi benim gibi dizi izlememek :) Diziler zaten insanları oyalamak için üretilen saçmalık. Tabi illa ki güzel diziler olabilir ama geneli kötü ve anlamsız . Zaten güzel belirtmişsiniz efendim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hep sanat filmi izleyerek, hep kitap okuyarak olmaz, arada kafayı da dağıtmak lazım.
      Merhamet, arada saçmaladığı olsa da genel olarak beğendiğim bir diziydi, ama dedim ya bunda da kandırıldık...

      Sil
  2. Bende bu finale anlam veremedim. Merhamet dizisine dair tek sevdiğim narin ve kardeşinin gençlik yılları ve deniz ve sermetin sonradan yaşadığı aşk! Berbat bir finaldi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen katılıyorum, çocukluk ve gençlik yılları, Deniz ile Sermet'in komik aşkları çok iyiydi. Bir de Özgü Namal'ın oyunculuğunu çok severim, kendisini hep sempatik bulmuşumdur, biraz da bu nedenle izliyordum Merhamet'i.
      Dedim ya, parayı kazandılar bir kere, izleyici kimin umrunda ki!

      Sil
  3. bende dün akşam seyretmek istiyordum ama ufaklık hasta seyredememiştim, iyi ki seyretmemişim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Akşamları bir gözüm tartışma programlarında, bir gözüm sosyal medyada uzun süredir.. Biraz eğleneyim, dağılayım dedim ama nafile..
      Bence de izlemeyin, finali kendiniz hayal edin:)

      Sil
  4. Ayyyy inanamıyorum böyle mi final yapmış dizi :(((( Ben geçen hafta izleyememiştim sonunu.Yuh yani bu ne!!!Evet haklısınız sevgili Evde Yazar zaten kafamızı kaldırıp bir nefes almak istiyoruz al sana şiddet diyorlar.Ben de çok dizi izleyenlerden değilim geçen sene bu dizi çok damarıma dokunuyordu ne ağlamıştım.Hatta kitabını okumadım ki etkisinde kalmıyayım diye.Mutlu son istiyordum çünkü insanı motive ediyor.Zorluklardan sonra durgun sular boşuna duygulanıp ağlamışım öfff...Kurt Seyit ve Şura'yı izlemeye başladım.Kitabını okumamak için zor tutuyorum kendimi.İki bölümde harikaydı bence tabii...Ha Şadiye'ye ve Irmak'a ne oluyor izlemek istemiyorum son haliyle kalsınlar hafızamda. O_o

    YanıtlaSil
  5. O zaman söyleyeyim, Picasso yurt dışında sergi açacakmış, Şadiye'ye de "gel" diyor. Ama arkadaşça mı, sevgili olarak mı belli değil! Zavallı Şadiye'yi senarist pek kaale almamış:)
    Irmak dersen o oyuncuya aşık oluyor, o oyuncu da O'na ve birlikte İsviçre'ye gidiyorlar, en mutlu son O'nunkisi, sanki çok lazımdı:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence senarist finalde "İyiler hep kaybeder,kötüler kazanır" mesajı verildi. Irmak en baştan beri kötü bir karakterdi ama birşey olmadı ve Sermet'te tam iyi olmuşken demek istediler ki "İyi olanlar kaybeder bu hayatta" benim fikrim bu ki dizinin bir bölümünde (tam hatırlamıyorum Deniz'in Sermet'e yeni aşık olduğu zamanlarda) Deniz' Narin'e şunu dedi ve finalı o zaman anladım zaten: "Bak Sermet'e Ada'ma birşey oluyor mu olmuyor niye çünkü iyi olan insanı rahat bırakmazlar" dedi ve o bölümden sonra finali kafamda canlandı bile

      Sil
    2. Evet sanırım senarist finalde biraz bunalım takılmayı tercih etmiş:)

      Sil
  6. Merhamet dizisini ilk sezon çok sıkı takip ediyordum ama ikinci sezon pek sarmadı. Bu finali de sizden okuduktan sonra oh be diyorum iyi ki bu sezon hiç izlememişim... Muhteşem Yüzyıl' daki Cihangir' in ölümü bile bi tuhaftı. Diziler çok büyük umutla, bütçeyle, reklamla başlıyorlar ama gerisi gelmiyor bir de baştan fiyaskolar var ondan hiç söz etmeyeyim. :))) Zira şu ara memleketin durumu dizileri geçti siyaset hiç kimseye reytingi kaptırmıyor... Sonumuz hayrola...:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mesela sizin bu yorumunuzu yayınlarken yine bir mitinge takıldı kulağım televizyonda. Rezillik had safhada ve ben gerçekten de biraz olsa normalleşip, düzeyli insanların siyaset yaptığı günlerde cidden dizilerin finallerindeki saçmalıkları konuşacak kadar gevşeyeceğimiz günleri bir an önce görmek istiyorum. Çok ama çok sıkıldım bu adamlardan artık!

      Sil
  7. O kadar sıkıntıyı Narin çeksin aç susuz kalsın, dayak yiye yiye beş parasız okusun (koca İstanbul'da hemde) ben o kadar ağlıyayım yüreğim şişip şişip patlasın tam sonunda ölsünler Irmak aşkı bulsun peh peh peh.Yıllarca bu yüzden dizi izlemedim ben.Elveda Rumeli'yi ve Kuzey Güney'i izledim başka yok.Kitaplara devam diyorum ben.Hoşcakalın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle size katılıyorum, Yalan Dünya gibi kaliteli olmadıkça yerli dizi izlemek büyük saçmalık. Zira sonunda ya hikayeyi yarım bırakıyorlar, ya da böyle abuk sabuk finallere imza atıyorlar dostlar alışverişte görsün hesabı..

      Sil
  8. çok kötü havada asılı bir finaldi çekmeselerdi daha iyi olurdu.

    YanıtlaSil
  9. İşte ben de bunu hazmedemiyorum. İki sezon boyunca sadık izleyiciler sayesinde dünyanın parasını kazanıyorlar, işin sonuna gelince de baştan savma bir final çekip keyiflerine bakıyorlar. Keşke kimse dizileri izlemese de onlar da insanları aptal yerine koymaktan vazgeçseler..
    Kitle bulunca aptal yerine koyan herkese; patronlar, parti başkanları, politikacılar, dizi yapımcıları ve senaristlere o kitlenin hadlerini bildirmesi gerekir bence:)

    YanıtlaSil
  10. Merhamet, başlangıçta benim sinir olduğum ögelere sahipti. Aile içi ve kadına şiddet gibi. Doğrusu, bu tür dizileri izlemiyorum.
    Benim favorilerim: Aramızda Kalsın, Yalan Dünya -Allah Bozmasın :)- ve zaman zaman 80'leri tercih ediyorum. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhamet'i edebiyat uyarlaması olduğu için ve de Özgü Namal'ı sevdiğim için izlemeye başlamıştım, bu finali ile beni öyle hayal kırıklığına uğrattılar ki, artık dram dizisi kolay kolay izlemem sanırım, dediğiniz gibi ne varsa komedide var, sevgiler:)

      Sil
  11. Berbat ötesi... tek izledigim diziydi böyle bi son aklima gelmezdi... bari narin sürekli halisinasyon göruyodu delirteydin sermette delireydi şadiye yine duseydi kötu yola bi cöp konteynirda ölü bulunaydi ırmak zaten delirmisti kalaydi orda can da ünlü ressam olaydi alaydi denizden intikamini... kötü sonsa bu daha iyi dururdu bence cok kinadim kesinlikle katiliyorum kandiriliyoruz yaziklar olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bence hepsini öldürüp vampir yapsalardı çok daha çarpıcı bir final olurdu:)

      Sil
  12. Diziyi izlemediğim için konuya hakim olamadım ama yazdıklarını okudum, benim bile içime fenalık bastı :) Ölen ölene, kim kimi öldürmüş, kimler ölmüş, kaçırdım son paragraflarda...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir hikayeyi bitirmenin en kolay yoluna kaçmış senarist, ölen ölene.. Oysa gökten 3 tane elma düşerdi eskiden değil mi ama:))

      Sil
  13. Bizim dizilerimizde final problemi var. Birkaç dizi haricinde çoğunun finalinde "eee ne oldu şimdi" dersiniz. Sanırım bunun sebebi de izleyici karar versin dedikleri için oluyor. O güne kadar ben karar vermedim, finali de havada kalmasın değil mi? Bir de final deyince illa ki herkes ölecek ya da başlarına kötü birşey gelecek.
    Ben bu diziyi seyretmedim ama siz söyleyince finalini izledim netten. Deniz kenarındaki final sahnesi gereksizmiş. Bu sene final yapan birkaç dizi de hep deniz kenarında final yaptı. Mesela arada bir seyrettiğim "İntikam", severek ve kaçırmadan izlediğim, bence bitmemesi gerekirdi "Eski Hikaye"
    Kötü dizi finali, kötü kitap sonu gibi, kalakalırsınız ortada...
    Sevgiler ve Selamlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence dizi sektöründe öyle bir enflasyon var ki, izleyiciye saygı da kalmadı. Eskiden bir tane dizi olurdu popüler, senarist de yapımcı da izleyiciye saygı duymak zorunda kalırdı. Hatırla Sevgili mesela, hala unutamadığım harika bir hikaye idi, Çemberimde Gül Oya yine mükemmeldi.
      Demem o ki maalesef her şeyin içi boşaltılıyor, her şey daha çok paraya endekslendi. İşin kötü tarafı ise dediğiniz gibi finallere özen gösterilmeyişi.. Ya devamını sinema filmine bırakıp azıcık daha kazanma derdinde oldukları için final çekmiyorlar, ya dizi para kazanmadığı için pat diye yayından kaldırılıyor, ya da Merhamet'de olduğu gibi zaten kazanacağını kazanmış, bir de final için uğraşmayalım mantığı ile böyle uyduruk sonlara imza atıyorlar..
      Aslında ortada sadece bir gerçek var, o da şu:
      İZLEYİCİ KİMİN UMURUNDA?
      sevgiler..



      Sil
  14. Çok güzel özetlemişsiniz ellerinize saglık..duygulara bu kadar tercüman olunabilirdi:)gerçekten bu bizim senaristler final hazırlama özürlüsü.Aşk_ı Memnu'da da aynısını yapmadılar mı?güzelim diziyi gitti yönetmen, eski Türk filmlerini hiç aratmayacak arabesk bir finalle bitirdi.kötü bir son hak ediyordu dizi belki ama bunu da kurallarına uygun yap,gerçekci yap,ayrıntıları atlama, insanları aptal yerine koyma.. sonra dediğin gibi merhamette dramatik sahneler vardı ama komedi agırlıklıydı.mutlu bir sonu hak ediyordu kesinlikle.ille de birini öldüreceksen git Sermet'i öldür ,Deniz ve Narin'den ne istiyorsun.adam en azından günahlarının bedelini öderdi bu şekilde.herkes de ilahi adalet yerini buldu der olur biterdi...sen gidiyorsun katili yaşatıyorsun, biri hamile biri yeni dogum yapmış masum iki kişiyi öldürüyorsun..çok ilginç.o an yönetmen ne düşünüyordu ben de çok merak ediyorum dogrusu..zaten dizi ,Narin ve Fırat'ın aşkını sadece birkaç bölüm işledi yüreklerimizi hoplatacak şekilde.kendi adıma konuşmam gerekirse koptum gittim ben konu başka yerlere odaklanınca..ama birkere başladığım için diziye, sonunu da getirmek istedim.Ayrıca Deniz ve Sermet'in ilişkilerini ön plana çıkarmakla filmin asıl konusundan çok saptı..başrol oyuncularıyla yardımcı oyuncular yer değiştirdi..bunun dengesi daha iyi bir şekilde kurulabilirdi...biri lütfen şu yapımcılara artık 1900'lü yıllarda olmadığımızı ,seyirci profilinin değiştiğini anlatsın.çünkü gerçekten kendilerini çok komik duruma düşürüyorlar:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında mevzu basit bir dizi konusu gibi görünse de bence derinlere inildiğinde çok sosyolojik çıkarımlar yapılabilecek bir konu bu. Size söz, bir boş anımda enine boyuna bu konuyu irdeleyip bir yazı yazacağım, şimdiden o yazıya da yorumlarla katılımınız için söz alayım sizden :)

      Merhamet konusuna gelirsek, ben de aynı sizin gibi bir ara sıkılsam da bir kere başladım yarım kalmasın mantığıyla kah ütü yaparken, kah çorap katlarken izledim bütün bölümleri, genelde kayıttan ve reklamsız:)
      Final bölümüne ise cidden akıl sır erdiremedim, kendimi tutamayıp yazdım hatta. Narin bu öykünün baş kahramanıydı, Nur Kibritçi'nin yorumunda çok şahane özetlediği gibi, bütün sıkıntıyı çekti, dayak yedi, okudu, aşkını bekledi yıllarca, tam kavuştu ve hatta bebekleri oldu ki o da ne, sadist senarist pat diye öldürdü kendisini. Dizideki en iğrenç karakter Irmak en mutlu sona erdi. Yahu zaten ülke gündemi rezil durumda, sinirler yay gibi gerilmiş, eyyy senarist, dış mihraklar mı seni etkiliyor dedirtecek neredeyse:))


      Sil
  15. Filmi seyretmeye başlamadan ,dizinin Hande Altaylı'nın Kahperengi kitabından televizyona uyarlanacagını öğrenmiş ,kitabı hemen alıp bir solukta okumuş ve mutlu sonla bittiğini görünce izlemeye karar vermiştim..Özgü Namal süper bir oyuncu..bu rolü ondan başka kimse kotaramazdı kesinlikle.zaten girdiği rollerin hakkını onun gibi veren kaç tane oyuncu var ki ülkemizde??..kadın oynamıyor resmen yaşıyor ve yaşatıyor karşısındakine..Yaslıhan'da, lise yıllarında Fırat'la aralarında geçen diyaloglar müthişti.oyuncular arasındaki elektriği tanımlayacak kelime bulamıyorum.hiç aşık olmayıp bu duyguyu merak edenlerin Narin ve Fırat'a bakmaları yeterliydi,söyleyebileceğim tek şey bu!!hatırlıyorum ,bazı bölümleri 2 hatta 3 kere seyreder hemen ardından bitmek tükenmeyen kritiklere dalardık..ama bu çok sürmedi.senarist bu heyecanı pattadak kesti ve diğer detayları olayların merkezine koydu...Fırat'ın uzun zamandır kimseyle kapışmaması ,tamamen uyumlu bir karaktere bürünmesi de karizmasını yerle bir etti ..baştaki ağır abi tavırlarını özler olduk ,tabi bunun için önce Narin ve Fıratı dizide arayıp bulmamız gerekiyordu:)yani filmden bu kadar kopmamıza ragmen sırf oyunculara destek olma adına sadık bir izleyici olalım dedik ,bize reva gördükleri finale bak !!okuyanlar belki, altı üstü bir kurguyu bu kadar büyütmeye gerek yok diye düşünebilirler ama olay bundan çok daha fazlası..ister istemez karakterleri özümsüyor ve bunun sonucunda yaşanan şeyler hayata dair duygu ve düşüncelerimizi olumlu ya da olumsuz etkiliyor.. dizi deyip geçmiyoruz hiç bir zaman yani..
    evde yazar ,siz yazmaya devam edin ,biz büyük bir zevkle yazdıklarınızı okur ve yorumlarız..bir gün de şu Hazal Kaya'yla ilgili yazın lütfen.söyleyecek çok şeyim var,bayagı bir şey birikti:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabı okumadım, çünkü kitabını okuduğum filmleri - bir kaç istisna hariç- genelde sevmiyorum, keşke okusaymışım bunu:)
      Özgü Namal konusunda hem fikiriz, bence son dönemin en başarılı yıldızı, ben de beğeniyorum kendisini. Aslında Fırat karakterini oynayan şimdi adını anımsayamadım- kişiyi özellikle gençlik yıllarını canlandırırken çok başarısız bulmuştum ama yine de izlemeye devam etmiştim, dizinin kemik izleyici oturunca dediğiniz gibi senarist de boşladı,hayır romana da hakaret bu yaptıkları..

      Hazal Kaya demişsiniz, maalesef hiç bir dizisini izlemedim, aslında ben popüler dizileri pek seyretmem. Ne Aşk-ı Memnu, ne Kuzey Güney, ne Muhteşem Yüzyıl hiç birini izlemedim. Öyle kıyıda köşede kalan diziler çeker genelde ilgimi ama dedim ya bu finalden sonra artık biraz zor izlerim Türk dizisi:))
      Bakalım göreceğiz, sevgiler:)

      Sil
  16. Hazal Kaya'nın dizilerini izlememekle hiç bir şey kaçırmadınız merak etmeyin:)yer aldığı dizileri sırf diğer oyuncuları beğendiğim için izlemiş bulundum ben de:)

    YanıtlaSil
  17. Şu ana kadar beğenerek izlemeye başladığım çoğu dizi reyting yüzünden kaldırıldı.Leyla ile Mecnun vardı 103 bölüm sürdü(sonra TıRT Ben de Özledim'in finali -13.bölüm-olduğu gün Ramazan Bay. için yapılan bayram özel bölümünü yayınladı ve 104 oldu) o da güya reyting yüzünden kaldırıldı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte aynı noktaya geldik, izleyiciye saygı kalmadı ki, canları nasıl isterse öyle davranıyorlar. Ben de ne zaman bir Türk dizisini beğensem başına benzer şeyler geliyor; ya yayından kaldırılıyor, ya gece 23:30 gibi absürt bir saate alınıyor ya da işte abuk sabuk bir final çekiliyor. Cnbc-e dizilerinden şaşmamak gerekir aslında..

      Sil
  18. 1 ay sonra konuyu canlandırmak gibi olmasın ama dayanamadım yazayım dedim =)) Özgü Namal'ın ne kadar hayranı olsam da dizi oyuncusu olmasını pek istemediğim için onu tv'de izlemeyi hep reddettim. Oynadığı yapımlar da roman uyarlaması olunca izlemeyi hepten reddettim..O benim için hep Haluk Bilginer'le birlikte muhteşem bi sinema oyuncusu..Neyse uzatmayayım Merhamet dizisine başlamayı hiç düşünmedim çünkü başrol erkek oyuncusu İbrahim Çelikkol'du. Zira kendisini beğenmiyorum. Ama dizi bittikten sonra şu geçtiğimiz 2 3 hafta içinde tv2'de her gün tekrarı yayınlanmaya başladı. Haftaiçi öğle saatlerinde izlenecek bir şey yok diye vakit öldürmek için başladım izlemeye ve hoşuma gitti.. önyargılı davrandığım için kendimi suçladım..reyting kurbanı olduğu için kısa sürmesine üzüldüm..bugün 12. bölümü izledim sonra yakın zamanda final yaptığı için merakım kabardı ve nette final bölümüne bir göz atayım dedim ama keşke atmasaydım...büyük bi pişmanlık yaşadım.. yani final yapılır da bu kadar mı kötü yapılır..bu kadar mı saygısızca bi final yapılır..ben kısa zamanda hızla ilerleyerek izlediğim halde bu kadar sinir olurken, sizler baştan izleyenler olarak, severek takip edenler olarak ne kadar hayal kırıklığı yaşamışsınızdır tahmin bile edemiyorum.. evde yazar, söylediklerinize aynen katılıyorum..ki yazınızı da bu sayede buldum..yeni evlisin, deli gibi aşıksın, kocan üstünde yaralı başkası onu öldürmek için gelmiş ve sen onu haklı olarak vurmuşsun..kocanı kurtardığına sevineceğine Deniz şoka girdi ve aptalca bi şekilde arabaya bindi Narin'le birlikte öldüler..Anlamsızlığın bu kadarı..o kadar sinirlendim ki gerçekten anlatamam..final bölümünün başından beri tatlı tatlı giden süreç sonunda mutlu sona bağlanmalıydı..dediğiniz gibi her halttan kurtulan Sermet böyle bi saçmalıkla savaşamadı..gerçekten büyük hayal kırıklığı, izleyicisine büyük saygısızlık..çok kınıyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim bu güzel katkınız için.
      Ben Özgü Namal'ı son dönem oyuncuların en başarılısı olarak görüyorum, oynadığı dizileri de olabildiğince takip etmeye çalıştım. Bu diziye başlamamdaki en önemli neden de kendisidir, bu konuda hemfikiriz:)
      İzleyiciye saygısızlık boyutu ise gerçekten de had safhada. Eskiden 2-3 tane esaslı dizi olurdu, adam gibi üzerine eğilirdi televizyonlar da. Şimdilerde herşeyde oduğu gibi dizilerde de enflasyon var ve kalite maalesef yerlerde sürünüyor. Keşke ülkemizde az sorun olsa da bunu daha yüksek sesle dile getirebilsek diyeceğim ama, abes kaçacak bu ortamda.. Aslında neyi tutsak elimizde kalıyor, her yerde çürümüşlük, her yerde yozlaşma.. Başlığı zaten "dizilerde bile kandırılıyoruz" olarak atmamdaki sebep de budur..
      Daha güzel günlere olan umudumuz bitmesin, sevgiler..

      Sil
  19. Umudumuzu seçimden sonra çoktan yitirdik aslında ama yine de iyi günler gelir diye, bi ümit bekliyoruz işte =) ve dediğiniz gibi umarım bi gün, televizyondaki bu saygısızlığı, her şeyin reyting olmadığını, daha huzurlu günlerde bağıra çağıra, ulu orta söyleyebiliriz =) daha tatlı konularda sohbet etmek dileğiyle iyi akşamlar, iyi çalışmalar =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız, umutsuz yaşanmaz. Ve aslında haksızlıklara karşı durmak için ille de bir şeylerin değişmesini beklememek gerekir.
      Bence televizyonların izleyiciye yaptığı saygısızlığı da yeri geldiğinde dile getirmeye devam etmeliyiz, söylemezsek nasıl çıkacak ortaya haksızlıklar değil mi ama, sevgiler:)

      Sil
  20. orjinal hikayede de ölmüyolar ki yaa hakketen saçmalık :((

    YanıtlaSil
  21. orjinal hikayede ölmüyolarki bu ne sacmalık yaa :((

    YanıtlaSil
  22. Türk dizileriyle aranız nasıl bilmiyorum ama en son avrupa yakası'nı takip etmiş, yalan dünya'yı gürsel birsel yazdı diye başlayıp onu da yarım bırakmış biri olarak zaten bütün türk dizilerinin bu "kalitede" olduğunu ben bile biliyorum. O yüzden yıllardır dönüp bakmadım birine bile. Hatta hep sinirimi bozdu bunca saçmalığın bu kadar izleyicisi olması...

    Yabancı yapımlar bu kadar kaliteli ve çeşitliyken bence siz de bu saçmalıklarla vakit kaybetmeyin daha fazla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıllardır Cnbc-e dizileri takip eden biri olarak söyleyebilirim ki onların da kalitesi bozuldu. Uzun süredir "The 24" tadında, "Prison Break" kadar heyecanlı, "Merlin" kadar fantastik, "Friends" kadar keyifli dizi görmedim açıkçası..
      Benim burada Merhamet örneğinde söylemek istediğim şey başkaydı aslında..
      "Türk dizilerinin tamamı saçmalıktır." demek doğru olmaz diye düşünüyorum. "Hatırla Sevgili", "Çemberimde Gül Oya" gibi dönem dizileri gayet başarılıydı bence. Açıkçası bizden hikayelerin, bizim dilimizle anlatılmasının önemli olduğunu vurgulamak isterim. Bu ülkede yabancı dizi izlemeyen, kitap okumayan, dışarıya çıkmayan, hayatı dizilerden takip eden milyonlarca insan gerçeğini yok mu sayalım?
      "Kandırılma" nın boyutlarına dikkatleri çekmek istemiştim sadece..
      Teşekkürler yorumunuz için..

      Sil
  23. Ya Serçe diye bir dizi vardı o tekrar çekilsin

    YanıtlaSil