Evde kalan malzemelerle güzel bir kahvaltı yapıyoruz. Son kalan tereyağını dakapının önünde olmasına şaşırdığımız beyaz kediye verelim diyoruz. Anlatmıştım bu şehirde sokak kedisi olmadığını. Bu zavallıcığı muhtemelen evden atmışlar… Geçen gün de yaş mama vermiştik kendisine. Tam kediye tereyağını verecekken bir yaşlı köpek geliyor ve hoopp götürüyor tereyağını. Karizması çok sağlam, ses çıkarmadan sakin hareketlerle hakimiyet kurmuş ortamda belli ki. Korkmuyorum bu “ağır abi” den…Evden ayrılmadan son hamle olarak, kapının önündeki gül çeşidi sandığım, sonradan kamelya olduğunu anladığım çiçekten 2 dal koparıp nemli peçetenin arasında güzelce paketliyorum. Olursa, kendi evimde de köklensin diye… Eşyaları topladıktan sonra zarif ev sahibinin bıraktığı anı defterine teşekkür notumu eklemeyi de ihmal etmiyorum. Çünkü böyle küçük notlar bırakmaya da okumaya da bayılıyorum.
Saat 12 gibi Bolt Taksi
çağırıyoruz yine. Kocaman bir araba geliyor, direksiyonu sağda. Yaklaşık 20
dakikada varıyoruz havaalanına. Bol bahşişle birlikte 250-300 Lira gibi tutmasına
hem seviniyor hem de üzülüyorum. Bizim ülkemizde taksiye binmek neden ultra
lüks bir şey oldu? Hoş, artık elma almak da lüks ya neyssseee...
Eskiden, yani epey eskiden işe
giderken sadece sigara içmek için dolmuş yerine taksiye bindiğim günleri
hatırlıyorum. Asla fiyatı fazla gelmezdi o zamanlar. Keşke Kadıköy’den Sabiha
Gökçen’e kadar 1000-1500 gibi uçak parası vermek zorunda olmasa kimse değil mi
ama… Bu fiyat belki de daha fazladır, tahmin ettim sadece. Eksiği vardır, fazlası yoktur...
Old Town ile Havaalanı Arasında Gökdelenler
Old Town’dan çıktıktan sonra yol
kenarındaki sıra sıra gökdelenleri görünce şaşırıyorum yine. Ne kadar çok
inşaat var! Yazmış olabilirim önceki bölümlerde; burada tanıştığımız bir Türk
mühendis bu binalarda kaldığını söylemişti.
Aklıma on iki on üç sene önce
Batum’daki bir Türk tekstil firmasından aldığım iş teklifi ve reddedişim geliyor.
Eğer o zaman o işi kabul etseydim hayatımda neler değişirdi acaba? Belki de
paralel evrenlerden birinde öyle bir hayatım vardır, kim bilebilir…
Batum Havaalanı
Saat 12:30 gibi havaalanına geliyoruz.
Minnak bir yer burası. İçeriye girişte kurulmuş stantlardaki hediyelik eşya
fiyatlarına bakıyorum; fiyatlar dışarıyla hemen hemen aynı. 3 Lariye 5 Lariye
hediyelikler var. Bizdeki “vahşi” kapitalist düzen henüz buradaki havaalanına
uğramamış demek ki.
Kontuarın açılmasını bekliyoruz. Bu
havaalanında online check in yapsak da basılı bilet almamız gerekiyormuş,
telefonumuza gelmiyormuş biniş kartı. Bunu da öğrenmiş oluyoruz. Kısa süre içinde biletimizi alıyoruz. Tam
ülke çıkışındaki kontrolde suratsız kadın polis ayakkabılarımı çıkarttırıyor. Beni bir
odaya alıp soymasa da detaylı inceliyor iki suratsız memur. Çok sinirleniyorum,
anlıyor bakışlarımdan…En son “Thanks Ma’am” diyor, cevap bile vermiyorum.
Gerçekten anlamıyorum; Ukrayna’da,
Moldova’da ve Gürcistan’da gördüğüm kadın görevliler nasıl bu kadar antipatik olabiliyor? Neyse moralimi bozmaya değmez, çünkü sırada Lounge keyfi var...
Batum Havaalanındaki Lounge
Bu yazı dizisinin başında ballandıra
ballandıra anlattığım sevgili kredi kartını okutarak giriyoruz Lounge’a; tabii
ya, kaçar mı…
Yalnız Sabiha Gökçen’deki lounge
ile burası arasında çok fark var. Burası daha şık; koltuklar, aydınlatmalar
daha hoş görünüyor. Evet yemek seçeneği pek yok ama içecek çeşitleri çok ve
güzel.
Ana yemek olarak çorba, patates
kızartması ve çıtır tavuk var sadece. Kahvaltılıklar var, domates, peynir, bal
gibi… Bir de kurabiye çeşitleri var. Bizdeki
lounch’da ise daha çok yemek çeşidi vardı ama içecek yoktu doğru dürüst.
Burada ise tezgahın üzerine sıra
sıra viski, martini, şarap, likör çeşitlerini dizmişler. Dolapta şişe sular, cam şişede meyve suları,
cam şişede biralar var… Sabiha Gökçen’de biliyorsunuz suyu bile arıtma
veriyorlardı…Neyin kârını yapacaklar acaba şişe sudan tasarruf ederek? İnsanlar
o lounge’dan hizmet almak için para veriyor neticede. Yemek çeşidi tamam çok, ama içecekte yapılan kurnaz kısıtlamaları görünce insan bir rahatsız oluyor. Hiç lafı dolandırmadan direkt söylemek istiyorum.
Ülkemizde her geçen gün düşen kaliteyi ve vasatın normalleştirilmesini esefle ve şiddetle
kınamak istiyorum. Şişe su ya, sadece şişe su... Neyse söylenen insan modunda olmayalım, yani hâlâ tatil modundayız.
Yiyoruz içiyoruz keyifle. En son
2024’de gittiğim oteldeki favori içkim Martini Bianca olmuştu,.Adını unutmadığım deneyimli barmen Yılmaz Bey limonla servis ederdi, bayıla bayıla içerdim. Burada da
söylemesi ayıp aynısını yapıyorum. Her şey çok güzel.
Vee, saat üçe gelirken atlar kabak
oluyor. Kraliçelik bitiyor ve mecburen dışarıda uçağa girmek için kuyruk olmuş
halka karışıyoruz.
Hoop, bir saatte Sabiha Gökçen’e
gelmişiz bile…
Anılar, anekdotlar
biriktirdiğim bu kısa ve güzel tatil de böylece sona eriyor. Bakalım yenisi ne zaman ve nereye olur… Belki bir ilham gelir de pasaport bile alırım... Ne tuhaf bir kişiyim Allahım Tanrım...
Tatili özetlemek gerekirse, Güzeldin Batum’un Old Town’ı, ruhuma iyi geldin, teşekkür ederim sana...
Ve yazı dizisini sıkılmadan okuyup
yorum yazan herkese sevgiler efenim… Tekrar
görüşmek dileğiyle…








Çok güzel gezmişsin, hepsini okudum yorum yazamasam da tek tek... Bu belki de bir tetikleyici olur ve bol bol gezersin bu sene, haydi inşallah diyelim :)
YanıtlaSilYaa, çok teşekkür ederim, okuyan gözlerine sağlık :) Evet hadi inşallah olsun.
SilSevgilerimle 🌸🥰
Tüm yazıları keyifle okudum; Tatlı sert bir anlatım, eleştirel bir yaklaşım(Her eleştiri çok gerçekçi idi.)
YanıtlaSilEn ince detayları dahi atlamadan yazmak doyurucuydu. Kadın görevlilere ben de kızdım, taksi şoförüne gülümsedim.
Bu yazının sonlarında harika bir cümle vardı. Atların değişimini bile aktaran bir kraliçe.
Nice gezilere sağlıkla, mutlulukla, umutla...
Hoş geldiniz Makbule Öğretmenim. Okuyan gözlerinize ve yüreğinize sağlık.🙏🏼💐 Evet gezi yazısı da olsa bazen eleştirmekten kendimi alamadığım oluyor. Umarım sıkılmamışsınızdır okurken.
SilÇok teşekkür ederim iyi dilekleriniz için, sevgi ve saygılarımla 💐🌸
iyi bir otelde kalmak her zaman büyük bir keyif. bolt taksi deyince yani usain bolt var ya hızlı koşucu bolt taksi deyince acaba çok hızlıyoz mı diyorlar :) o launç iyimiş bak :) martini ooo :) martiniybiz türkler iyi biliriz, atma martiniii debreli hasaaan :) alkol deyince yabancı likörler karamelli, kahveli, bademli, şeftalili filan iyi oluyor :) maritini de bond filmlerinde oluyor, salla ama karıştırma derler, shaken not stirred. ayy sen hep gez de bizi güldür :)
YanıtlaSilBen bu Airbnb'yi keşfettikten sonra şehir gezilerinde evden yanayım. Ama yaz tatillerinde iyi bir otelde kalmak her zaman büyük keyif. Tatil organize ederken iki ay önceden başlarım araştırmaya, Tripadviser'da otel yorumu okumaya da bayılırım ayrıca. Kendim de oraya mutlaka uzun uzun yazarım tahmin edeceğin üzere. Hatta bir keresinde o kadar ayrıntılı yorum yazmışım ki, cevap veren müşteri ilişkileri müdürü bir daha gelirseniz mutlaka bana haber verin demişti :))
SilBatum launç çok iyiydi, en azından içkiler güzeldi :) Yani insan bir tatile gidiyorsa hafif bir şeyler içmek yolculuğa ayrı keyif veriyor. Bizimkilerde içki çeşitleri gayet sınırlı.
Debreli Hasan'ın Martin marka tüfeğini de içkiye yorarız ülkecek, yanında da canımız isterse yeşil zeytin yeteriz, hiç affetmeyiz. Yeter ki biraz bizi salsınlar, az biraz fabrika ayarlarımıza dönelim 😁🥂
Evet Amaretto ve Baileys'in hastası olabiliriz, son Mojitan gibi olabiliriz :))
Bak işte bunu bilmiyordum"salla ama karıştırma" şahane ayrıntı, öğrendiğim iyi oldu.
Evet hep böyle pozitif pozitif günlerimiz olsun, gezsek de gezmesek de hep gülelim.
Thank you Deep🥰🌸
Yalnız genel kültürüne hayran bıraktın yine. Usain Bolt ilk kez duydum sayende 🙊
SilBatum seyahatinin bu son günü, insanın içini hem o pırıl pırıl güneş gibi ısıtıyor hem de dönüşün o bildik hüznüyle dolduruyor. Valize sığdırılan anıların yanına eklenen o iki dal kamelya inşallah evinde köklenir de, her baktığında sana bu "Old Town" rüyasını hatırlatır. O suratsız memurlara inat, Lounge’daki Martini Bianca keyfiyle tatili şanına yaraşır bir kraliçe gibi noktalaman harika olmuş; bazen paralel evrenleri düşünsek de, sonunda biriktirdiğimiz bu güzel anekdotlarla kendi hikayemize dönmek en kıymetlisi.Bende şu anda tatile çıksam Airbnb tercih ederdim kesinlikle hem daha uygun.
YanıtlaSilO kadar güzel özetlediniz ki, bana diyecek bir şey kalmadı. Okuyan, yorum yazan yüreğinize sağlık 🙏🏼🥰
SilTürkiye'deki Airbnb evleri nasıldır bilmiyorum ama ben Moldova'da, Lviv'de, Tiflis'te ve Batum'da hep Airbnb evlerinde kaldım. Kiminde ufak tefek sorunlar vardı ama genel olarak memnun ayrıldım. Batum'daki çok iyiydi bence.
Umarım en kısa zamanda gönlünüze göre bir tatile çıkarsınız siz de,
Sevgiler ...🥰✨
Batum merak ettiğim bir yer.
YanıtlaSilGezmek, insanı manevi anlamda genişletiyor, iyi hissettiriyor.
Nice güzel gezilerin olsun:)
Hem yakın hem de ekonomik, hafta sonu için ideal rota olur.
SilNe güzel tarif etmişsiniz, manevi anlamda genişlemek ne kadar şık ve uygun bir söylem. 💐 Çok teşekkür ederim iyi dileklerinize, hepimiz güzel güzel gezelim; sevgiler🙏🏼🥰
Bir de ben sizin gibi gezebilsem :) gezmelerden ayrılmayın lütfen. Köpüş çok sevimli.
YanıtlaSilİnşallah gönlünüzce gezeceğiniz günler yakındır. Ben de işte kırk yılda bir fırsatları değerlendiriyorum. Umarım yine böyle keyifli bir gezi yapabilirim yakında. Köpüş çok Batum'da, evet bu tatlıydı.
SilBu arada elimde olmayan nedenlerden ötürü geç yayınladığım için kusura bakmayın, sevgiler 🌸