Mahallemizde trafiğe kapalı güzel bir cadde vardır, o caddede hep aynı sarı evin merdivenlerinde çiçek satan güler yüzlü karı kocadır onlar.. Çok değil birkaç
kez nergis almışlığım vardır kendilerinden. Haa bir de bu sene
ilk kez gidip kokinamı (yılbaşı çiçeği) onlardan aldım. Âdetmiş ya, uğur getireceğine inandığınız, sevdiğiniz bir kişi size
yılbaşı gelmeden önce kokina alırsa bütün seneniz uğurlu
geçermiş. İş yerinde yapardık bu ritüeli, işten ayrıldım, evde çalışıyorum diye bozmadım bu sene de geleneği. Mahallemizdeki en sevdiğim arkadaşımı tuttuğum
gibi kolundan, götürdüm bizim çiçekçiye yılbaşına bir gün kala.. Birbirimize kokina
aldık, âdet de yerini bulmuş oldu. O gün nasıl da gülmüştü
halimize çiçekçi, çocuklar gibi şendik...-
Neyse
işte bugün yine geçiyordum önlerinden, daha önce hiç görmediğim
harika çiçeklerle karşılaştım. Saat de öğleden sonra 3'e geliyordu.
“Abla
al bir çiçek de siftah yapalım” dedi, adını bilmediğim ama
hep gülümseyip selamlaştığım çiçekçi..
“Bunlar
harikaymış, adları ne?” dedim.
“Şebboy”
dedi, kokladım, şebboylar adı gibi güzel kokuyordu. Eve
gelince araştırdım biraz; Farsça şeb (gece) ve buy (koku)
sözcüklerinin birleşimi, yani gece kokan demekmiş şebboy... Geceler böyle
koksa ne savaş kalırdı ne de cinayet diye düşündüm kendi kendime.
“Ama bunlar çok uzunmuş” dediğimde, “keserim abla” dedi. O
arada sordum fiyatını,
“12 TL ama sana 10 TL olur abla “ dedi bizim çiçekçi..
Ben de “Ooo çok pahalıymış, ben 5 TL falandır diye
düşünmüştüm, vazgeçtim” dedim, cimriliğim tuttu nedense..
“Abla gitme dur, 8 TL olur” dedi güler yüzlü çiçekçi.
Gerçekten de pazarlık yapmak gibi bir derdim yoktu; şebboylar
harika görünüyorlardı ama ucuz olsunlar istiyordum. Domates 5
lira, ananas 9 lira, herşey pahalı pahalı.. Mesela bugün Kabalcı Kitabevi'ndeki fırsat köşesinden daha önce okumadığım, Stendhal'ın meşhur Parma Manastırı adlı 560 sayfalık, kullanılmamış kitabı 3 liraya aldığımda nasıl da mutlu olmuştum.
Güzelliklerin sembolik paralara satılması beni hep mutlu etmiştir.
Para denilen nesnenin olmadığı bir dünyada, herkesin eşitlendiği bir dünyada, şebboyların bedava olduğu bir dünyada yaşamalıydım ben..
Hayallere ve Thomas Moore Ütopya'sına kadar gitmeden konumuza döneyim..
“Başka
sefere artık “ dedim ve tam uzaklaşmaya başlamıştım ki bizim
çiçekçi yetişti arkamdan: “Kiminin parası, kiminin duası. Hadi abla
siftah yapalım, tamam, sana 5 lira bu şebboylar, kısaltıyorum boylarını bak istediğin gibi”
dedi.
Nasıl sevindim, nasıl sevindim sormayın. İşte bu küçük mutluluklar, tanıdık yüzlerdir şehrin göbeğinde, sade bir apartmanda oturuşumun neden. İşte bu yüzdendir hiç sevmem çok katlı sitelerde robot gibi yaşamayı..
“Ayağım
uğurludur, aman helal edin” diyordum ki, elimdeki harika şebboylara
sevgiyle bakan bir kadın yaklaştı yanımıza..
“Bakın ne kadar şahane kokuyorlar" diye uzattım kadına buketimi. İtiraf edeyim, her ne kadar ütopyalara inansam da biraz utanmıştım çiçekçinin yaptığı indirimden. Kadın
“tamam" dedi, "verin 2 demet,” sonra da sordu, “kaç lira?”
Benim
çiçekçi beni göstererek “Ablaya da 10 TL dan verdim, size de 10 TL olur" dedi, gözüme kaçamakça bakarken, yüzü aydınlanmıştı.
“Eh gördüğünüz gibi ayağımı da
sürüdüğüme göre artık gidebilirim” dedim çiçekçiye ve içim mutlulukla
dolarak geldim evime.
Bende
uzun çiçeklere uygun vazo ne gezer, dolapta meğerse bugünler için beklettiğim boş "Baileys" şişeleri ve bir de arjantin bira bardağı buldum..
Uyduruk vazoda da olsalar baksanıza ne kadar güzeller..
Bu
şebboylar ki, mahallemizin güler yüzlü çiçekçileri gibi azla
yetinmeyi bilenlerin elbette bir gün yüzlerinin güleceğini, bazen
esnek olmanın çok daha kazançlı olduğunu hatırlattılar bana..
Bu
şebboylar ki gönülden isteyince bir şeylerin olabileceğini
kanıtladılar; ki çok istemiştim benden sonra birilerinin çiçek
almasını ve bizimkilerin kazanmasını..
Bu
şebboylar ki, 5 lira ile gelen mutluluğun paha biçilemez olduğunu
bir kez daha gösterdiler...
Bu şebboylar ki, vazo çirkin olsa da çiçeğin özündeki güzelliğin ön planda olduğuna gözlerimle şahitlik ettirdiler bana..
Bu şebboylar ki, yaşadığım mahalleyi ne kadar sevdiğimi bir kez daha duyumsattılar..
....................................
Ne
kadar da özlemişim pozitif olma günlerini kaç zamandır yaşanan gerginliklerden sonra, nasıl da mutlu oldum
böyle..
Paylaşayım dedim sizinle de, belki size de bulaşır mutluluğumun enerjisi ☺
Günleriniz
ve geceleriniz hep güzel koksun..
Şebboylu
yaşamlarınız olsun, sevgilerimle..

