Bilemiyorum; bildiğim tek şey var; o da bugün Evde Yazar'ın 4. senesini bitiriyor oluşu... Canım benim ya, ne şeker bir ufaklık kendisi...
İnsan; yüreğinden bir parçayı herkese açık etme cesaretini gösteriyorsa, bunu neden yapsın ki durduk yere...
Sonra güzel şeyler oldu, ben daha çok yazmaya başladım. Daha çok yazdıkça, daha çok cesaretlendim. Sonra kurslara gitmeye başladım; tiyatro yazarlığı, senaryo yazarlığı... Sonra yazmak yaşam biçimim oldu. Evde Yazar var ya, hakkını nasıl öderim, kendisi benim hep kahrımı çekti, hala beni yüreklendirmeye devam ediyor... İkimiz arasında, sır gibi, ama öyle...
Hep söylerim ya, hayat gerçekten mucizelerle dolu... Bundan çok değil beş-altı yıl önce bana deselerdi ki ; “Almanya'da kurulan bir e-ticaret firması seni bulacak, onlara Türkçe yazı yazıp karşılığını Euro olarak alacaksın. Blog diye bir şey sayesinde insanlar sana iş teklifleri yapacaklar!” Gülerdim... Ve deselerdi ki, “dünyanın dört bir yanında yüzünü hiç görmediğin, ama aynı dili konuştuğun binlerce arkadaşın olacak, birbirinizin takipçisi olacaksınız”; elbette inanmazdım.
Yani demem o ki, sağolasın Evde Yazar... Bana kazandırdığın güzellikler için... Nice yaşların olsun, hep benimle kal, hep bana yakın...
Ve sizler; Evde Yazar'ı sevenler, sevgili blog dostları... Sizler de hep var olun, buralarda olun, yüreğime yakın...



