şikayetim var etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şikayetim var etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2021 Perşembe

Trendyol Yemek mi, bir daha asla!

O akşam işten eve geç gelmiştim, yemek yapacak halim yoktu. Hiç istemesem de mecburen dışarıdan yemek söyleyecektim. Normalde hep mahallemizin lahmacun pide fırınından söylerim. O gün ne olduysa artık, şeytan mı dürttü nedir, Trendyol Yemek’ten söyleyeyim dedim. Hem ilk kullanım için indirim kuponu da veriyordu. (Zaten bizim gibi af edersiniz "sazanları" indirim kuponu, hediye kuponu vs. ile avlıyorlar.)

Neyse ben çok bilinen, aslında eve de yakın olan iyi bir dürümcüden siparişimi verdim. Aradan 20 dakika geçti, gelen giden bir şey yok, yarım saat geçti gelen giden bir şey hala yok. 45 dakika geçicince artık dayanamadım, Trendyol Yemek’in müşteri ilişkilerini aradım. On-on beş dakika telefonda bekledikten sonra nihayet müşteri temsilcisine ulaşmayı başardım. Sanki banka mübarek! Neyse... Günün yorgunluğu açlıkla birleşince neredeyse gerilecektim ama yapmadım. Derin bir nefes alıp müşteri temsilcisine derdimi sakin sakin anlattım.

-        "Hanımefendi 45 dakika oldu, söylediğim dürüm hala gelmedi.

-       " Şimdi bakıyorum hesabınıza

-       " Lütfen

-        "Sizin yemek siparişiniz iptal olmuş!

-        "Nasıl yani, anlayamadım, 45 dakika bekliyorum, sonra size telefon açtığımda siparişin iptal edildiğini mi öğreniyorum?

-       " Evet, kurye sizi adreste bulamadığı için siparişiniz iptal olmuş gözüküyor sistemde. Siz yeniden sipariş verin sisteme!!

Tabii ki çok sinirlenmiştim. Saat akşam 9’a geliyordu ve daha yemek yiyemiştim!. Bu arada mailime aşağıdaki gibi mesaj gelmişti.

“Siparişinizi teslim ettik!”

Gelmeyen dürümü teslim etmişler!

Trendyol hesabıma girdim baktım, evet orada da “siparişiniz teslim edildi” yazıyor! Nasıl yani, müşteri temsilcisi siparişimin iptal edildiğini söylüyor, Trendyol Sistemi “Teslim ettik” diyor! Tanrım karşımda organize yemek suç örgütü var sanki!

Tabii ki olayın peşini bırakmadım!

Hemen restoranı aradım. Onlar da “Siparişiniz teslim edilmiş” görünüyor sistemde dediler. Ben durumu güzelce tekrar anlattım, bu durumun restoranlarına da zarar vereceğini söyledim. Bu telefonum üzerine dürüst esnaf sağolsun O da olayın peşini bırakmamış. On dakika sonra beni aradı. Kuryeye ulaşmış, kurye aynen şöyle demiş:

“Müşteri adreste yoktu, ben de garibanlara yedirdim yemeği!”

Bunu duyunca açtım telefonu Trendyol’a ağzıma geleni söyledim.

“Siz, hırsız kuryeleri mi çalıştırıyorsunuz? Kurye adresi bulamadığında neden telefonla beni aramıyor, ya da size ulaşıp beni arattırmıyor! Hadi aramadı diyelim, neden adresi bulamayınca yemeği restorana geri götürmüyor, hadi geri götürmedi diyelim, neden sisteminize “teslimat gerçekleşti” diye bilgi veriyor. Nitelikli dolandırıcılık bu! Sosyal medyada, her yerde ve tüm tanıdıklarıma bu olayı anlatacağım!” dedim.  Tekrar aradığımda öğrendim ki, Trendyol, şikayetim üzerine kuryeye ulaşmış, kurye onlara da “sokak çocuklarına verdim yemeği “ demiş.  Modern Robin Hood hikayesi sanki! Hakkında soruşturma başlatılacakmış, falanmış filanmış… 

Akşamın özetini tekrar geçiyorum:

 Yorgundum ve açtım, yemek yiyip mutlu olacaktım. Trendyol  sayesinde çok çok doydum, evet  elbette “stres dolmasıydı” yediğim!

Sonrasında bir baktım Ekşi Sözlüğe, bu olay o kadar çok insanın başına gelmiş ki!



Kendi kendime kızdım tabii ki, mahallenin esnafı dururken trendyol mrendyol ne işim olurdu ki? Ağzım fena yandı, bir daha asla yapmam aynı hatayı! 

Üç dört gün sonra Trendyol’dan mesaj geldi. 

Müşteri memnuniyeti kapsamında paranız iade edildi”.

 Özürleri kabahatlerinden beter! Pardon Trendyol, göndermediğin yemeğin parasını iade ettiğinde bunun adı müşteri memnuniyeti mi oluyor! Satmadığın ürün için peşin aldığın parayı iade ediyorsun, borcunu ödüyorsun! Eğer müşteri memnuniyetini düşünseydin hediye kupon vs. verirdin! Yani Trendyol bunu da mı ben öğreteceğim sana, Türkiye’nin en çok kazanan şirketlerinden birisin güya, yazık çok yazık! Bizim mahallenin pidecisine bir kere telefon edip lahmacun soğuk gelmiş dediğimde adam o kadar ısrar etti ki bir hediye göndereyim diye, ben tabii ki kabul etmedim. Ama işte kriz yönetimi ve müşteri ilişkisi böyle bir şey, o afili toplantılarınızda kişisel gelişim koçluk falan filan safsatalarıyla olmuyor demek ki bazı şeyler!

Bu konunun bir de şu boyutu var:

Bu trendyol gibi kapitalist tekeller, hizmet sunma ayağına  mahallemizin küçük esnafının kazanacağı üç kuruştan bile komisyon alma derdindeler aslında! Gözlerini hırs bürümüş. Madem öyle, toplarım mahalledeki sevdiğim yemekçi esnafın telefon numaralarını, veririm siparişimi misler gibi! Çıkarırım aradan bu komisyoncu kapitalistleri!

 Bir daha Trendyol Yemek mi, evlerden uzak olsun!!

 

 

Devamını Oku

24 Şubat 2014 Pazartesi

Nedir bu Tivibu'dan çektiğim, yazmadan duramadım!

Bundan yaklaşık 5 sene önce, Tivibu henüz çok bilinmezken Tivibu'lu olmuştum. Tivibu Tivibu hu huuu diye şarkısı vardı reklamlarda hatırlarsanız. Çok isteyerek değil, çanaksız olduğu için biraz da mecburiyetten. Çünkü çanak anten alırsam evin içinden boylu boyunca kablo geçmesi gerekecekti, evden kablo geçsin istemedim, neyse işte Tivibu'lu oldum.

İlk zamanlar kendisiyle ilişkimiz bir flörtün cicim ayları gibi gayet güzeldi. “Seç İzle” ve “Kirala İzle” diye seçenekleri vardı. 9.90 lık en mini pakete sahip olmama rağmen bedava “Seç İzle” klasöründen film seçip izlerdim.  Çoğu eski meski filmlerdi ama olsun, ne mutlu günlerimizdi!

En mini pakete sahip olsam da Nat. Geo. Adventure gibi güzel belgesel kanallarımız da vardı. Gerçi HD kanalları izlettirmiyordu ama en azından abuk sabuk filmler de gösterse Planet Türk, Planet Sinema gibi film kanalları ile oyalanabiliyorduk. Bu film kanallarının görüntü kalitesi berbat da olsa arada sırada Türk filmi izlemek terapi gibi geliyordu. Halk Tv yoktu gerçi, tek tip yayın yapan kanalların aksine değişik şeylerden bahseden Ulusal Kanal vardı mesela, hiç yoktan iyiydi. Ülkede olup bitenlere muhalif bir pencereden bakabiliyorduk.

Yeniydi Tivibu ama teknik hata ile pek karşılaşmazdık. Bir şey olduğunda da müşteri temsilcileri acayip ilgi gösterir, sorunumuzu şıp diye çözerlerdi. Öyle ya tivibu, tivibu huhu diye şarkılarla yeni ürünlerini pazarlama aşamasındaydılar, müşteri memnuniyetine önem vermek zorundaydılar.

Ne zaman ki Tivibu yaygınlaşmaya başladı; tabiri caizse arkadaşların bitleri kanlanmaya başladı, hizmet kalitesi de yerlere düştü ne yazık ki. 

Önce kanalları tırpanladılar yavaş yavaş. Ulusal Kanal gitti, Planet Sinema gitti, Planet Türk gitti, en sevdiğim Nat Geo Adventure gitti. Bir ara reklam olsun diye bedava verdikleri FilmTv'nin gittiğini söylememe gerek yok sanırım.

Artık ezbere bildiğim şikayet numarası 4440375'i arayıp “bu kanallar neden yok artık?” dediğimde
 “Kem de küm, ee şey işte onların yerine Planet Pembe ve Planet Mutfak var” gibi saçma şeyler söylediler. Kardeşim yemek tarifi ve pembe dizi ile film aynı şey mi diyemedim, desem ne değişecekti ki?

Birdenbire “seç izle” klasörünü en mini pakete sahip, 9,90 (bu arada artık 12 ya da 13 gibi bir şey oldu bu fiyat, tam bilemedim şimdi, otomatik ödemede) ödeyen bizim gibi paryalara, aşağı tabakaya (!) kapatıverdiler ansızın. Bir sabah uyandık ve bedava filmlerimizin yok olduğunu gördük. Bedava film seçmeye kalktığımızda “bir üst pakete geçin” mesajı ile
 “hooop yassah hemşerim, paran kadar konuşacaksın” tavrını bize layık gördüler. Üstelik haber verme nezaketi hak getire! Aradığımda meşhur 4440375'i,
 “Ben Tivibu aldığımda bedava film izleyebiliyordum, ne oldu?” diye sorunca “işinize gelirse” nin kibarcası olan “ bundan sonra bu şekilde efendim” yanıtını aldım.

İyi kötü idare ediyorduk, çünkü dedim ya, çanak istemiyordum. Kablolu tv ile görüşeyim dedim; Türkiye'nin en büyük şehrinin en bilinen semtinin göbeğinde böyle bir hizmet yoktu maalesef! İşin komiği de bizim sokakta vardı, ama 125 metre ötedeki apartmanda bitiyordu döşenen kablolar; dolayısıyla kablolu tv'den yararlanamazdık.

 Hay bin kunduz! Yıl 2014! Çatıya eski tip anten mi koysak, yoksa tencere kapağı mı?


Son günlerde teknik arızalar öyle arttı ki Tivibu'da, insanın parasıyla rezil olması sanırım tam da böyle bir şey. Yazarken bile sinirden gülüyorum:

Sistem o kadar yavaş ki, kumandaya 5 yazıyorum mesela, beşinci kanala gideceğime kendimi 8 de buluyorum, algılamıyor kumanda komutlarımı, sanki Commodore 64 çağından kalmış!

Parasıyla film izlemek istedim dün, “kirala izle” klasörünü açtım.
 “Şu anda zaman detayına ulaşılamadığı için işleminizi yeniden yapın, kutunuzu açıp kapatın, olmadı 4440375'i arayın” mesajı geldi. Kutu açıp kapatmaktan ctrl-alt-delete ile iş yapmaya çalıştığım, külüstür bilgisayar reva görülen eski iş yerindeymişim dejavusu yaşıyorum, sinirler laçka ki ne laçka!

Efendi efendi şikayet hattını aradım yine de; otomatik ses “tahmini bekleme süreniz 1 dakikadır” demesine rağmen tam 14 dakika 25 saniye  beklemede kaldım. Tahmin edeceğiniz üzere kapattım telefonu. Şikayet hattında bekleme süremden de kazanıyor bu Ttnet diye düşünmemeye çalıştım; netekim sabit hattan yani Ttnet'den arıyordum, çifte darbe!

Bence benim gibi herkes şikayet ediyor ve bence pazar günleri telefona bakan eleman sayısı oldukça az. İyi de kardeşim en çok pazar günleri izlemiyor muyuz bu televizyonu..

Tivibu tivibu hu huuuu!

"Kategorilere ulaşılamıyor" diye bir hata var çok gülüyorum. Sanki doksanlı yılların bilgisayarları gibi..

Tivibu tivibu hu huuuu!

Zaten o kategorileri yapan arkadaşları da ayrıca tebrik etmek lazım. Kırmızı halı kategorisinin içinde alfabetik liste, ayrıca başka bir alfabetik liste daha! Nereye bakacağımı şaşırıyorum. Öyle karman çorman ki film kategorileri, ben mesela en mini paket sahibi parya sınıfı olarak hangi filmlere erişebileceğimi bilemiyorum. Tek tek bakmam lazım ki göreyim bana hangilerini izlettirmiyorlar.. Hangisi paralı hangisi parasız diye tek tek filmlere bakmak ise Çin işkencesi, insanı korsan cd'ye teşvik ediyor neredeyse! 

Bir de HD meselesi var ki anlamak mümkün değil. Bu Tivibu, Hd filmleri 2-6 TL ye kiralıyor güya ama bana HD film yassah! "Parasıyla değil mi kardeşim, niye izleyemiyorum HD film?" dediğimde ise “ bir üst pakete geç, daha çok öde” diyor.

İnat değil mi daha çok ödemiyorum. Beni aptal yerine koyarak bir üst pakete geçirtmeye çalıştıkları sürece de ödemeyeceğim!

TRT vergisini elektrik faturalarında yıllardır dayatan devlet, beni neden bunlarla muhatap bırakıyor sorusu ise ayrı bir muamma!

Bir kez bile açıp izlemediğim TRT için vergi veriyorum, üzerine dicibilmem ne, smart cart curt, tivibu huhu için ayrıca para ödüyorum, soygunun haddi hesabı yok!

minik kumandator?


Ya bir de şu kumanda meselesine değinmek istiyorum.
İlk aldığımda yaptıkları memnuniyet anketinde de söylemiştim. Bu kumanda ergonomiden fersah fersah uzak demiştim. Sağdaki televizyon kumandası, soldaki Tivibu kumandası. 

Tivibu kumandası neden bu kadar küçük? 
Cebimde mi taşıyacağım ben bunu? Hayır parmaklarım da incedir ve buna rağmen ben bu tuşlara ba-sa-mı-yo-rum! Tombul parmaklıların hali nicedir düşünmek bile istemiyorum, yanlarında çocuk bulundurmaları lazım bu kumandayı kullanabilmek için: 
- Orçun evladım, bas yirminci kanala.
- Çikolata almazsan olmaz dedeciğim..
Ya bu Tivibu yüzünden yeni nesil rüşvete alışıyor bir şey değil..
Abartmayayım durumu, hadi bastım diyelim zorlana zorlana, kumanda simsiyah! Karanlıkta tv izlemeyi severim ve akşamları bu kumandayı ışık olmadan göremiyorum. “Gidip ışığı açıp sonra da kumandayı kullanacaksam o zaman kumandaya ne gerek var ki? Madem kalkıyorum, gidip aletin üzerinden de değiştiririm kanalları eski Şaplorenz televizyonlar gibi” dedim geçen gün toplu şikayet ederken, “buna yapabileceğimiz bir şey yok” dediler.. Ya bari ileteceğiz ilgililere falan deyin, müşterinin gazını alın değil mi ama. Hani tüketim toplumunda müşteri her zaman haklıydı, her şey yalan! 

Aslında ben huysuz, olduk olmadık şeyleri şikayet eden şımarık biri değilim. Çağrı merkezlerinde zor koşullar altında çalışan arkadaşlara da olabildiğince nazik davranmaya çalışırım her zaman. Bu yazıyı yazmaktaki amacım öncelikle içimi dökmek, sonrasında ise belki Tivibu çalışanlarından biri bu “cinnet geçiren müşteri” yi duyar da hak verir diyedir. Yoksa rakip şirketten filan değilim yanlış anlaşılmasın. Ben sadece 2014 yılı teknolojisine yakışır bir tv hizmeti almak istiyorum kazıklanmadan, çok mu şey istiyorum?

Ha bu arada yiğidi öldürüp hakkını yemeyelim, bildiğim kadarıyla başkalarında olmayan güzel bir özelliği var Tivibu'nun. Durdur izle, tekrar izle.. Bütün kanallardaki dizi ve programları hafızaya alıyor, bir hafta oradan izleyebiliyorsunuz. Ama nedense Cnbc-e dizileri hariç! Orada kaliteli diziler olduğu için olabilir mi? Bilemiyoruz, Tivibu böyle uygun görmüş!
 "Durdur İzle" ise süper bir özellik gerçekten de, 90 dakika canlı yayını dondurabiliyorsunuz.. İyi de benim anlayamadığım şey şu:
 Rekabet çağında iken neden dicibilmem ne, smart cart curt gibi platformlar da bu teknolojiye geçmiyor ve neden sırf bu "durdur izle" cazibesi yüzünden Tivibu'nun onlarca hatasını sineye çekmek zorunda kalıyoruz?

Dijital platform yöneticileri uyuyor mu?7








Devamını Oku