23 haziran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 haziran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Haziran 2024 Pazar

Bugün Benim Doğum Günüm

Eveet, sayın seyirciler, değerli konuklar; işte yılın o en acayip günündeyiz yine.  Çünkü bugün benim doğum günüm... Demek ki tarih tekerrür edebiliyor. En azından yılın günleri anlamında... 

Her sene bugün karışık kuruşuk duygular içinde olmaktan kendimi alıkoyamıyorum. Geriye dönüp eski doğum günü yazılarıma baktığımda da görüyorum bunu. Bazı seneler doğum günümde küsüyorum mesela içten içe birilerine; beni aramadılar diye. Bazı seneler şımarma günü ilan ediyorum bugünü. Bazı seneler de hesaplaşma günü gibi bir şey yapıyorum. Karışık kuruşuk yani, bir standardı olmuyor.

Bu sene ise “keşke beni kimse aramasa” duygusundayım niyeyse. Aslında kimse değil de konuşasım olmayanlar aramasa günündeyim. En çok da içten içe beni kıranlarla hiç konuşasım yok bugün. İnsanlardan gittikçe uzaklaşırken, galiba evrende binlerce yıldıza doğru yol alıyorum. Ne bileyim, karışık kuruşuk işte… Ha mutsuz muyum, kesinlikle değilim. Gerçekten değilim; kendi evrenimde kendimce dengeliyim, huzurluyum ve mutlu olduğum anların çetelesini tutmaktan ziyade,  kısa da olsa o anların değerini bilebilecek kadar iyiyim, hoşum yani…

Şöyle bir mesaj veresim var bugün;

Samimi olun abilerim ablalarım, kardeşlerim bacılarım! Samimi olun Romalılar, Kadıköylüler, sadece samimi olun! Kimse kimseyi zoraki arayacaksa lütfen aramasın! Kimse kimsenin yanında olmak istemiyorsa zorla olmasın! Hayatımızda mecburiyetler olmasın, doğal olalım. Aramak istemiyorsanız ya da mesaj yazmak ya da yorum yazmak istemiyorsanız, lütfen zorlamayın kendinizi. Relaksss… Don’t panic… Hayat öyle ya da böyle akıyor kendi yolunda...

Zorlama değil de çok güzel şeyler de olabiliyor, hayat hediye verebiliyor görebilene... Mesela bugün kalkar kalkmaz balkona çıkasım geldi. Tam da çiçekleri sulayacakken limon ağacının üzerinde beyaz bir kuş tüyü gördüm.  Kimileri için mikrop yuvası olabilecek bu şahane detay, içimi mutlulukla doldurdu. Sonra sarmaşık saksısında kuru yaprakların arasında da gördüm aynı beyaz tüyden. Gördükçe daha çok veriyor hayat. Mucizelere inandıkça daha çok mucize oluyor, gerçekten böyle bu... 

Cemal Süreya’ya “… Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü…” dizesini yazdıran duygu gibi olamaz elbette ama; limon yaprağına konan beyaz tüy, bana hayatın aslında hafifleyebileceğini, yani çok da ağır olmayabileceğini gösterdi sanki bir anlığına. Mutlu olmak için çok fazla neden olabileceğini, ya da istersek o nedenleri görebileceğimizi... Öyle ya, neden dün değil, evvelsi gün değil de doğum günümde geldi de kondu, beyaz tüylü beyaz kuş; balkonumdaki limon ağacıma? Neden gri değil de beyaz tüyler bıraktı geride? Sanki hayat bu doğum günümde bana:

“Hafifle, biraz daha hafifle… Bak görmüyor musun, hayat sandığın kadar ağır değil. Ve inan ki güzel günler çok yakında…” mesajı verdi bugün.


“Sevgili hayat, teşekkür ederim beni bu yaşıma getirdiğin için. Her ne kadar ben fark edemesem ve göremesem de;

 eminim ki bu evrene bir katkım vardır.  Tıpkı dünyaya gelişimde  pozitif bir amaç olduğu gibi... Bilmeden birilerine ya da bir şeylere faydam oluyordur, olmuştur, olacaktır…”

 


Hadi bakalım, hayali mumları üflerken dilek de dileyeyim; 

Seneye bugün, yine burada anlatacağım şahane anılarla dolu bir yaş olsun bu yaşım…

Bugüne kadar karşıma çıkan badireleri atlatabildiğime göre, demek ki çok güzel bir yaşa gelmişimdir…. Aferin be kendim; aferin, iyi başardın, tebrikler, devam, next…

 

Devamını Oku

23 Haziran 2019 Pazar

Bugün benim doğum günüm



Bugün benim doğum günüm. Seçimle ilgili metafor yaptığımı düşünmesin kimse. Bugün benim geçekten de doğum günüm.



Bir şey bekliyor muyum? Evet bekliyorum. Madem doğum günümde seçim yapılıyor, o halde seçimin sonucu gönlüme göre olsun istiyorum.

Evet, bugün benim doğum günüm; kimin arayıp kimin aramadığını gerçekten umursamıyorum. Eskiden çetelesini tutardım, eğer listemdeki kişilerden biri aramazsa üzülürdüm. Hatta ağladığım bile olurdu. Artık öyle değil. Her geçen sene zamanın süzgecinden geçen arkadaş, dost, beni önemseyen kişi artık ne derseniz deyin, işte o insanların sayısının giderek azaldığını düşünüyorum. Her doğum günüm kendime giden yolu daha da kısaltıyor sanki. Belki de yolun en kısaldığı an, ben olma bilincinin en yüksek olduğu andır ve yok oluştur. Bunu kimse bilmiyor, ben de bilmiyorum.

Bugün doğum günüm evet. Sosyal medyada doğum günü fotoğrafı yayınlamayacağım yine. Hiç öyle bir şey yapmadım zaten. Pembiş balonlar ve kutu kutu hediyeler de olmayacak. Niye olsun ki! Bugün benim doğum günüm, içimde hiç bir kıpırtı yok! Coşku yok, şımarma isteği yok. Oysa her doğum günümde kendimi özel hissederdim. İnsanın yaşı ne olursa olsun doğum günleri özeldir derdim.

Bilmiyorum, hele şu seçim bir bitsin sağ salim. Hele şu üzerimizdeki ağır baskı bir kalksın. Hele şu yorgunluk bir geçsin. Belki her şey daha güzel olur o zaman...








Devamını Oku