engelliler ve şehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
engelliler ve şehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2016 Perşembe

Engelli Asansörlerini Kullanmaya Devam Edenler, Bu Yazı Sizin İçin!

Çirkinsiniz, hem de çok çirkinsiniz!

Metroya inen engelli asansörlerini kullanırken, bir engelli gördüğünüzde utanmazca kıpırdamıyorsunuz ya, işte o zaman aynadaki yansımanıza bir bakın! Ruhunuzun çirkinliği yüzünüze öyle bir aksediyor ki!

Ezbercisiniz, ama ezberiniz yanlış!

Asansörün yanında ne yazıyor bir bakın?” diye sorduğumda, sorgulamayan beyninizin yönlendirmesiyle “engellilere öncelik yazıyor, veriyoruz zaten!” diyorsunuz ya, bir bakın bakalım ne diyormuş? İşte sizin bu yanlış ezberiniz yüzünden, bu ülke her geçen gün evrensel insan hakları normlarından uzaklaşıyor!



Hoyrat ve kabasınız!

Kapıda engelliler, hamileler, yaşlılar ve çocukluların kullanımı içindir yazıyor!” dediğimde “ama siz de bu kadar kaba olmak zorunda mısınız, belki midemiz ağrıyor, nereden biliyorsunuz?” diyen küçük kız! Sen özellikle, çok hoyrat ve kabasın! Muhtemelen metroda da kimseye yer vermiyor, kulaklığını takıp kendi sığ dünyanda takılıyorsun! Birgün bir engelin olursa, ya da bir sevdiğin engelleniverirse aniden, belki empati yeteneğin dilinin uzunluğu kadar olmasa da biraz gelişir! Çünkü maalesef bu ülkede birçok insan gibi, sen de soyutlama yeteneğinden yoksunsun. Yani yaşamadan anlayamıyor sizgiller familyası bazı şeyleri! Belki biraz kitap okuman lazım diyeceğim ama, boşuna kendimi yormayayım!

Bencilsiniz!

O kadar bencilsiniz ki empati yeteneğiniz kurumuş! O asansör bozulduğunda, veya çok kullanıldığı için sık sık bakım gördüğünde, siz yürüyen merdivenle gideceğiniz yere gidebilirsiniz. Ama bir engelli, gideceği yere gidemez! Çünkü o sizin canınız çekince bal gibi de kullanabileceğiniz merdivenler var ya, işte onlar ne yazık ki tekerlekli sandalyeyi almıyor! Ama siz bunu düşünemeyecek kadar kendi egolarınıza hapsolmuşsunuz!


İstanbul, sizin gibileri hak etmiyor!

Gerçekten hak etmiyor! Sizin gibi kurnazlar yüzünden bu şehir yağmalandı, delik deşik oldu. Ben boşuna İzmir'e bu ülkenin Avrupa'sı demiyorum! Gidin bakın İzmir'de metroya giden engelli asansörüne; bomboş! İzmirliler aptal mı? Hayır değil; o birçoğunuzun “Gavur İzmir” dediği şehir var ya, insana değer vermeyi biliyor hâlâ...




Bu dilden anlıyorsunuz!

Aslında ben böyle küfür gibi hitap etmeyi sevmem, ama siz başka dilden anlamıyorsunuz! Anlasanız, zaten engelliler için yapılmış asansörü, SIRF KEYFİNİZ İÇİN kullanmazsınız! Elinde yükü olanı ayrı tutuyorum. Onlara zaten lafım olmaz.



Bu ülkede sokaklar, okullar, iş hayatı, otobüsler, sinema salonları... Yani hemen hemen her yer engellerle dolu. Ama en büyük engel ne biliyor musunuz, İNSANIN KENDİSİ! 
Devamını Oku

3 Aralık 2014 Çarşamba

Bu şehirde engelliler Süpermen olmak zorunda!

Bir yere gideceksiniz, yol tarifi aldınız, “Metrobüse bin, Beşyol durağında in, üst geçitten sağa dön, devam et” dediler. Kolaymış dediniz, metrobüse güç bela bindiniz, güç bela oturacak bir yer de buldunuz, “Bir aksilik çıkmadı, ne güzel, geç kalmayacağım gideceğim yere!” dediniz kendi kendinize. Beşyol durağında metrobüsten indiniz, üst geçitten karşıya geçeceksiniz ya güya, geçemediniz işte, orada kalakaldınız!! Çünkü sizi engellemişler, yola devam etmeniz mümkün değil!
Metrobüs Beşyol Durağı-Yıl 2014!

Hadi canım, öyle şey mi olur, dağ başı mı burası, kim kimi yolundan alıkoyabilir ki 2014 yılının koskocaman dünya şehri İstanbul'unda diyorsunuz değil mi?

Eşkiya mı bunlar diyorsunuz değil mi?

Söylemeye dilim varmıyor ama maalesef göz göre göre bu eşkiyalığı yapan belediye! Evet sizi onlar engellemiş! Hani görevi bütün vatandaşlara eşit hizmet götürmek olan, hani bünyesinde mimarların, mühendislerin, kocaman kocaman okumuş adamların çalıştığı belediye var ya, işte o engellemiş sizi. Nasıl mı?


Metrobüse giden merdiven dağı!
Metrobüsten indikten sonra yan yana iki kişinin ancak yürüyebildiği, ben diyeyim 30 derece, siz deyin 45 derece diklikte daracık bir merdiven yapmış. Saydım, tamı tamına 43 basamak! Bu merdiven dağına tırmanmadan “metrobüs” denilen “çağdaş ulaşım aracından(!)” yararlanamıyorsunuz maalesef!! Estetik yoksunu gri demirleri, kar yağdığında oraların jilet gibi nasıl kayacağını gündeme bile getirmiyorum farkındaysanız!

Aynı merdivenden hem iniyorsunuz, hem de çıkıyorsunuz orası da önemli değil de, o merdivenler nasıl çıkılacak mesele orada!

Bütün vatandaşlarına eşit hizmet götürmek gibi bir görevi olan sayın belediye, ya da her kimse o üst geçitin sorumlusu, zihniyetindeki engelleri kaldırmayı başaramamış maalesef!

Amaaan canım demiş, tekerlekli sandalye  kullanan, koltuk değnekli olan da çıkmasın sokağa demiş, çıksa bile binmeyiversin metrobüse demiş, binse bile Beşyol durağında inmeyiversin demiş, inse bile amaan canım ne olacak sanki, geri döner önceki durakta iner, biz belediye olarak beleş kart veriyoruz nasılsa demiş, taksiye biner bana ne ya, dünyayı ben mi kurtarıcam sanki demiş!


Belki de bunların hiçbirini dememiş, kafası basmamış böyle bir sorun olacağına! İnsanlar fiziksel olarak tek tip ya onun küçük beyninde!

Engelliymiş, bebek arabalı anneymiş, kalp hastasıymış, yaşlıymış kimin umurunda ki bu memlekette! Dikersin 43 basamaklı 43 derecelik tırmanma tahtası gibi üst geçiti, geçen geçer, geçemeyen de ne yaparsa yapsın zihniyeti! Sonra da Avrupa Birliği niye bizi almıyor diye ağlar o zihniyet sahipleri!



İşin komik tarafı ne biliyor musunuz? Şimdi bu üst geçiti çıkabilenler için yol kenarında bir de iniş var ya hani, işte o inişe tekerlekli sandalye rampası yapmışlar!!

 Bir üst geçitin ortasındaki merdivenlere tekerlekli sandalye yolu koymuyorsun, yandaki merdivenlere koyuyorsun! Sen nasıl bir mimarsın, senin kafanda nasıl bir engel var çok merak ediyorum gerçekten de!





Eşitlik, özgürlük (!)
Bu ülkenin koskocaman mega kentinde metrobüse binen engelli vatandaş, Beşyol durağında sizin yüzünüzden yol ortasında kalakalıyorsa kalkıp da 3 Aralıklarda hamaset yapmayın, “herkes bir engelli adayıdır” gibi geri zekalı sloganları ise sakın atmayın!! 

Bence mimarlığınızdan, mühendisliğinizden,  politikacılığınızdan, belediyeciliğinizden, bütün kimliklerinizin ötesinde insanlığınızdan utanın hepiniz!

Yükseklerdeki egonuzun dışavurumu bu yaptığınız yüksek kaldırımlar, kocaman kocaman dağlar gibi diktiğiniz iğrenç üst geçitler! İnsanları başkalarından yardım almaya muhtaç eden bu zihniyetinizle siz zaten sadece hamaset yaparsınız:

5 tanee tekerlekli sandalye verdiiiik, engelli ailesine 3 lira maaş bağladıııkkkk!” dersiniz.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü diye sakın nutuk atmayın, çünkü sizin bu zihniyetiniz yüzünden zavallı, yardıma muhtaç durumuna düşürülen, yine sizin bu zihniyetiniz yüzünden günlük hayatında engellenen insanlar, size rağmen, sizin varlığınızın  yarattığı kocaman engellere rağmen yaşamaya çalışıyor bu ülkede!

Süpermen olmazsan yaşayamazsın bu şehirde!


Devamını Oku