sigarayla mücadele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sigarayla mücadele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2016 Çarşamba

Sigarayı bırakalı bugün tam 3 yıl oldu...

Bugün yine o gün... Günlerden 21 aralık, en uzun gece, gün dönümü. Artık bugünden sonra günler uzamaya başlayacak, karanlıklar azalacak yarıküremizde. Sadece bugüne özel olarak Kuzey Kutup Dairesi'nde 24 saat süren gece, Güney Kutup Dairesi'nde ise 24 saat süren gündüz yaşanacak. Ülkemizin en uzun gecesi ise Sinop'ta olacak. Kuzey Yarıküre'de kışın başladığı gün bugün. Benim hayatıma ise 3 yıl önce tam da bugün bahar gelmişti. Çünkü 3 yıl önce tam da bugün ben, sigarayı bırakmıştım...


Özel olarak böyle anlamlı bir güne denk getirmedim sigarayı bırakma konusunu, ben de sonradan fark ettim bu güzel tesadüfü. Ama bu yazıya denk gelen birileri, belki benim gibi böyle özel bir günde sigarayı bırakmak isteyebilirler diye, yazıyı sabah erkenden yazmaya karar verdim. Burada konu hakkında yazdığım diğer yazılar da var. Hatta içlerinden bir tanesi yüzlerce yorum aldı ve sanırım biraz faydam oldu birilerine... Kimbilir belki de bugün sıra sizdedir...

Peki ne oldu bu üç yıldan sonra? Tek kelimeyle ifade edeyim; mutluyum! Kişisel tarihimde bir yanlıştan döndüğüm için, bir bağımlılıktan kurtulduğum için, sağlığım adına güzel bir adım attığım için, kendime zarar vermekten kaynaklı suçluluk duygusunu artık yaşamadığım için gerçekten de çok mutluyum. Sigarayı bırakmak harbiden güzel şey, darısı başınıza diyorum. Bu arada belki klişe olacak ama ben yine de tekrar edeyim, gerçekten de herkes sigarayı bırakabilir. Hatta klişenin devamını da getireyim: “Ben bıraktıktan sonra herkes bırakabilir!”


Biliyor musunuz bazen sigara içen halimi hayal bile edemiyorum. Hani diyorlar ya “dün gibi aklımda, hiç unutamıyorum, her an başlayabilirim gibi geliyor” gibi şeyler... Bana bütün bunlar hiç olmadı. Aklıma asla gelmiyor, hiç özlemiyorum, sigara içmediğim için kendimi gerçekten çok ama çok mutlu hissediyorum.

Hemen hemen her gün yorum gelen şu yazımda bazen bana soruyorlar “hâlâ içmiyor musunuz?” “bir tane bile mi?” gibi sorular. Ben de şimdi cevap veriyorum:

Mantıklı bir insan, aynı konuda aynı hatayı ikinci kez neden yapsın ki?”

Sağlıklı, dumansız, bol oksijenli, mutlu, huzurlu günler dilerim...



Devamını Oku

21 Aralık 2015 Pazartesi

Sigarayı bırakınca bunların olduğunu kimse size söylemedi!


Zaman ne çabuk geçiyor. Bugün sigarayı bırakışımın ikinci yıldönümünü kutluyorum. Mütevazı olamayacağım, aferin bana...

Merak etmeyin sıkıcı bir yazı olmayacak. Yani “sigarayı bırakınca ciğerler şöyle temizlenir, kalp krizine yakalanma oranı şöyle düşer!” gibi uzmanlık gerektiren, biraz da okumaktan bıktığımız konulara değinmeyeceğim bu yazıda. Kendimce çıkarımlarım var, onları anlatacağım! Dediğim gibi oldukça özel deneyimler bunlar; kişisel gelişim hap'ları gibi değerlendirmemenizi önemle rica ederim...

Görsel, interiorsbystudiom.com sitesinden alıntıdır.

Gelelim sigarayı bırakmanın entrikasal düzlemdeki faydalarına!

1- Kıskanç arkadaşlarınız kimlermiş, sigarayı bırakırken öğrenirsiniz!

Sigarayı bırakacağım” deyince Yok canım sen beceremezsin, en fazla on gün zaman tanıyorum, kesin yine başlarsın!” diyenleri, ya da “Yaa çok kilo alırsın, sonra da veremezsin, boşver bırakma!” diyenleri yazın bir kenara. Kendince en iyi çözümü sunanları da unutmayın bu arada, “Niye bırakıyorsun ki, günde 5 tane iç!” derler mesela. O beşin yarın 10, 15 olacağını adları gibi biliyorlardır üstelik.
Aslında kendileri defalarca gizli gizli deneyip sigarayı bırakamamışlardır ve sizin başarmanızı istemezler, çünkü kıskanıyorlardır. Sigara içerken en yakınınızda yer alan bu kişiler gerçekten dostunuz muydu acaba? Sigarayı bırakmasaydınız bunu asla bilemeyecektiniz! Sizin iyiliğinizi istemeyen kişi hiç dostunuz olabilir mi? “Senin evine de gelinmez artık!” diye tehdit bile savurur onlar, aldırmayın; zaten gelmemeleri ruh sağlığınıza olumlu etki yapacaktır hiç üzülmeyin!

Görsel, artcaffeine.imobileappsys.com sitesinden alıntıdır.

2- Sigarayı bıraktığınızı çekemezler, kilo almışsın derler!

İnsanların dış görünüşlerini gündeme getirmenin ayıp olduğunu düşünerek ve bu konuyu gerçekten de önemsemeyerek, hayatı boyunca balık etli olduğu halde kilosu hakkında en ufak bir yorum yapmadığınız ve kendisini dost bildiğiniz en yakın(!) arkadaşınız “7-8 kilo almışsındır rahat! Ay şekerim, sen de artık benim bedenimdesin, napıcaksın alışacağız kiloya!” diye size güya yakınlık gösterdiği anda oradan uzaklaşın derim ben. O kadından size arkadaş olmaz, bütün bağları kesmekte fayda var! Sigarayı bırakmasaydınız satır aralarına sokuşturduğu sübliminal mesajlarla kimbilir sizi ne kadar yaraladığını da fark edemeyecektiniz! Tehlikelidir zehir dilli hatun kişiler! Ah sigarayı bırakmak, sen nelere kadirsin! Hem ciğerleri hem de ruhu temizliyorsun!

3- Sigarayı bıraktığınızda benciller su yüzüne çıkar!

Sigara içebilir miyim?” diye hayatta sormazlar. Yeni bıraktığınızı bile bile, belki de inadına yakarlar yanınızda, bununla da kalmayıp dumanını yüzünüze, mis gibi kokan saçlarınıza doğru üfürürler! Hava güzel olsa da camı açmazlar mesela! Sigara onların hakkıdır, siz de onlara uymak zorundasınızdır! 
Bu kişiler bencildir işte, hep kendilerini düşünürler, arkadaşlıkları da göstermeliktir, kaçılası insanlardır bu gruptakiler! Sigarayı bırakmasaydınız nereden bilecektiniz bu durumu?
İnsanın aklına içeriği çok alakalı olmasa da bir şarkı geliyor:

“...Tanı bunları, tanı da büyü Adiloş Bebe!...”

Görsel, nytimes.com sitesinden alıntıdır.

4- Sigarayı bırakınca daha az dedikodu yaparsınız!

İş yerlerinde “sigara molası verelim” diye gidilen çay ocakları ve mutfaklar gıybet yuvalarıdır. Dumanaltı dedikodu ortamlarından uzak kalarak hem ciğerleriniz, hem de kalbiniz temiz kalmış olur. Sigarayı bırakmasaydınız entrika bataklığında kokuşacaktınız!!

5- Yere izmarit atanlar avamdır, siz ise kendinizi üstün görebilirsiniz!

Biliyorum, sigara içerken siz asla böyle bir şey yapmazdınız! Gerekirse izmariti -afedersiniz- tükürüğünüzle söndürüp selpak mendile sararak, çöp kutusu buluncaya dek cebinizde gezdirdiğiniz bile olmuştu! Ama bakın işte, entel olduğunu cümle aleme göstermek için kılıktan kılığa giren tatlısu bilmişi arkadaşınız, simsiyah ojeli orta parmağının tek hareketiyle izmariti yere ne de güzel savuruyor! İğrenç ötesi bir hareket değil de nedir bu! İşte bu insan avamdır, Greenpeace'e verdiği imzayı feysbuk'unda yayınlaması sadece gösteriştir, kaçılası kişiliktir. Sigarayı bırakmasaydınız bunu nasıl fark edecektiniz?


6- Sigarayı bırakınca bir filmi / oyunu daha özgün yorumlarsınız!
Sigarayı bırakınca tiyatroda/sinemada perde arasında dışarıya çıkmanıza gerek kalmaz; dolayısıyla da soğukta ellerini ovuştura ovuştura sigarasını içen ve bu arada oyunun/ filmin kritiğini yapan sosyal ortamlardan uzak kalırsınız. Ama bu kötü bir şey değil, bilakis çok da iyi bir şeydir bu durum. 
 Sigara içerken yapılan “Abi yaa, bence katil perdenin arkasında saklanan o hizmetçi; iyi de ne biçim senaryo bu, ben hemen anladım!” gibi yorumlardan uzak kaldığınız için, ikinci perdeye ön yargıyla bakmayacaksınız. Bu sayede de katil hizmetçiymiş diye düşünmeyecek, geniş açıdan değerlendirmelerde bulunacak, katilin aslında intihar ettiğini ve kendine katil süsü verdiğini; dolayısıyla ortada aslında katil olmadığını, o perdenin arkasındaki hizmetçinin sadece camları sildiğini hemen şıp diye anlayıvereceksiniz! Bakın işte gördünüz mü, sigarayı bırakmasaydınız oyuna verdiğiniz para çöpe gidecekti!

Görsel, aristonorganic.wordpress.com'dan alıntıdır.

7- Sigarayı bırakarak diş doktorunuzdan intikam alabilirsiniz!

Benim en sevdiğim sonuçlardan biri de bu: İşaret parmağını gözünüze soka soka sallayan ve
Sigara içmeye devam edersen tedavini yarıda keserim, bütün dişlerin dökülür!” diyen aslında iyi niyetli ama korkunç kamu spotu gibi konuşarak sizi köşeye sıkıştıran diş doktoruna göğsünüzü gere gere gidip diş temizliği yaptırabilirsiniz. Sigarayı bırakmasaydınız bu kadar tatmin edici intikam alma duygusunu nerede yaşayabilirdiniz ki!

8- Sigarayı bırakınca iş bulursunuz!

Biraz zaman alacak ama, cv'nizde “sigara kullanmıyor” olarak güncelleme yapmak zorundasınız.. Bu güncellemeyi yaparken bir de iş ilanlarına göz atasınız gelir. O da ne, hayalinizdeki iş sizi bekliyordur!
 İlahi sürahi, “sigara içiyor” yazan bir cv'yi kim ister ki zaten bu devirde? Saat başı sigara molası veren, ikide bir de bronşit olup rapor alan bir çalışanı kim ister allasen?

Görsel, thegardenglove.com'dan alıntıdır.

9- Bunları söylemiyorum bile!
Salatalığın tadı bambaşkaymış, sabah kalkınca insanın ağzında metalik paslı tat olması çok saçmaymış, saçları savurunca yayılan şampuan kokusu harikaymış, ağzı sigara kokan arkadaştan çaktırmadan uzaklaşmak gerekirmiş, insanın saçları kırılmadan uzayabiliyormuş, eskiden gözde büyüyen mesafeler aslında pır pır kanatlanarak yürünebiliyormuş, tırnakların ve dişlerin doğal rengi sarı değilmiş, insan cildi aslen soluk değilmiş, el ve ayaklar aslında öyle çok acayip üşümezmiş, hasta olursam diye yaşanan suçluluk duygusu ne gereksizmiş, günde bir paket sigaraya verilen para ayda 300 liraymış ve bu ne büyük bir paraymış, klişe olacak belki ama sigarayı bırakmak gerçekten de hiç ama hiç zor değilmiş... Yani özetle sigara içmemek ne kadar güzel bir şeymiş demiyorum bile...

Sağlıklı günler dilerim efenim; hayatımdaki tek duman, pastanın üzerindeki  mumları üflediğim için olsun...


Not: Bu şeyi nasıl bıraktığımı merak ediyorsanız, buradaki yazıma bakabilirsiniz.



Devamını Oku

22 Aralık 2014 Pazartesi

Nice sigarasız yıllara!

Dün insanlık için önemsiz, benim içinse çok ama çok önemli bir olayın yıl dönümüydü. Evet geçen sen dün, bundan tam 1 sene önce, yani 365 gün geri sayımla ben sigarayı bırakmıştım!

Sigarayı bırakmak mutluluktur!

Alkışlar kendime gelsin diyorum, hiç de mütevazı olmayacağım bu konuda. Nice senelere temiz kokan saçlarım, nice senelere daha çok oksijen alan ciğerlerim, nice senelere zehirli madde girmeyen iç organlarım...
Hani vardır ya sigarayı bıraktıktan sonra ne faydalar görürsünüz çizelgeleri, işten ben şu aşamadayım:

Sigarayı bıraktıktan 1 yıl sonra:

Akciğerler kendini temizleme yeteneğini tekrar kazanır
       •Sigara içen birisine göre sigaraya bağlı kalp krizi riski yarıya düşmüştür.

Neler hissediyorum, neler gözlemliyorum:
Artık sigara kokusu ve dumanından rahatsız olmaya başladım. Geçenlerde boyu yaklaşık benim kadar olan ve de sigara içen bir arkadaşımla bir kafede oturmuş çay içiyorduk. Arkadaşımın ağzından yayılan sigara kokusuna abartmıyorum gerçekten de tahammül edemedim. Boylarımız aynı seviyede olduğu için ağız hizası da tam benim burun hizama denk geliyordu ve o koku, Oh My God yani!! Sandalyemin yönünü çevirdim hemen ve sigarayı bıraktığım için bir kez daha mutlu oldum kendi kendime.
Gerçekten de sigara içenlerin kokusu çok ama çok itici geliyor artık.

Sigarayı bırakınca mis gibi kokarsınız!

Bir de sigarayı bırakmak isteyen ama bir türlü bırakamayanların çaresizliğini, suçluluk duygusunu, konuyu ört bas etme çabalarını daha iyi görebiliyorum, ben de öyleydim bir zamanlar. Bırakmak isterdim, bırakamayınca da üzerimde ayrı bir gerilim olurdu. Artık öyle sorunlarım yok ve hayata karşı daha güçlü hissediyorum kendimi.

Benden tavsiye isteyen arkadaşlarıma hep şunu söylüyorum:

Bıraktıktan sonraki başarı duygusunu, o hazzı yaşamanız lazım! Düşünsenize milyonlarca insan kurtulmak için çaba sarfedip başaramazken siz bu sorunu çözenler tarafında, yani haklı gururlarını doyasıya yaşayan mutlu ve başarılı insanlar tarafında yer alacaksınız! Ne şahane bir duygu bu!

Sigarayı bırakmak için beni ne motive etti?
Çevremde sigarayı bırakanların büyük bir çoğunluğu ya ağır bir enfeksiyon geçirdiği için, ya ciğerlerinde türlü türlü sorunlar yaşadıkları için, yani sigara yüzünden hastalandıkları için sigarayı bırakmışlardı. Ben böyle bir şeyi ne  yaşamak, ne de yakınlarıma yaşatmak istemiyorum dedim kendi kendime. Hastalanana kadar sigara içip sonrasında mecburiyetten bırakacağıma özgür irademle, kendi istediğim için bırakmalıyım bu kötü alışkanlığı dedim. Hani halk arasında denir ya, “ben onu bırakamıyorum ama o bırakacak beni bir gün!” İşte bunu yaşamayı kendime yediremedim. Çok etkili bir motivasyon oldu, nitekim yokuş çıkarken tıkanmıyorum, nefesim açık, şahaneyim! Vücuduma bile bile zarar vermediğim için vicdanım son derece rahat.

Sigarasız hayat şahane!

Evet biraz kilo aldım.
Hayatımda hiç kilo sorunum olmamıştı, evet 6-7 kg aldım. Ama doktor arkadaşım bir yıl sonunda bu kiloları kolaylıkla verirsin dert etme diyor. İlk zamanlar dert ediyordum, artık etmiyorum. Bağımlı olduğum sigarayı bırakmışım 6-7 kiloyu mu veremeyeceğim diyorum! En kısa zamanda kilolar da gidecek ve kuşlar kadar hafif ve özgür olacağım.

Sonuç;
Sonuç muhteşem, darısı tüm bağımlıların başına diyorum.
Sağlıklı günler diliyorum hepinize..

NOT: Bırakırken neler hissetmişim, nasıl mücadele etmişim merak edenler buraya bakabilir.


Devamını Oku

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Sigara karşıtı yayınlar çok itici değil mi?

sigara zararlidir

Geçenlerde Facebook'ta bir arkadaşım soldaki bu resmi paylaşmış. Ben de 

İçmiyorum gerçi artık ama, bu resim de çok irite edici olmuş. İçerken de bu tip korkutucu uyarıları gördükçe sinir olur bir sigara yakardım tepki olarak” 
dedim.
Benim bir yakınım da aynı senin gibi düşünüyor, baktıkça içiyor” dedi arkadaşım..
Bunun üzerine ben de:

O çok garip bir psikoloji.. Paketin üzerinde “içme, ölürsün!” yazıyor; sanki sen bilmiyorsun sigaranın zararlarını! Ama öte yandan bağımlısın, sanki çok kolay insanın bağımlılıklarından kurtulması. İki ucu çirkin değnek olayı.. Birileri ”ölürsün, içme!” diye bağırıyor, stres oluyorsun içtiğin için, vicdan azabı duyuyorsun; çoğu zaman içine düştüğün bu çaresiz durumda daha çok sigara içesin geliyor. Acayip bir kısır döngü bu.. Bence böyle negatif anlamları olan mesajlar pek işe yaramıyor. Mesela “içersen ölürsün!” yerine, “içmezsen nefesin açılır!” gibi olumlu mesajlar olmalı. Ben ağır tiryakiydim, olayın derin psikolojisine de vakıfım. Aslında bunu blogda yazayım açık açık, belki birilerine faydam olur” dedim.

Evet şuradaki yazımda göreceğiniz üzere sigarayı bıraktım ben de ve dört ay geçti üzerinden. Artık kokusundan hoşlanmamaya başladım, bir yerde üzerime sigara kokusu sinse, özellikle de saçlarımda hisssetsem bu kokuyu, acayip rahatsız oluyorum.  Bir de bu hale gelebileceğim aklıma bile gelmezdi. Çünkü “bırakmalısın” diyenlere “ama ben sigarayı çok seviyorum” derdim. Düşünüyorum da şimdi, sevmek değilmiş aslında o; bırakamamanın, zayıflığın  bahanesiymiş. Kendime söylediğim kocaman bir yalanmış..
  Yoksa insan kendine zararı olan bir şeyi niye sevsin ki?



 
Şu negatif mesajlar veren reklamlardan bahsediyorduk. Gerek sigara paketlerinin üzerindeki ürkütücü görsel ve cümleler, gerekse televizyonlarda yayınlanan “kamu spotları” na bakınca sizin de sinirleriniz bozulmuyor mu? Sigaranın zararlarını anlatmak için boğazına boru takılı koah hastasını gösteriyorlar, ya da yaşlanmış elleri gösteriyorlar, ..vs. vs.

Bırakın sigarayı, geçenlerde zorunlu deprem sigortası ile ilgili bir kamu spotu gördüm, sonuna kadar izleyemedim bile.. Ürkek bir kıza “kendi banyon gibi kullanabilirsin, çekinme” diyor ev sahibi. Kız ezilip büzülerek banyoya giriyor. Sonrasında dramatik dış ses, “deprem yüzünden binlerce insan başkalarının evine sığınmak zorunda kaldı, zorunlu deprem sigortasını yaptırın bu duruma düşmeyin” diyor.. 

Bir mağduriyet, bir eziklik mesajları, bir olumsuzlama ki sorma gitsin!  İzleyeni, - tabii sonuna kadar izleyebilirse- direkt bunalıma sokan cinsten..  

 Ha eğitimde baskının ve dayağın faydalarına inanmışsın, ha sigarayı bıraktırmak için insanları böyle korkutmuşsun; bence aynı.. 

Ben asla bu şekilde yönlendirmelerden etkilenmem, hatta çirkin bulurum bu tarz anlatımları ve o anlatılan konu da doğal olarak itici gelir, ters teper bende.. Hatta anlatılan ana fikirden sırf bu saçma reklamlar, saçma uyarılar yüzünden uzak kalmışlığım bile olmuştur. Elbette psikologlar benim bu saptamama bilimsel bir açıklama getireceklerdir; benimkisi sadece bireysel deneyim ve gözlem diyelim. 
Konumuza dönersek, sigarayı bırakmaya teşvik etmek pozitif ve esprili mesajlarla olmalı diyorum.

Mesela ben, dört ayda kendimde olan  olumlu değişikleri sıralayayım sizlere, içinizde sigara içenler belki bendeki değişiklikleri beğenecek, sigarayı bırakacaktır.  Bir kişi bile etkilense, bu yazı amacına ulaşmış sayılır benim gözümde..


Sigarayı bıraktıktan sonra bende nasıl değişiklikler oldu?



**Ağzım, saçım, giysilerim misler gibi kokuyor.

**Özellikle sabahları ağzımda paslı, dilimde metalik bir tat olurdu, artık yok.

**Özellike sağ elimin ikinci ve üçüncü parmağında ve tabii ki tırnaklarımda sararmalar vardı, artık yok! Kendimi çok daha temiz hissediyorum.

**Dişlerimde sigara lekesi kalmadı. Eskiden diş hekimine her gittiğimde, “hmm sigarayı bırakmanız lazım” gibi uyarılar alırdım. Bırakmadan önce gittiğim son diş hekimi, sigarayı bırakmazsam tedavimi yarım bırakacağını söylemişti, kendimi çaresiz, ezik, yani çok kötü hissetmiştim, kontrollere gidesim gelmiyordu. Artık böyle sorunlarım yok. Dişlerim tertemiz, en son gittiğim doktor, sigarayı bırakma hediyesi olarak dişlerime bir güzel cila bile yaptı☺


**Hani derler ya sigarayı bırakınca nefesin açılıyor diye, gerçekten de öyle.. Eskiden derin nefes almak istediğimde göğsümün oralarda nefesin tıkandığını, bir engelle karşılaştığını hissederdim. Şimdi diyaframımı rahatlıkla doldurabiliyorum. Acıma falan yok, müthiş bir keyif bu..
**Burnum çok hassaslaştı, en hafif kokuları bile algılamaya başladım.
**Eskiden, belki de bilinçaltımda suçluluk duygusu hissettiğim için sigara yüzünden ölenlerin haberlerine, bahsettiğim o ürkütücü kamu spotlarına bakamazdım. Artık bakabiliyorum.
**Eskiden iş yerlerinde nerede sigara içildiği konusu benim için çok önemliydi. Sigara içenlerin arasına kaynardım hemen ama ne yalan söyleyeyim, sık sık sigara molası vermeye gitmek biraz da rahatsız ederdi beni. Sanki  bütün gözler üzerimdeymiş gibi hissederdim. Hızlıca birkaç nefes çekip işime geri dönerdim, sanki hap içer gibiydi sigara molaları. Keyif değildi hiç.  Yeni başladığım iş yerinde sigara içmeyen 3 kişiden biri olmaktan ise gurur duydum açıkçası.. İçen çoğunluk molaya çıkıyor zorunlu ihtiyaçtan, bizse içmeyen azınlık olarak böyle dertler yaşamıyoruz. 
** Param cebimde kalıyor, az da değil sigara tasarrufum..
**Artık özgürüm, bir dumanın bağımlısı değilim..
**Evet aldım 5-6 kilo; ama sorun yok yavaş yavaş  vereceğim fazlalıkları. Zayıf ve sağlıksız olmaktansa fazladan alınmış bir kaç kilonun lafı bile olmaz!

Belki bugün yaparsınız seçiminizi, ne de olsa  slogan belli: 
"Senin bedenin, senin kararın!" 
Sevgiyle...


sigara içmemek

Devamını Oku

26 Aralık 2013 Perşembe

SİGARADAN ADIM ADIM KURTULUYORUM

Sigaradan kurtulduğumu gururla ilan ediyorum..

Bloğumda bir yazı var, aniden sigarayı bırakmak adında.. Neredeyse yazalı 1 sene olmuş. Evet o zaman başaramamıştım, şimdi bunun nedenini çok iyi biliyorum, beynim bu işe hazır değilmiş bir sene öncesinde ..

Şu ansa beyin olarak gayet hazırım, doktor ya da başka birisi beni zorlamadı, kendi kendime zaten düşünüp duruyordum. Son zamanlarda değerleri en düşük olan, en hafif sigarayı içiyordum belki de bu nedenle.

Peki ne oldu da sigarayı bırakmak için harekete geçtim?

 Geçen akşam kafede arkadaşlarla otururken balkona sigaraya içmeye çıktım. Orada çalışan şirin garson Pelin benden bir sigara istedi. Verdim ve birlikte soğukta sigara içmeye başladık. 20 yaşında olduğunu ve çok uzun zamandır sigara içtiğini söyledi bana. Erkek arkadaşı zorla doktora götürmüş ve Koah hastası olduğunu öğrenmiş. Nikotin sakızı almış ve azaltmaya çalışıyormuş. Bir sakız da bana verdi o akşam,"deneyin,faydası oluyor"dedi. Ben zaten bırakmayı kafaya koymuştum ama nasıl yapacağımı bilmiyordum. Hani derler ya, karar verin, elinizdeki paketi kırın atın diye.. İşte bunu düşünmek bile beni ürkütüyordu, sigara paketini kırıp atmak! Ama Pelin'le karşılaşmanın bir işaret olduğunu düşündüm o an mistik bir şekilde.. Sakızı memnuniyetle alıp çantama koydum.

sigarayi nikotinell ile biraktim
Ertesi gün bütün gün sigara içtim, akşam saatlerinde paketimde bir sigara kaldığında mahallenin eczanesine gittim, nikotin sakızı sordum. Yaşlı eczacı baktı varmış, 2 mg'lık ve 5 mg'lık.. Ben 2 mg.'lık olanını tercih ettim, sonra eve geldim. Eczacı hanım kendisinin de sigara sayısını günde 10 taneye indirdiğini, sonrasında yine arttırdığını, bu işin tamamen beyin işi olduğunu söyledi, bana bol şans diledi gülümseyerek.
Eve geldim, son sigaramı yaktım, ağır tiryaki olan ablamı aradım sonra; son sigaramı içiyorum dedim O'na da.. Muhtemelen bana inanmadı.
Normalde paketimde 5 tane sigara kaldığında panik olurdum, hemen yedek paket alırdım, o akşam sigaram bitmişti ve ben yenisini almamıştım, zafere doğru attığım önemli bir adımdı bence bu..
Akşam yemekten epey bir zaman sonra ilk nikotin sakızını attım ağzıma, öyle hızlı çiğnemişim ki hıçkırık tuttu, boğazım yandı.

Nasıl yani şimdi ben sigarayı bırakıyor muydum?

Farkındaysanız son günlerde yazı bile yazmadım bloğa, kendimle mücadele halindeydim çünkü, detaylarını anlatacağım okumaya sabrınız varsa. Bu gün altıncı zafer günüm ve neler olduğunu dürüstçe anlatma zamanı artık geldi diye düşünüyorum. Çünkü bu geçen 6 gün boyunca ne zaman darlansam, internette sigarayı bırakmak konusunda yazılanlara göz gezdirme ihtiyacı hissettim. Ben de birilerine yardımcı olurum belki diye düşünüyorum.
Kısa kısa sigarayı bırakma evrelerim hakkında notlar alacağım günlük olarak ve zaman zaman paylaşacağım bu konuyu..

    SİGARAYI BIRAKTIĞIM 1. GÜN:
sigaradan kurtulmak..
Günlerden 21 aralık cumartesi idi. Her zamanki gibi erkenden kalktım, kahvaltıyı yaptıktan sonra sigara alışkanlığım nüksetti doğal olarak, içmeyip bir tane nikotin sakızı attım ağzıma. Bu arada internette araştırdım, nikotin sakızı normal sakız gibi çiğnenmezmiş. Hızlı çiğnenirse aynı dün akşam benim başıma gelen gibi hıçkırık tutarmış insanı, boğazı acırmış.. Ben de usulüne uygun olarak 1-2 dakika yavaş yavaş çiğneyip sonra yanağıma yapıştırdım. Nikotin yanağımdan emilecek ve yoksunluk krizime çare olacaktı. Öyle de oldu. Rahatladım biraz ama canım hiç bir şey yapmak istemiyordu. Normalde kahvaltıdan hemen sonra sigaramı içer, bilgisayarın başına oturup yazılara başlardım.
Yapamadım..
Elim bilgisayara gitmedi, açtım televizyonu, ne kadar dizi varsa hepsini seyrettim, öylece yattım. Bu birinci gün cidden öyle kolay geçmedi. Normalde yaptığım hiç bir şeyi yapamadım, akşama kadar yattım desem yeridir.
Su içtim bol bol, fındık yedim, ara ara krizler geldi. Evin içinde dolandım, ne yapacağımı bilemedim açıkçası. Ama her okuduğum yazıda ilk 3 günün çok ağır geçeceği yazıyordu zaten, hazırlıklıydım bu durumlara..

Pes etmeyecektim, geçecekti biliyordum!

Pes etmedim nitekim..  Akşama kadar 4 tane nikotin sakızı aldım, bütün vücudum uyuştu, konsantrasyonum sıfırdı ama ben başarmıştım.
İşin komik tarafı ise sigarayı bırakmak için seçtiğim tarihti sanırım. Durup durup 21 aralık en uzun geceyi bulmuştum nedense, gece bitmek bilmedi.. Belki de bu benim için iyi bir sınavdı, pes etmedim..

    SİGARAYI BIRAKTIĞIM 2. GÜN:
sigarayla mucadele
Sabah kalktığımda dilimde pas tadı vardı, çok kötüydü. Sanki midemde taş vardı, inanılmaz bir rahatsızlık hissettim. Bazal metabolizmam alt üst olmuştu. Ama ben pes etmeyecektim, şu kritik 72 saati geçirmeye azmetmiştim. Yine gün boyunca 4 tane nikotin sakızı aldım, kriz geldiğinde evin içinde dört dolandım. Elimi attığım hiçbir şeyi yapmak içimden gelmedi açıkçası. Günlük rutinimin dışına çıktım yine.. Ne bloğa yazı yazdım, ne sosyal medyaya baktım, ne kitap okudum, ne de söz verdiğim yazıları yazdım. (kısa bir maille durumu bildirdim, anlayışla karşıladılar)
Bazen beynimin içinden yanıltıcı konuşmalar geçtiğine hayretle tanık oldum.. Yak bir tane, çekme işte bu işkenceyi diyordu beynimdeki ses, az içersin diyordu, hem zaten çok hafif bir sigara içiyorsun diyordu..
Ben yine pes etmedim. 2 litrelik ayranı bitirdim o gün, kendimle konuşup durdum.
Kimselere söylemedim sigarayı bırakmaya çalıştığımı, sadece bir özel kişi biliyordu. Çünkü açıkçası yapamazsın demelerinden korktum, bir de sanırım kıskançlık yapmalarından, beni vazgeçirmeye çalışmalarından endişe ettim. Çünkü sigarayı bırakmak isteyip de bırakamayanlar, bu işi başaranlara hem hayran olurlar, hem de içten içe kıskandıkları için kötü niyetli olmasalar da vazgeçirmeye çalışırlar. Eski iş yerimde bir seferinde bu tip psikolojik baskıya maruz kalmıştım, bu sefer kritik 72 saat geçene kadar kimseye söylemeyecektim.
    SİGARAYI BIRAKTIĞIM 3. GÜN:
Üçüncü gün geldiğinde oldukça heyecanlıydım, kritik saatlerin bitmesine az kalmıştı ne de olsa. Yine midemde sanki taş vardı, yine dilimde pas tadı vardı. Yine yorgunluk hissediyordum, yine canım hiç bir şey yapmak istemiyordu ama kendimi zorlayıp sabah yürüyüşe çıktım. İlk kez sokağa çıkyordum, ilk kez sigara kokusu alacaktım belki de.. Yürürken derin derin nefes aldım, ve gerçekten de aldığım nefesin önceden olmadığı kadar derinlere gittiğini hissetmek çok hoşuma gitti.
Gün boyunca sanırım 3 tane nikotin sakızına ihtiyaç duydum. Zaten okuduklarıma göre 3 günün sonunda nikotin ihtiyacı biter, psikolojik savaş başlardı..
Artık kendime güvenim gelmişti, 72 saatin dolmasına bir kaç saat kala facebook sayfamdan paylaştım durumu, sağolun çok güzel destek mesajları yolladınız. Artık açıkladığıma göre bu işi sonuna kadar götürebilirdim.

    SİGARAYI BIRAKTIĞIM 4. GÜN:

Sabah yine uyuşukluk vardı üzerimde, saat 11.30'a kadar koltukta televizyon seyrettim yine, canım sigara içmek istemiyordu artık. Sigara gerçekten de aklıma gelmiyordu, olsa da yaksam demedim inanın. Ama hayatımda kocaman bir boşluk oluşmuştu. Telefonla konuşurken yakardım, bir yazı yazmadan önce konuyu düşünmek için yakardım, yazarken mola vermek için yakardım, gündemdeki can sıkıcı konulara sinirlenir yakardım... Ama şöyle bir avantajım vardı, evde sigara asla içmiyordum, yaz kış hep balkonda içerdim, bu nedenle evim sigara kokmuyordu. Öğlene doğru bebek beklediği için yaklaşık 4 aydır mecburen sigarayı bırakan üst kat komşum kahve içmeye çağırdı. Gittim, zaten kahve-sigara gibi bir alışkanlığım olmadığı için kahve içerken sigara aklıma gelmedi. O'na dün akşam rüyamda sigara içtiğimi, hatta ben bırakmıştım, ne olacak şimdi diye düşünüp rüyamda vicdan azabı duyduğumu anlattım.
Çok enteresan, O da aynı rüyayı görmüş ilk zamanlarda. Hatta bebeğime ne yaptım şimdi diye vicdan azabı duymuş rüyasında aynı benim gibi.. O'nun da rüyası adeta gerçek gibiymiş.. Bilinçaltımızı nasıl da ele geçirmiş sigara dedik, birbirimizi takdir ederek motive ettik. O gün de hiç dışarıya çıkmak gelmedi içimden. En azından sorumlu olduğum yazıyı yazdım nihayet, bloğuma elimi sürmek yine içimden gelmedi. Çekiliş sonucunu hazırlamak için yazdığım yazı bile inanın o kadar büyük bir külfetti ki benim için..

Ama pes etmedim, dördüncü gün de  başarıyla bitti..
sigara beyinde biter.

    SİGARAYI BIRAKTIĞIM 5. GÜN:
Dün, yani beşinci gün artık zaferimi ilan edebilirdim, bir iki arkadaşıma daha söyledim telefonda. Sabah yine rutinlerimi yapmak içimden gelmedi, yine bloğuma yazı yazamadım, yine maillerime cevap veremedim, zoraki de olsa editörlüğünü yaptığım siteye bir yazı yetiştirdim ve öğlene doğru çıktım evden.
Yolumun üzerindeki eczaneye uğrayıp eczacı hanıma başardığımı söyledim, teşekkür ettim, O da acayip mutlu oldu bu durumdan. Neşeyle yoluma devam edip 
bir arkadaşıma uğradım, o hep bana kahve yapardı ve sigara içerek söyleşirdik iş yerinde ayak üstü. Kahveleri yaptı, sigarasını yaktı, ve ben rahatsız olmadım. Hatta yakınlaşıp kokladım sigarayı, ne iğrenç geldi kokusu, ne de canım çekti..
Beni takdir etti, "nasıl yaparım ama ben de çok istiyorum" dedi, bense sigarayı bıraktıkları için hayran olduğum insanların edasıyla " hiç kolay değildi ilk günler ama olabiliyor" dedim kendimle gurur duyarak.
Çıktım sokağa, kitapçıya gittim, hediye etkinliğine katılmıştım, kitap seçtim, sonra postahaneye gidip kargo sırası bekledim. Benimle birlikte sıraya giren insanların çoğu dışarıda bir sigara içelim dediler, çıktılar. Ben de öyleydim bir zamanlar, ama artık geçmişti.
Sonra çok acıktım ve yıllardır ilk defa bir restoranın içinde sıcak sıcak oturmanın keyfini yaşadım. Sigara içmek için kar kış hep dışarıda otururdum, ne gerek vardı ki, artık içmiyordum. Ne kadar değişik geldi bu bana..
Sokakta yürürken ne kadar çok insanın sigara içtiğini ayrımsadım, eskiden hiç fark etmezdim oysa bunu.
Akşam olunca 3-4 gündür ayaklarımın üşümediğini fark ettim. Çok üşürlerdi oysa, ama sigaranın etkileri geçiyordu işte, parmaklarıma daha çok kan gidiyordu ve ben üşümüyordum..

    SİGARAYI BIRAKTIĞIM 6. GÜN:
Bu gün o gün, sabah kalktım, kahvaltıdan sonra canım yine bir şey yapmak istemedi. Ama evvelsi günlerdeki sinir stres, elimi ayağımı nereye koyacağımı bilememe halleri yoktu üzerimde. Nereden baksanız yüz kusur saati sigarasız geçirmiştim bunca yıldır ilk defa..
Sabahtan saat ikiye kadar televizyonun karşısında bir kanepede yattım yine. Ama bir eşiği daha geçtim sanırım bu gün. Çünkü şu an saat 15:20 ve ben ilk nikotin sakızımı çiğniyorum, aslında biraz da laf olsun diye attım ağzıma.. Cidden ihtiyaç hissetmedim.
Elim bloğa yazmaya gitmiyordu kaç gündür, artık zamanı geldi diye düşündüm ve bu yazıyı yazmaya başladım. Hem itiraf etmeliydim artık bu durumu, hem gururlanmalıydım, hem de benim gibi olanlara bir nebze de olsa yardımcı olmalıydım..
İşte yazıyorum, artık bu saatten sonra geri dönüş yok, sanırım sigarayı bıraktım artık..

sigaraya son


SİGARA BIRAKMA SÜRECİNİN BENDEKİ İZLERİ
Ben bu geçirdiğim 5,5 günlük mücadelenin çok değişik yansımalarını hissettim açıkçası. Mazoşist miyim neyim bilmiyorum ama ilk bir kaç günde yaşadığım o yoksunluk krizleriyle yaptığım nefis mücadelesinden garip bir de zevk aldığımı itiraf etmek istiyorum.
Evin içinde oradan oraya kendimi bilinçsizce atarken, elime aldığım işi yarım bırakıp bir başkasına geçerken, hiçbir şeye konsantre olamazken, kendi kendimle konuşurken yaşadığım psikolojik acının zevkli tarafı da vardı ne yalan söyleyeyim..
Her ne kadar “ herkes başarabilir” dense de zorlu bir süreç olduğu kabul edilen bir durumla karşı karşıya kalmıştım ve sadece 16 lira verdiğim nikotin sakızından arada sırada destek alarak bununla tek başıma mücadele edebilmiştim.
Beynimdeki yanıltıcı konuşmalara meydan okumuş, kolaya kaçıp bir paket sigara almamıştım yine de.. Beni zorlayan yoktu, beni kontrol eden yoktu, özgür irademle davranmış, kendi kendimi kandırmamıştım..
Bundan güzel başarı olabilir miydi?
Bir de bu yaşadığım süreç sanki bana içsel bir arınma gibi de geldi. İnsanın nefsiyle mücadele etmesi, zaaflarına yenik düşmemesi, vücudu fiziksel acı çekerken bile dayanabilmesi, hedefine odaklanabilmesi müthiş bir başarı duygusu verdi bana..
Bu güne kadar başardığım onca şeyden sonra, sigarayı da bırakabilmişsem kim tutardı artık beni..
Şimdi yine derin bir nefes alıyorum, önceden göğsümün oralarda bir yerde tıkanan nefesimin diyaframıma kadar gittiğini duyumsayabiliyorum, aynaya baktım bir az önce, cildim de parlamış mı ne?

Neyi fark ettim biliyor musunuz? Günün saatleri daha uzun artık. Boşlukları sigara ile dolduruyormuşum meğer. Aslında günlük içtiğim 20'ye yakın sigaranın belki de 5 tanesi nikotin ihtiyacı içinmiş, gerisini boşu boşuna içiyormuşum. Çünkü 2 mg'lık dört sakız yetti de arttı bana.. İşte bu gün bir taneye düştü sakız sayısı..
İnsan kendisiyle konuşmalıyı fark ettim, uzun süredir beynimin bir yanı sigarayı bırakma konusunda öbür yanıyla kavga halindeydi, iyi ki de öyle olmuş.
Bu bir arınma oldu benim için, artık kendime 6 gün öncesinden çok daha fazla güveniyorum, o sıkıntılı 3 günü tek başıma atlattığım için kendimle gurur duyuyorum, artık bağımlı değilim, artık daha sağlıklı olacağım kesin.
Tek endişem kilo sorunuydu, moralimi bozmak isteyenler alacağım kilolardan bahsedecekler biliyorum; ama pardon, beynimi, bilinçaltımı bunca yıldır ele geçiren bir uyuşturucu ile başa çıkmışım, alacağım bir iki kiloyu mu veremeyeceğim?

Kim tutar artık beni...

Umarım bu yaşadıklarımla sizlere de ilham verebilmişimdir. Günlük notlarımı dönem dönem paylaşacağım sizlerle... Belki içinizden birileri benim gibi süper bir yılbaşı hediyesi vermek ister kendisine, neden olmasın ki?


Sağlıklı günler hepimizin olsun diyorum..

Devamını Oku