komik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
komik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2017 Cumartesi

İnanamayacaksınız, herkes istifa etti!

Sabah kalktım, alışkanlık olduğu için direkt interneti açtım. Baktım sosyal medyada alt alta hep aynı haber:

-Herkes istifa etti!

Başlık enteresan tabii ki, insan merak ediyor. Herkes kim, bu herkes neredeki herkes, neden istifa ettiler, hangi görevlerini bıraktılar, istifalar kabul edildi mi... Bir taraftan da kafamda deli sorular. Meclisin hepsi istifa etse mesela; bakanlar, başbakan, bütün gri takımlı asık suratlı zat-ı muhteremler... İçimi aldı mı bir heyecan, ne yapacağımı şaşırdım. O arada kapı çaldı. Bizim üst kattaki “Politik Panik Perihan” nefes nefese kalmış, kesik kesik bir şeyler anlatmaya çalışıyor:

-Biliyor musun ne olmuş?
-Ne olmuş?
-Ya işte gitmişler gitmişler!
-Kim gitmiş, nereye gitmiş?

Demeye kalmadan merdivende olduğu yere çöktü. Politik Panik Perihan'ın ne dediği anlaşılmıyor, sanki kalbi yerinden fırlayacakmış gibi, konuşamıyor da! O'nu öylece bırakıp hemen içeriye girdim. Zaten sokak kapısına yakın olan mutfağa yöneldim. Dolabın kapağını açacak zaman bile yoktu. Kaptığım gibi tezgahın üzerindeki bardaklardan birini, soluğu kapının yanındaki damacanada aldım. Bir iki bastırınca pompayı, bardak doldu, yerlere de sular taştı ama neyse artık. Bizde taşanlar çoktan taşmış bir kere! Uzattım su dolu bardağı Politik Panik Perihan'a!


-Al biraz su iç, iç biraz sakinle!
Suyu kafasına dayadı, bir dikişte içti, nefesi biraz normale dönmeye başladı. “Hadi anlat şimdi ne olmuş?” dedim.

-Hepsi istifa etmiş!” dedi, devam etti. “Hepsi istifa etmiş, bitti artık, bütün sorunlarımız bitti, ben sokağa çıkıyorum, haydi sen de gel. Kutlamalar varmış meydanda!”

Böyle dedi ve beni orada bırakıp kendisi şuursuzca fırladı gitti! Sanki mutluluktan sarhoş olmuş gibiydi. O gittikten sonra eve girdim, kapıyı kapattım, kafam karman çorman. Demek yeni bir dönem açılıyordu, demek hepsi gitmişti. O ara sokaktan sesler, sloganlar gelmeye başladı. Camı açtım, insanlar karnavalda gibiydiler. Ellerinde ziller, düdükler, darbukalar. Bir coşku ki görmeniz lazım. Bir taraftan da slogan atıyorlar!

-Hepsi istifa etti, işte artık yeni bir bahar geldi!

Yok arkadaş” dedim kendi kendime, “Bu böyle olmaz!” Bu işin aslını astarını öğrenmem lazım. Yaklaşık bir saat internet sitelerinde gezindim, sosyal medya kanallarını alt üst ettim. Haberin sadece başlığı var, gerisi yok! Çıldıracağım neredeyse. İçimdeki merak gittikçe büyüyerek katlanılmaz hale geldi. Sonra birden yabancı kanalları açmak geldi aklıma. CNN'i açtım, yeni başkanlarının göçmenleri nasıl kovacağını anlatıyordu. BBC'yi açtım, o da Avrupa Birliği'nden kurtulmak için İngiltere'nin neler yapacağını anlatıyordu. Euronews'i açtım oradada da bir şey yoktu! İçim de içimi yiyordu. “herkes istifa etti” diye bir şey dolanıyordu ortada ama hepsi bu kadar! Sonra aklıma NHK kanalı geldi. Japonya Radyo ve Televizyon Kurumu,  yani bizim TRT'nin Japon versiyonu! Pek bir severim bu kanalı, arada huzur bulmak için dinlerim tatlı tatlı. Açtım NHK World'u, spiker kusursuz aksanlı bir İngilizce ile anlatıyordu; ekrana yapıştım adeta!

“The famous Japanese cartoon character Herkes has resigned!..”

Yani diyordu ki “Ünlü Japon çizgi film karakteri Herkes, istifa etti!”  Ben dumur tabii ki! Haberin devamında da şöyle diyordu, ben size direkt Türkçesini anlatayım:

- Ünlü çizgi dizi karakteri Herkes, yaptıkları ve söyledikleriyle izleyenlerin demokratik hak ve özgürlüklerine artık zarar verdiğini düşünerek istifa etti. İstifasını Japon halkından özür dileyerek canlı yayında veren Herkes'in çizeri şöyle dedi:

“- Siz, yani bizi dinleyen, bize güvenen herkes! Eğer Herkes istifa etmeseydi, karanlığa doğru sürükleniyordunuz!”

Öylece kalakaldım. Nisan 1 şakası olsaydı keşke bu yaşadıklarım!

Kapattım hemen NHK'yı, sonra sokağa baktım, kendinden geçerek eğlenen insanlara baktım. “Değil herkes, bir tek nefes bile istifa etmez bu ülkede. Dönün evlerinize, aklınızı başınıza toplayın!” demek istedim, diyemedim...

Kendi kendime şöyle dedim sonra :

- Nisan şaka ayıdır, haydi hep birlikte şakalayalım bu ay!

 İstifa etmeyen herkes, belki ders alır bu kez!

  Ne diyor Japonlar? 希望, “Kibō yani “umut!



Devamını Oku

1 Nisan 2016 Cuma

Yok artık daha neler!

Sabah kalktım, cep telefonumda bir mesaj!

“Lütfen banka hesaplarınızı kontrol edin!”

Fark etmemişim kimden geldiğini, hafif ürpertiyle dönüp baktım ki, gönderen bölümünde “Ekonomi Bakanlığı” yazıyor. Tırstım tabii ki, insan tırsmaz mı! Devletten mesaj gelecek, hem de ekonomi bakanlığından, üstelik parayla ilgili! İnsanın aklına türlü türlü şeyler geliyor. Devlet vatandaşına “lütfen” falan demez ki gerçi. Öyle ya, devlet dediğin emreder bir şekilde, üstten bakar... Bu mesaj sanki benimle eşit seviyede duran biri tarafından yazılmış diye yorumladım ama, huzursuzluk da yayıldı bünyeye ne yalan söyleyeyim. Kredi kartımı dolandırdılar da bakan beni mi uyarıyordu? Koskoca bakanın işi gücü yok muydu, niye benimle uğraşsındı ki?

İnternetten hesabıma bakmaya da cesaret edemedim açıkçası, ya virüsler tarafından ele geçirildiysem! En iyisi şube açılınca gidip hesabımın olduğu bankada birinci elden durumu öğrenmekti galiba. Bu düşüncelerle evin içinde dolanırken oyalanmak için televizyonu açtım. Gerçi sabahın bu saatinde haberler olurdu, onlar da malum, insanın içini karartırdı ya, neyse açtım evde bir ses olsun, azıcık oyalanayım diye. Televizyonda alışık olmadığım bir ekran geldi karşıma, “TRT-politika”! Onca vergi vermeme rağmen hiç izlemediğim TRT yeni bir kanal açmıştı demek ki!  Nasıl haberim olsun ki, bana hitap etmiyordu neticede. Tam kanalı değiştirecektim o da ne? Başbakan, ana muhalefet lideri, birbiriyle yanyana bile gelmeyen öbür iki muhalefet lideri bir masaya oturmuşlar, moderatör de Uğur Dündar! Gözlerime inanamadım, sakin sakin, kibar kibar konuşuyorlar. Ne bağıran var, ne öbürünün sözünü kesen var, neredeyse eskiden kalma bir program zannedecektim, malum Uğur Dündar hiç yaşlanmıyor! Ama öbürleri bildiğiniz günümüz politikacıları. Hayırdır inşallah dedim, kanalı değiştirdim. Haberlere denk geldim, sunucu konuşuyordu:

Gece yarısı çıkan yeni torba yasa gereğince bundan sonra milletvekillleri asgari ücret alacaktır. Bakanların altındaki milyon liralık arabalar hazineye devredilmiştir. Vekillerin  özel sağlık sigortası, kıyak emeklilik gibi bütün ayrıcalıklarına el konulmuştur. Herkes kendi şemsiyesini kendisi taşıyacak, kimseye özel uçak tahsis edilmeyecektir...”

Baktım saat geliyor, bu heyecanlı ve anlamsız konuşmanın devamını dinlemeden çıktım evden! Apartmanın önüne geldim, o da nesi, 2 şişe süt; üzerinde etiketler! Birinde üst kattaki, öbüründe de alt kattaki çocuğun adı yazıyor. Bir de not var, “aile bakanınızdan sevgilerle”... Şaşkınlık içinde yola koyuldum, bankaya gittim. Telaşla mesajı gösterdim görevliye, gülümseyerek “hemen paranızı veriyorum” dedi. “Nasıl yani?” dedim.

 “Devletimiz, kişi başına düşen milli hasılayı artık nakit olarak vatandaşına ödeme kararı aldı, sizin haberiniz yok mu?” dedi bankanın kibar görevlisi...

"Yok artık" dedim içimden,  "bu kadarına çocuklar bile inanmaz!"



Seneye bugün aynı konseptte görüşmek üzere efendim...
Devamını Oku

1 Nisan 2015 Çarşamba

Flaş Flaş Flaş! Kesintinin nedenine inanamayacaksınız!

Dün biliyorsunuz 77 ilimizde elektrikler aynı anda kesilmiş, Amerikalıların ancak dizisini izledikleri Revolution'ı hayata geçirmeyi başararak, adımızı tarihe altın harflerle yazdırmıştık.

Enerji Bakanı Ahmet Güneş, biraz önce nihayet ağzından baklayı çıkardı! Ben de belki duymayanlar olmuştur diye açıklamayı hemen size iletmek istedim. Bakın neler dedi:

Sayın ve çok değerli vatandaşlarımız, geçen sene de biliyorsunuz trafoya kedi kaçmış ve elektrikler kesilmişti. Bu seneki kesintiler ise çoook uzaklardan, uzaydan geldi. Evet yanlış duymadınız, uzayda bizi çekemeyen rakiplerimiz, “bu Türkiye denilen ülke nasıl bu kadar yüksek standartlara ulaşır, bunların ilerlemesine bir dur dememiz lazım!” diyerek gelip Ankara'daki şalteri indirmişlerdir. Bunu nereden mi biliyoruz, şalterin yanına bir mektup bırakmışlar. Evet böylece uzaylıların Türkçe konuşabildilerini de öğrenmiş olduk.

Bu arada çok önemli bir bilgiye daha ulaştık. Geçen sene tam da seçim günü trafoya girerek elektriklerin kesilmesine neden olan kediler de meğer uzaylıymış!”

Elbette bu saldırının karşılığını misli ile vermeyi düşünüyoruz, önce şu nükleer santralleri bir kuralım hele!

Nasılsa sizler birer ko... pardon ko-caman insanlarsınız, her zaman olduğu gibi bu dediklerime de inanırsınız, hepinizi sevgiyle kucaklıyorum, siz olmasanız ben de olamam...”


Seneye bugün daha farklı bir haberde görüşmek üzere...


April fools!



Devamını Oku

1 Nisan 2014 Salı

Flaş Flaş Flaş! İnanamayacaksınız şok haber!

Az önce CNN'de flaş alt yazı olarak geçti, önce gözlerime inanamadım, sonra internetten de kontrol ettim. Duyduğum cidden doğruymuş.

Seçimler iptal olmuş! Hem de ilginç bir gerekçeyle..

Enerji bakanına “seçim gecesi elektrikler neden kesildi?” diye sorulmuş, o da “trafoya kedi kaçtığı için elektrikler kesildi” cevabını vermiş. Bunun üzerine ülkemize leke sürmeye çalışan o menfur, o dış mihrakların casusu kediyi aramak için özel timler harekete geçmiş. Yapılan aramalarda  bir kamyon dolusu kedinin ele geçirildiği söyleniyor. Kedileri sorguya almışlar, evet yanlış duymadınız, cidden sorguya almışlar. Tibet'ten gelen kedi dilleri uzmanı hepsinin teker teker ifadelerini alıyormuş.
1st of april


Madem bir kedi yüzünden elektrikler kesilmiş ve seçimlere gölge düşmüş, bunu onuruma yediremem” diyen yüksek seçim kurulu başkanı istifa etmiş. Ardından i.m.gökçek de seçimlere şaibe karıştırılmasını onuruna yediremeyeceğini bildirmiş ve oylamanın yeniden yapılması gerektiğini, sayımların ise yabancı ve bağımsız gözlemciler eşliğinde olması gerektiğini ifade etmiş.

Şaka gibi geliyor size ama inanın gerçek bütün bunlar. Sözün kısası, 30 mart seçimleri iptal edilmiş ve önümüzdeki pazar günü oylama tekrarlanacakmış.

Hadi hayırlısı bakalım, seneye bugün yeni bir haberde beraber olmak dileğiyle...

keske saka olmasa:)





Devamını Oku