tanıtım yazısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tanıtım yazısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2015 Salı

Doğuş Otomotiv Trafik Hayattır!

Önemli olan ne kadar hızlı vardığınız değil, nasıl vardığınız...
Trafikte aşırı hız yapmayın! Çünkü Trafik Hayattır!



Aşırı hız son yıllarda kazaya sebep olan unsurların başında yer alıyor. Özellikle gençlerin yaptığı trafik kazalarının çoğu aşırı hız nedeniyle meydana geliyor. Doğuş Otomotiv’in kurumsal sorumluluk markası Trafik Hayattır, ‘aşırı hız’ı konusunu ana mesajları arasına alarak projelerini kurguluyor.
Dünya Sağlık Örgütünün raporuna göre trafik kazalarındaki ölümlerin yaş grubu analizinde diğer ölüm nedenleri arasında 15-29 yaş grubu birinci sırada yer alıyor.   Bu durum gençlere yönelik trafik güvenliği kampanyalarının acil olarak arttırılması gerektiğini gösteriyor. Trafik Hayattır platformu bu noktada çok önemli inisiyatifler alarak önemli projeler geliştirdi; 4 senedir devam eden Trafik Güvenliği Uzaktan Eğitimi projesinin üniversitelerde seçmeli ders okutulmasının yanı sıra, 2014 yılında radyolarda yer alan ‘aşırı hız’ radyo spotu da dikkat çeken bir diğer proje oldu. İki projede birçok önemli ödül aldı. Bu ödüllerden en çok gurur veren ise 2014 Birleşmiş Milletler Genel Kurultay’ın da iki projenin Avrupa’da trafik güvenliğiyle ilgili örnek uygulama seçilmesi oldu.


Trafik Hayattır, ‘aşırı hız’ ile  ilgili projelerine yenisini ekledi ve her birinde farklı trafik güvenliği mesajlarının verildiği bir animasyon serisi üretti. Aşırı hız konulu animasyonda her gün trafikte rastladığımız hatalar vurgulanıyor.  Çocuğunu almaya giden bir babanın trafikte kalmasını ve sonrasında hız yaparak girdiği emniyet şeridinde kaza yapmasını anlatan animasyondan hepimizin çıkaracağı dersler var.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku

25 Nisan 2015 Cumartesi

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Hepsi bizim yakınımızdı ki…
Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.
Ertesi gün çocukların hiçbiri okula gelmedi...
13 Mayıs 2014, Çarşamba… Kömür madenleriyle bilinen Soma kasabasında meydana gelen elim facianın ertesi günü… Soma’da görev yapan öğretmenler “o gün bizim için çok zor başladı, çocuklarımızın hiçbiri okula gelmedi” diye anlatıyor. Öğretmen Emel Abadan “Öğretmenler odasında sürekli haberleri izliyorduk ve herkes ağlıyordu” diyor. Öğretmen Mustafa Sabur: “Çocuklar okula döndüğünde onlara ne söylerim diye içi içimi yiyordu. Derken bir gün Bilim Kahramanları Derneği’nden geldiler ve etkilenen çocuklar için bir projeleri olduğunu söylediler.”
Allianz SomaDA”yı kapsamında, BKD ile yapılan işbirliği sayesinde, Soma çevresinde, olaydan etkilenen 6 ilçedeki 16 okulun, Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvasına katılımı sağladı. 34 gönüllü öğretmen, 150’ye yakın öğrencinin oluşturduğu 17 farklı Allianz SomaDA takımını 4 ay boyunca turnuvaya hazırladı. Bu yolla, öğrencilerin normal hayata dönüşü desteklenirken, psikososyal ve kişisel gelişimlerine de katkı sağlanması amaçlandı.
Allianz SomaDA”nın bir ayağı da faciadan etkilenen ailelerin çoğunlukta olduğu Dursunbey’deydi. APHB ile yapılan işbirliği sayesinde, Dursunbey’de bir psikososyal destek merkezi açıldı. Çocuklara, yetişkinlere ve gruplara yönelik üç görüşme odası bulunan Dursunbey Psikososyal Destek Merkezi’nin hizmetleri, merkeze uzak bölgelere de ulaştırıldı.

Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku

10 Mart 2015 Salı

CANNES’DA ŞEHİR ŞOV

Türkiye, 10-13 Mart tarihleri arasında Fransa’nın Cannes şehrinde düzenlenecek MIPIM’e damga vurmaya hazırlanıyor. Global yatırımcıların buluşma noktası olan fuarda bu yıl ‘İstanbul çadırı’ kurulacak, kentin maketi sergilenecek. Uluslararası katılımcıların İstanbul’u görebilecekleri 96 metrekarelik dev kent maketinde her saat başında İstanbul’un seslerini, tarihini yansıtan şovlar yapılacak. Geçmiş yıllarda gayrimenkul projeleri segilenen fuarda bu yıl şehirler ön plana çıkacak. Yabancı yatırımcılara İstanbul’un yanı sıra Antalya, Ankara ve Balıkesir de tanıtılacak.  Fuar alanında sergilenen maketler ve düzenlenen panellerle Türkiye’ye yatımın avantajları anlatılacak. Bu yıl 20 bin ziyaretçinin katılımıyla gerçekleşen Resmi MIPIM Açılış Kokteyli’nin ev sahibi İstanbul Ticaret Odası ve Beyoğlu Belediyesi olacak. Kokteylde uluslararası yatırımcıya Türk tatları ve kültürüyle İstanbul anlatılacak.
Ant Yapı: Ümraniye’de Geri Sayım
Ant Yapı’nın İstanbul Ümraniye’de inşa ettiği 42 katlı ‘Antasya Residence’ projesinin inşasında 42’inci kata ulaşıldı. 617 bağımsız birimden oluşan projede teslimlerin Ekim 2015’de yapılması planlanıyor. Antasya Residence, İstanbul’da, TEM Ümraniye kavşağında yer alıyor.  1. ve 2. köprü bağlantı yollarına yakın bir mesafede konumlanan projede teslimlerin Ekim 2015’de yapılması planlanıyor. Antasya Residence; Akasya Yapı’nın yaklaşık 50 dönüm arsası üzerinde geliştirdiği konut, ofis ve alışveriş merkezinden oluşan karma projenin konut bloğu olarak ortaya çıkıyor. Bu karma yapı içerisinde 42 kat ve 617 bağımsız bölümden oluşan konut bloğunda, standart kat planlarındaki 1+1 ve 2+1 dairelerin yanı sıra birleştirme imkanı sunan modüler sistem sayesinde daha büyük konut alternatifleri elde etmek de mümkün. Projede Üst kattaki daireler, Avrupa yakası silueti ve orman manzarasına hakim olmasıyla öne çıkıyor. Antasya Residence projesi yüzde 1 KDV avantajına da sahip.
Cennet Koru: 2 Milyar Lira Yatırım Yolda
Keleşoğlu İnşaat yeni gayrimenkul yatırımları için düğmeye bastı. İstanbul’da yatırım değeri 2 milyar lirayı bulan 3 proje planladıklarını belirten Keleşoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Fuat Keleş ve Dursun Keleş, İstanbul Küçükçekmece’deki CennetKoru konut projelerinde inşaatın yüzde 45’ini tamamladıklarını söyledi.  İstanbul Küçükçekmece’de hayata geçen CennetKoru konut projesinde inşaatın yüzde 45’ini tamamlayan Keleşoğlu İnşaat yeni gayrimenkul projeleri için çalışmalara başladı. Keleşoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Fuat Keleş ve Dursun Keleş, yıl içinde yatırım değeri 2 milyar lirayı bulan 3 proje planladıklarını söyledi. İstanbul Küçükçekmece’deki CennetKoru projesinde 408 konut ve 25 mağazaya yer verildiğini belirten Fuat Keleş, “Mayıs 2016’da tamamlanacak projede mağazalar da satışa sunuldu. Proje tamamlanınca 1500 kişiye ev sahipliği yapacak” dedi.
DKY İnşaat: 2 Yılda 3 Bin Konut Üretecek 
MIPIM’e katılan DKY İnşaat, yeni projeleri ilk kez uluslararası yatırımcılara tanıtacak.  DKY İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Dumankaya, iki yılda 3 milyar lira yatırımla 3 bin konut inşa edeceklerini açıkladı. Şirket, İstanbul’un hızla gelişen lokasyonu Kartal’da gerçekleştirdiği ‘DKY Kartal’ projesini Avrupalı yatırımcıların beğenisine sunacak. DKY İnşaat ayrıca, Kağıthane, Çeliktepe, Göztepe, Sultanbeyli, Kadıköy, Maltepe gibi  bölgelerde gerçekleştireceği konut ve ofis projeleri ile ilgileri yatırımcılarla paylaşacak. DKY inşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Dumankaya,  DKY Kartal projesi ile birlikte iki yılda 7 proje hayata geçireceklerini belirterek, 3 bin konut ve 3 milyar TL yatırım yapacaklarını ifade etti.
Emlak Konut: İstanbul’u Tanıtacak 
Fuarda İstanbul’un gelişen bölgelerini tanıtacaklarını belirten Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum, Başakşehir- Kayabaş, Batı Ataşehir bölgeleri ve İstanbul Finans Merkezi alanını yabancı yatırımcılara tanıtacaklarını söyledi. Fuara, Emlak Konut GYO olarak herhangi bir proje ile katılmadıklarını, projeden ziyade daha makro bir yaklaşım sergilemek hedefiyle yola çıktıklarını belirten Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum,  projelerin bulunduğu bölgeleri ön plana çıkartacaklarını dile getirdi. İstanbul Avrupa yakasında Yenişehir bölgesinin çekirdeğini oluşturan Başakşehir-Kayabaşı bölgesini yabancı yatırımcılara anlatacaklarını söyleyen Kurum,  “Fuarda tanıtacağımız ikinci bölge şirketimizin uzun yıllardır gelişiminde büyük emeğinin geçtiği ve birçok başarılı gelir paylaşımı projemizi tamamladığımız Batı Ataşehir bölgesi. Bunlara ek ve üçüncü olarak ise, özellikle hükümetimizin de kuruluşunda büyük destek verdiği ve bizzat şirketimizin de koordinasyonunda iştirak ettiği “İstanbul Finans Merkezi”. Bu üç alanı da özel olarak hazırlattığımız ölçeklendirilmiş model maketlerimizle tanıtacağız” dedi.
Kuzu Grup: Ortadoğu’dan Sonra Sıra Avrupa’da 
İstanbul Ataköy’de hayata geçecek konut projesi ‘Sea Pearl’,  Dubai’de düzenlenen gayrimenkul fuarı Cityscape Global’den sonra şimdi de MIPIM’de görücüye çıkıyor.  Kuzu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Özen Kuzu, Fransa’daki fuarda yabancı yatırımcılardan önemli oranda ön talep beklediklerini söyledi. Özen Kuzu, MIPIM 2015 fuarının Türkiye’nin gelişen gayrimenkul pazarını tanıtmak ve İstanbul’un imajını yükseltmek için önemli bir organizasyon olduğunu dile getirdi.
Vadistanbul Bulvar: Yatırım Fonlarıyla Cannes’da Buluşacak
İstanbul Ticaret Odası’nın destekleriyle oluşturulan Türkiye çadırında, ‘Vadistanbul’ gayrimenkul projesi de yerini alıyor. Şirket yetkilileri fuarda yabancı yatırım fonları ile birebir görüşmeler gerçekleştireceklerini söyledi.  Bu yıl 26’ncısı düzenlenen MIPIM Fuarı, dünyanın birçok noktasından gayrimenkul projelerini yatırımcılarla buluşturmaya devam ediyor. Artaş Grubu, Aydınlı Grup ve Invest İnşaat’ın ortak girişimi ile hayata geçirilen, 1.1 milyar dolarlık Vadistanbul projesi MIPIM fuarında bu yıl da yerini alacak. Şirket yetkililer fuarda, yabancı yatırım fonları ile de birebir görüşmeler gerçekleştireceklerini söyledi.  424 bin metrekare alan üzerinde geliştirilen Vadistanbul’un ofis, alışveriş caddesi, AVM ve otelden oluşacak “Bulvar” etabı uluslararası arenada sergilenecek.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku

12 Şubat 2015 Perşembe

CardFinans Bu Sevgililer Günü’nde Yalnızların Yanında!


Sevgililik dediğin zor zanaat... Kadın-erkek ilişkilerini yürütmek başlı başına bir meziyetken, bunun üzerine bir de özel günlerde hediyesi, yaz yaklaşınca seyahati gelir. Sonra bir de bakmışsın evlilik ve çocuk derken çoğu zaman kocaman bir OFFF çektirir. Yani sevgililik dediğin, aslında hem maddi hem manevi açıdan hayatta vereceğin en büyük sınavındır. :)



Bununla da kalmaz, bu sınavda tartışmadan haklı çıkma mücadelesini vermek zorunda kalırsın. Tartışmadan haklı çıkmaksa zordur, erkekler içinse çooook daha zor. Hele bir de evliysen... Hiç evli erkek haklı çıkar mı?
Finansbank da öyle düşünmüş olacak ki; sevgililik müessesesine analitik bakmış, formülleri deşifre etmiş ve dikkat edilmesi gereken parametrenin “haklı çıkma değişkeni” olduğunu bulmuş!
Kabul edelim, haklı olmak ve haklı çıkmak aynı şeyler değildir!


Haklı çıkamayacağını kabul ettiysen, ilişkiye yapılan en temel yatırım olan “hediye” aşamasına geçebillirsin.
Kendini affetirmek için hediye alınır.
Yıl dönümü geldiyse hediye alınır.
Doğum gününde hediye alınır.
Sevgililer Günü’nde hediye alınır.
Ve bu liste uzar gider...
Birliktelik süresi uzadıkça da, ilişkiye gösterilen özen ile yapılan harcama tutarı arasında her zaman ters orantı olacaktır.



Sevgililiğin matematiğini çözen Finansbank da, “#SevgililikZor, yalnızlığın tadını CardFinans’ın hediyeleriyle çıkar” demiş. Bunun için de Sevgililer Günü’nde sevgilisi olmayanlara artan fırsatlar sunan bir kampanya yapmış .
14 Şubat’a kadar Finansbank bireysel kredi ve banka kartları ile giyim, kozmetik, ve kuyum sektörlerinde tek seferde yapılacak her 100 TL’lik alışverişiniz size birbirinden güzel hediyeler için bir adet çekiliş hakkı kazandırıyor.
Siz de 5 MacBook Pro, 5 iPad Air ve 5 iPhone 6’dan birine sahip olmak isterseniz, kampanya detaylarına bir göz atın derim;
http://www.cardfinans.com.tr/cardfinans-kullanin/kampanyalar/kamp6384/sevgililer-gunu-kampanyasi.aspx?ref=WEB_ASBO

Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku

23 Nisan 2014 Çarşamba

#derizaileblogla yarışmasında bu yazı birinci olmalı, desteklersiniz değil mi..

Böyle bir başlık atınca biliyorum ki sadık takipçilerim bu yazının devamını mutlaka okuyacaktır, aramızda böyle bir bağ olduğuna yürekten inanıyorum çünkü. E bunca aydır az çok tanıdınız da beni, sizleri sıkacak yazı yazar mıyım hiç?

Aslında sizin destekleyeceğiniz bir durum da yok ortada, yani sms falan gerekmiyor. Yazıları firmanın jürisi değerlendirecekmiş. Sizler eğer bu yazıya çok çok yorum yazarsanız, belki jüri de etkilenir diye düşündüm açıkçası.. Beni bilirsiniz, bende her şey açık seçik ve yalansız dolansız.. Amacım bu yazıyı çok okutarak jüriyi etkilemek ne yalan söyleyeyim.. Eğer yarışmanın birincisi olursam keyifleneceğim, bu sayede daha güzel yazılar yazacağım, bu da sizin kazanımınız olacak. Hep söylüyorsunuz ya bana, “sen hep yaz” diyorsunuz ya, o halde desteklerinizi de esirgemeyiniz efendim, alınız çayınızı kahvenizi, yapınız yorumlarınızı sonrasında güzel güzel..

(Çok değerli jüri üyeleri, sizleri ve halkımızı yarışma konusunda asla baskı altına almıyorum, sakın yanlış anlaşılma olmasın! Ödüllerde de gözüm yok; bu bendeki sadece kazanma hırsı, çocukluktan kalma bir şey. Girilen yarışma kazanılmalı mantığı, hele ki söz konusu olan yarışma yazma eylemi ile ilgili ise, bir çeşit arıza diyelim☺)

BlogHocam'dagördüm bu yarışmayı, sözkonusu BlogHocam olunca katılmamak olmazdı elbette.. Aslında tanıtım yazısı yazdırmanın rekabetçi, zekice ve hoş bir versiyonu olmuş yarışma fikri. Ne yalan söyleyeyim, firmayı bu yaratıcılığından ötürü tebrik ediyorum. Yaklaşık 15 aydır blog dünyasındayım, böyle bir kampanyayla ilk kez karşılaşıyorum .. (Firmayı da övdüğüme göre jürinin kararı pozitif yönde ilerliyor, hissediyorum; heyecan dorukta bende, ne yazacağımı bilemez hallerdeyim! Oh My God!)

Aranızda bu yarışmayı hâla duymayan blog yazarları varsa, 29 nisana kadar vakitleri olduğunu da belirteyim yeri gelmişken. Bence katılın; heyecan olsun, tatlı tatlı edelim rekabetimizi ama iddialıyım onu baştan söyleyeyim.☺ Yarışmaya katılmanın zevki de burada zaten, kaybedersem nasılsa bir kulp bulurum..

Deriza.com sitesinden bir ürün tanıtacağız hepi topu ve de büyük ödül tablet olacak, ikinciye üçüncüye de güzel ödüller var. Katılan her blog yazarına 50 liralık indirim de uygulayacaklarmış. Aslında ödül bahane, yazmak şahane, öyle değil mi dostlar..

Biz blogger'lar zaten yazmayı seven insanlarız, tanıtırız bir ürün ne olacak ki yani ..

Ben daha önce de tanıtım yazısı yazarken alışılmışın dışında denemeler yapmıştım, bu sefer de öyle keyifli bir şeyler olsun istiyorum. (Okumaktan sıkılmadınız umarım, daha ürünü tanıtacağım, sakın ayrılmayın bir yere)

Bu sefer biraz espriyle yaklaşmak istiyorum olaya.


Konumuz kadın çantaları..

Kadın çantası deyip geçmemek, olayı basite indirgememek lazım. Kadınların hayatı sığar o çantalara.. Dışarıdan küçücük görünse bile içine bunca şeyin nasıl sığdığını bir türlü anlamayan erkeklerin bile kanıksadığı makyaj malzemesi, parfüm, tarak, ayna, ağrı kesici ilaç falan klasik kalıyor, lafını bile etmiyoruz. Son yıllarda bir sağlıklı yaşam, bir ara öğün modası çıktı ki artık kadın çantalarına fındık-fıstık, ceviz, su şişesi, hatta probiyotik yoğurt bile girmeye başladı.. Nedir bu kadınların çektiği mirim, yakında üreticiler kadın çantalarına “beslenme gözü” de koymak zorunda kalacaklar.( Bu da firmaya yaratıcı ürün tavsiyem olsun, daha ne yapayım?)

Açtım siteyi baktım, yarışmaya katılıyorum diye söylemiyorum, gerçekten de çok hoş ürünler var. Zor oldu seçim yapmak ve en sonunda  yeşil çantayı çok beğendim.


canta
sermina çapraz çanta


Bu çantayı niye sevdim?

Bu çanta 24 cm genişliğinde ve 20 cm boyunda, o la la.. Benim gibi küçük çanta seven, ama içine 7 inch'lik tabletim de sığsın, 19 cm'lik kitabım da sığsın diyen okur yazar, hadi diyelim azıcık da entel-dantel olanlar için ideal.. Kitapsız çıkmak istemiyorum sokağa, evimdeki küçük çantalara hem kitap hem de tableti sığdıramayınca da sinir oluyorum. Zira benim hâla akıllı telefonum yok, tablete muhtacım.. Çanta azıcık büyük olacak o yüzden. Ama öyle bavul gibi çantaları da sevmiyorum; zaten boy en az 178 cm olacak ki bavul çanta şık dursun.. Yani sözün özü bu çanta tam benlik..
Bu çanta çapraz takılıyormuş, harika! Gördüğünüz üzere uzayabilen bir sapı var. Bana göre çanta denilen nesne insanın elini kolunu meşgul etmemeli, yani omuza takılmalı geniş geniş. Manavda domates seçerken çantanın varlığı insanı rahatsız etmemeli. Pazar gezmesine çıkarken takın bileğinize çantayı iyi güzel de, işe giderken, hele ki metrobüse falan binmek zorundaysanız çantayı omuza çapraz asmak şart! 1950'li yıllarda Pera'ya gezmeye inen kadınlardan olsaydık elbette tüllü şapkalarımıza kısa saplı çantalar yakıştırmayı biz de bilirdik değil mi ama..
Bu çantanın bir sürü gözü var, yihuu!.. Sigarayı bırakalı dört ayı geçti söylemesi ayıp, içinizde sigara içenleriniz varsa öndeki fermuarlı göz ideal.. Ben sigara içerken çantama illaki tütünler dökülürdü, bazen üşenirdim temizlemeye, o tütünler bulaşırdı başka şeylere sarı sarı!! Sahi sigarayı bırakmanın bu güzelliğini hiç fark etmemiştim daha önce, çantam daha temiz artık..

Bu, tam yaz renginde bir çanta! Fıstık yeşili ne de yakışır bahara, yaza.. Kotla olur, keten pantolonla olur, beyaz ayakkabı ile olur, bence herşeyle uyabilecek harika bir renk. Ayakkabı çanta ile takım olmak zorunda klişesinden sıkılmadınız mı? Alın size cıvıl cıvıl bir yenilik..



Peşin fiyatına 6 taksit de varmış, üstelik hakiki deri.. Kendinize bir güzellik yapmak istiyorsanız, daha ne düşünüyorsunuz alın derim..



İşte bu kadardı tanıtım, okuma sabrı gösterdiğiniz için teşekkürler efendim.



Not: Yarışma hakkında detaylı bilgi almak ve yarışmaya katılmak için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

http://deristyle.com/blog/deriza-sponsorlugunda-blogculara-ozel-odullu-yarisma-derizaileblogla/









Devamını Oku

21 Şubat 2014 Cuma

Yalan yok, tanıtım yapıyorum: Kampanyon.com

Samimiyet, bir blog yazarının sevilmesi, takip edilmesi için en önemli özelliktir diyoruz ya hep. Aksi olsa zaten blog değil gazete yazarı olurduk, ciddiyet akardı kelimelerimizden.

Her yiğidin bir yoğurt yeme tarzı vardır” meselesi var bir de, ben de bu iki özeliği birleştirerek değişik bir şey deneyeyim dedim. Neden bahsettiğimi az sonra anlayacaksınız.

Açın bakın blogların çoğuna, “şöyle bir ürün gördüm, aman ne harika, aldım uyguladım... vs” yazılarıyla karşılaşırsınız bol bol, çoğu reklamdır aslında, yani tanıtım yazısıdır.

Peki blog yazarı tanıtım yazısı yazmasın mı?

Elbette yazsın.

Blog yazarı, verdiği emeğin karşılığında küçük de olsa kazanç elde etsin ki motive olabilsin. Ama biraz samimiyet olsun, dürüstlük olsun bu işte.. Yani ürün incelemesi yapan bloglar, bir ürünün bazı özelliklerini beğenmiyorlarsa, para aldıkları için bunu yazmamazlık etmesinler. Yanıltıcı reklam yapmasınlar diyorum ben.

Çoğumuz hem blog yazıyoruz, hem de okuyoruz. Bloglarda tanıtım yazısı olduğunu hissettiğimizde ise hemen kaçıyoruz. Belki de en sevdiğimiz dizinin arasında yarım saat reklam koyanlara tepkimiz, bizi böyle reflekslere itiyor. Yazılarına onlarca yorum gelen blog yazarlarının tanıtım yazılarına bakın, sıfır yorum görürsünüz. Okuyucu ilgilenmeyip kaçmıştır. Bazı okuyucular da “Sen de reklam yapmaya başladın, yazıklar olsun” şeklinde yorumlarla moral bozarlar.
 Blog yazarı yaptığı işten para kazanıyorsa ayıp mı yani, o zaman roman yazarları da bedava yazsınlar. Hiç öyle şey olur mu, biraz hoşgörü ve anlayış bekliyoruz netekim.. ( Blog yazarları benimle gurur duyacaklar böyle söylediğim için)

Ben, çok deneysel bir çalışma yapıyorum şu anda. Birazdan yapacağım tanıtımda size
böyle bir siteyle karşılaştım, süper ötesi alışverişler yaptım, aman da ne memnun kaldım” demeyeceğim yani; sadece benden tanıtmamı istedikleri siteyi objektif bir gözle inceleyip size anlatacağım.
Ama sizden bir şey istiyorum; siz, yani benim için çok değerli olan, her gün gelip yazılarıma yorum yapan sevgili takipçilerim:
Lütfen bu yazıyı, yani yapacağım tanıtımı sonuna kadar okuyunuz ve her zamanki gibi yorumlarınızı eksik etmeyiniz.
Neden biliyor musunuz, açıkça söylüyorum yine:
Bu blog biraz para kazanmalı, çok emek veriyorum çünkü, çok zaman harcıyorum.
Yani tanıtım yazılarımı da okumalısınız, reklam bannerlarıma da ilgi göstermelisiniz ki Evde Yazar ayakta kalsın, kendini geliştirebilsin.

Bu kadar girizgahtan sonra zevkle okumaya devam edeceğinizi hissettiğim – yazar yönlendirme mi yapıyor demeyiniz, bu kadar pimpirikli olmayınız ☺- tanıtım yazıma geçiyorum efendim..
Dediğim gibi objektif bir bakış açısıyla siteyi inceleyeceğim, hazır mısınız?
Peki o halde başlayalım:

Sitemizin adı: Kampanyon.com

Zaten bu günlerde takip ettiğiniz bir çok blogda adını mutlaka görmüşsünüzdür. Sitenin sahipleri eksik olmasınlar Evdeyazar'ı da tanıtım yaptırmaya layık görmüşler. (Yazar böyle bir cümleyi reklamverene şirinlik olsun diye yazmıyor, nezaket icabı teşekkür ediyor. Bu arada eğer kendileri bir banner reklam ile ilişkiyi sürdürmek isterlerse değerlendirir elbette ☺)

Pek bir pozitif günümüzdeyiz ya, sözcüklerimiz yetmezmiş gibi bir de ☺ işaretleriyle şenlendiriyoruz ortalığı. Eee amacımız okuyucuyu kaçırtmadan tanıtım yazısı yazmak..

Neyse efendim biraz ciddi olalım ve tanıtıma devam edelim.

    Kampanyon.com'u açınca ne görüyoruz?

kampanyom.com kategoriler


İlk etapta GİYİM-AYAKKABI-ÇANTA-ERKEK-ÇOCUK-AKSESUAR-KOZMETİK ana başlıklarını görüyoruz. Buyurunuz kampanyon.com'un ana sayfasına siz de bakınız.
Benim için bir sitede kategorilendirme mantığı çok önemlidir. Bunu test etmek için hemen ÇANTA başlığına giriyorum. Sol tarafta karşıma DERİ, KUMAŞ, GÜNLÜK, ASKILI, ABİYE, PORTFÖY vb. gibi 14 alt kategori çıkıyor. İçlerinden bir kategoriyi mesela sırt çantasını seçiyorum.

alt kategoriler

Gördüğünüz gibi renk- fiyat-markalar seçenekleri geliyor. İçlerinden birini seçiyorum, tıklıyorum, hoop o çantanın satıldığı mağazanın sitesinde buluyorum kendimi.

Kategorilendirme mantığı benden geçerli tam notu alıyor. ( Tanıtım yazısı olduğu için değil, acayip pratik olduğu için bunu söylüyorum) Buyurunuz isterseniz kendiniz de kampanyon.com kategorileri  test ediniz. 

Devam ediyorum incelemeye.

Kampanyon.com, aceleciler için iyi seçim

Zamanınız kısıtlıysa, bir çok e-ticaret sitesini tek tek gezmektense mesela

parfüm/ menekşe kokulu/ 50-100 TL arası

gibi iki-üç saniyede komutlar vererek karşınıza çıkan marka seçeneklerini ucuzdan pahalıya sıralatıp kısa sürede alışverişinizi yapabiliyorsunuz. Günümüzün tahammülsüz, sabırsız, her zaman acele eden insan profili için ideal bir hizmet bence..

Başka ne avantajlar var Kampanyon.com'da?

etiketler


*** Resimde göreceğiniz üzere Kampanyon.com'a özel indirimler var.
*** Ürünlerin üzerine geldiğinizde tıklamanıza gerek kalmadan resimdeki gibi küçük tanıtım pencereleri açılıyor, ki bence çok mantıklı bir uygulama.
*** Site sayfaları hızlı açılıyor.
*** Bir çok marka ve de alışveriş sitesi seçeneği var.



SON SÖZ: Ben cidden siteyi beğendim. Aklıma “şöyle de olsaydı iyi olurdu” diyebileceğim bir eleştiri gelmiyor. Umarım bu yaptığım tanıtımdan ve de siteden sizler de hoşnut kalmışsınızdır.
Yorumlarınızı heyecanla bekliyorum, sevgiler..




Devamını Oku