29 Nisan 2017 Cumartesi

Heidi'nin dedesine "yaşlı bunak" diyenlere muhalifim!

Düşünüyorum da ben hep böyleydim. Mesela ortaokula başlarken İngilizce, Fransızca ya da Almanca dillerinden birini seçmek gerekiyordu. Bizim evde herkes Fransızca okuduğu için normalde benim de Fransızca tercih etmem uygun olurdu. Ama hayır, ben İngilizce istedim! Babam “Ablaların yardım ederler, Fransızca oku” dedi ama nafile! “Kimsenin yardımına ihtiyacım yok, ben kendi kendime çalışabilirim İngilizce” dedim ve elbette benim istediğim oldu. Muhalif ruhum ta o zamanlardan belliymiş! Hiçbir zaman bana dayatılana boyun eğmedim. Bazen dayatılanlar...
Devamını Oku

25 Nisan 2017 Salı

Artık kimseye i-nan-mı-yo-rum!

Herkes kahraman olmak zorunda değil. Herkesin tarihe bir iz bırakması falan da gerekmiyor kanımca. Geçen gün katıldığım bir seminerde değerli bir konuşmacı ”Bu ülkede her on yılda bir, bir nesil, gelecek nesiller daha iyi yaşasın diye kendini feda eder, şimdi de öyle bir dönemden geçiyoruz” dedi. Ben katılmıyorum buna; yani kimse kusura bakmasın ama, gelecek nesiller daha iyi yaşasın diye kendimi feda etmeye hiç ama hiç niyetim yok! Evet benden önce kendilerini, yaşamlarını bir ideal uğruna feda edenlere minnet ve şükran duyuyorum, ama onlar gibi olmak...
Devamını Oku

16 Nisan 2017 Pazar

Oy verdim rahatladım...

Günlerdir üzerimde sinsi sinsi çöreklenen gerilim nihayet bugün sona eriyor. Oylar veriliyor ve kurtuluyoruz bu oksijensiz ortamdan! Son aylarda referandum sözcüğünü duyduğum an kaçar oldum. Seviyesizce birbirlerine iftira atan politikacılardan uzak durmaya gayret ettim. Onların yürek paralayan laflarını duymama çabası, gerçekten de ip üzerinde dans etmeye benziyordu. “Kardeşim bu ne hırs, ölümlüsünüz nihayetinde!” diye haykırmak isterdim suratlarına suratlarına! Bu sene baharın geldiğini bile fark edemedim bu adamlar yüzünden! Çilek çıkmış hissedemedim......
Devamını Oku

1 Nisan 2017 Cumartesi

İnanamayacaksınız, herkes istifa etti!

Sabah kalktım, alışkanlık olduğu için direkt interneti açtım. Baktım sosyal medyada alt alta hep aynı haber: -Herkes istifa etti! Başlık enteresan tabii ki, insan merak ediyor. Herkes kim, bu herkes neredeki herkes, neden istifa ettiler, hangi görevlerini bıraktılar, istifalar kabul edildi mi... Bir taraftan da kafamda deli sorular. Meclisin hepsi istifa etse mesela; bakanlar, başbakan, bütün gri takımlı asık suratlı zat-ı muhteremler... İçimi aldı mı bir heyecan, ne yapacağımı şaşırdım. O arada kapı çaldı. Bizim üst kattaki “Politik Panik Perihan”...
Devamını Oku